Aug 26 2016

10 Maddede Burning Man


Dünyanın en heyecan verici festivali başlıyor. Burning Man 2016’ya günler kala, tecrübeli bir festivalciden 10 tüyo!

Derya Kavlak

Çölün ortasında, bağımsızlık, yaratıcılık, kültür-sanat, eşitlik, paylaşım ve hepsinden önce eğlence üzerine kurulmuş muhteşem bir festival kenti! Burning Man, her yıl Ağustos’un son haftası ABD’nin Nevada eyaletinde Black Rock Çölü’nde gerçekleşiyor ve dünyanın dört bir yanından festivalcileri sert çöl koşulları ve sıra dışı festival kurallarında yaşamaya zorluyor.

Telefon sinyali yok, internet yok, duş yok, gerçek hayatla bağlantı yok. Hiçbir para cinsinin kullanılmadığı bir düzen. Kocaman bir festival alanının her bir noktasında farklı etkinlikler, müzik, sanat, dans, yoga ve akla gelebilecek her tür paylaşım… Kısaca anlatmak gerekirse Burning Man tecrübesi bu şekilde.

30 senedir devam eden etkinlik 2000’lerde (sosyal medyanın da katkısıyla) iyice bilinir, merak edilir oldu. Hemen her sene 70 bin insan gidiyor festivale. 2013 ve 2014’te gitmiş biri olarak ben buraya kısaca birkaç pratik fikir ve görüş koyacağım. Zira asıl olan gidip görmektir. Instagram ve Facebook’tan foto, video bakarak esası kavranabilecek bir yer değil! Kesinlikle tecrübe edilmeli. 
 

1– Konaklama: Pek çok festivalci karavan ve çadırlarla kamplıyor. Karavanın artıları: Buzdolabı, tuvalet ve barınak alanı sağlaması. Eksileri: Pahalı, kiralanan yerden alma ve geri bırakma derdi, park yeri bulma çilesi. Varolan bir kampa katılmak daha iyi bir fikir olabilir. Tüyo: “Ben 7/24 partileyeceğim” diyenlerden değilseniz, karavanınızı gündüzleri de partileyen kampların yakınına park etmeyin (örneğin: Distrikt).


 

2 – Festivale giriş ve çıkış: İlki tatlı, ikincisi gergin, hatta bela! Etkinliğin başlamasından bir gün önce veya ilk gün, upuzun bir karavan ve araba sırasına girmeye hazır olun. Ortam hafiften Mad Max tadında. Tahmini üç-dört saat süren bu bekleyişten sonra, harika bir karşılama var –ama bu sürpriz olsun. Çıkışta ise bütün Burning Man bölgesindeki hoparlörlerden ortak yayın yapan radyo kanalındaki çıkış kuyruğundaki tahmini bekleme süreleri anonslarını takip etmek elzem.


3 – Hava: Çölde olduğunuzu unutmayın. Gündüzleri oldukça sıcak. Geceleri de, istisnai durumlar dışında, oldukça soğuk. Hazırlıklı gitmek gerekiyor. Evet tarzınızı konuşturun, ama şapka, gözlük, kum fırtınasından ağzınızı burnunuzu korumak için fular ve maske, güneş kremi mutlaka yanınızda olsun. Bir diğer detay: Çölde nem sıfır. Dolayısıyla terleme hissi neredeyse hiç yok, ya da nadiren hissediliyor. Tüyo: Sıcaktan bunaldığınızda, üzerinize soğuk su sıkabileceğiniz plastik bir şişeniz olsun, ya da her kozmetik mağazasının seyahat kısmında bulabileceğiniz spreyli su şişelerinden alın.


4 Su: Günlük en az üç litre su içmek şart. Festival alanında bütün gün ve bütün gece dolanırken yanınızda mutlaka matarayla su taşımanız gerekiyor.


5 – Bisiklet: Festival alanında farklı kamplar ve etkinlikler arasındaki mesafeler birbirine çok uzak. Hele gece vakti, algı yanıltıcı derecede uzak. Bu sebeple kampa bisikletle gitmek (veya bir ‘Mutant Car’a atlayıvermek, detaylar aşağıda) çok iyi fikir. Zira yürümek enerji bitiriyor ve bol enerjiye ihtiyacınız var. Özellikle gecenin kör karanlığında diğerleri tarafından görünmek için hem kendinizi hem de bisikletinizi ışıklandırmanız gerekiyor. Tüyo: Kilit götürmeyi unutmayın!


6 – Mutant (Art) Cars: Bisiklete atlamış, çölde gidiyorsunuz (gece ya da gündüz farketmez), ilerden koca bir ejderhanın, veya küçük bir uçan halının, ya da ateş püskürten dev bir ahtapotun size yaklaştığını görüyorsunuz! İşte onlar ve niceleri, birer mutant car. Festival boyunda sık sık rastlayacaksınız; kiminin üstüne çıkıp dans edin, kimini ulaşım aracı olarak kullanabilirsiniz.


7 – Müzik ve sanat eserleri: Burning Man’de müzik her yerde her zaman var. Daha çok elektronik müzik. Büyük sahneler Esplanade’da olurken, Deep Playa’da (çölün derinliklerinde) kiminde inanılmaz müzik sistemleri bulunan mutant car’lar size eşlik ediyor. Bizim peşi sıra koştuğumuz bir tanesi Mayan Warrior’dı. Gezin, görün, kendi favorilerinizi keşfedin. Özellikle, gece ışıklandırılan artwork’lere hayran hayran bakarken, yanınıza yanaşan arabadan harika bir müzik duyup keyfe gelmek gibisi yok.


8 – Kamplar, komşular ve etkinlikler: Burning Man kitapçığı dikkatlice okunmalı. İçinde olduğunuz ortamın büyüleyiciliğinden gözünüzü ayırıp bir şeyler okumak zor gelecek, ama kesinlikle yapılması gereken bir şey. Çok büyük bir alanda, bir hafta içinde gerçekleşen çok sayıda etkinlik oluyor. Aralarında kaçırmak istemeyeceğiniz çok aktivite olacak. Farklı kampları ziyaret edin, yeni şeyler deneyin ya da sadece insanlarla muhabbete gidin. Öylesine dolaşmak için ise, günbatımı en güzel saat. Pembe-turuncu-mor gökyüzü akıllara kazınacak cinsten. Tabi en az bir kere de sabahlayın. Tüyo: Gündoğumunu Robot Heart veya Deep Playa’dan izleyin. 

9 – Kendi kendine yetebilme: Burning Man festival alanında yemek, su veya başka hiçbir şeyin para karşılığı satışı yok. Eyalet kurallarına göre satılan tek şey buz ve kahve. Bunun dışında burada para geçmiyor, sadece hediye (takas değil) sistemi geçerli. Dolayısıyla hayati ihtiyaçlarınızı bir hafta size yetecek şekilde yanınızda getirmeniz gerekiyor. Acil durumlar için revirler mevcut ama siz yine de ilaçlarınızı yanınızda bulundurun. 


10– Bir takım dipnotlar: İletişime kapalısınız. Telefon, internet bir hafta yok. Bunu asla unutmayın. Bize denk geldiği gibi çölde dolu da yağabiliyor. Gece kamplar arasında yürürken, biri uzaktan kumandalı arabada size buz gibi bira yollayabiliyor. Bir de kampınızı ziyaret edecek dostlara ikram edecek bir şeyler götürün yanınızda – orada en güzel şey insanlarla paylaşmak.

THE PICKS-