Dec 28 2016

2017’nin Rotaları


Dikkat, yeni yılın yükselen seyahat rotalarını açıklıyoruz! Japonya’da hac yolu yürümeye ya da dünyanın sekizinci harikası kabul edilen bir buzulu izlemeye hazır olun.

Dilan Karadağ

Yeni yılın en heyecanlı etkinliği kağıdı kalemi alıp, önüne haritayı açıp seyahat hayalleri kurmak. Fakat geçtiğimiz yıl hepimiz için öyle zordu ki, 2017’de seyahat trendlerini risk haritaları üzerinden konuşmak bir zorunluluğa dönüştü. Şiddet ve suç oranlarını araştırıp, en güvenli bölgeyi seçmeye çalışır olduk. Yine de yeni yıl, yeni bir başlangıç; yeni başlangıçlar daima umut demek. Umudumuzu yitirmeden, daha adil bir dünyaya uyanmayı dilediğimiz, keşiflerle ilham dolduğumuz bir yıl olsun. 

 

Austin, Teksas, ABD

Austin’i yıllardır duyarız, biliriz. Burası her sene düzenlenen ve indie-country-shoegaze müzik türleri takipçilerinin Mekke’si olarak bilinen South by Southwest festivalinin yurdu. Müthiş barbekü restoranlarının ve kahvaltıda taco’sunu içinde neyle sipariş edeceğini bilen insanların vatanı. Rengarenk deri kovboy botlarının kaynağı. Teksas eyaletinin bu kendine has kenti, ABD'nin New York, Chicago ve San Francisco gibi büyükşehirleri globalleşip birbirine benzedikçe, ‘özgün olanın peşindeki’ gezginlerin radarına girdi. Bugünlerde, Austin her yönüyle yükselişte; sadece turistik açıdan değil, her iki yakada (East Coast ve West Coast) yoğun olan teknoloji endüstrisinden buraya akan sıcak para, emlak piyasasını da git gide kızıştırıyor. 

Bu ünde, Austin’de kayda değer ne varsa tek bir çatı altında toplamayı başaran 58 odalı yeni South Congress Hotel’in (1603 S Congress Avenue, TX 78704; +1 512-920-6405southcongresshotel.com) payı büyük. Burası, açık avlusunda ücretsiz konserlerin düzenlendiği, içinde vakit geçirmeyi isteyeceğiniz yüzyıl-ortası modern tarzda bir lobiye sahip, restoranları ve Teksas stili döşenmiş odalarıyla tam aradığınız havada bir butik otel.  

Austin’de yapılacaklar listesinin başında klasik country barlarını ziyaret etmek, kovboy botu satın almak, çevrede, Amerikan filmlerinden aşina olduğumuz Vahşi Batı dokulu ıssız kasabaları keşfetmek ve kentin tartışmasız en güzel restoran-barı Clark’s Oyster Bar’da (1200 W 6th Street, TX 78703; +1 512-297-2525; clarksoysterbar.com) istiridye & kokteyl keyfi yapmak geliyor! Son bir not: Teksas eyaletine, kupkuru ve dereceler arasında sıcaklık farkları büyük olan karasal iklim egemen. O yüzden Austin’in en iyi zamanları havada bir bahar tatlılığı yakalayabileceğiniz Mart-Mayıs ve Eylül-Kasım arası. 

Blue Mountains, Avustralya  

Ah gezegenimizin en ucundaki o erişilmez, dokunulmamış, demokratik, mutlu ve sağlıklı cennet... Dünyanın pek çok bölgesi doğal kaynaklar, sosyal eşitlik, ekonomik düzen gibi konularda alarm verirken, Avustralya kıtası, bir başına, refah ve huzur içinde hayatını sürdüdüyor. Sahip olduğu doğal güzelliklerle, ne kadar övünse yeri!

Sidney’in 103 km batısında yer alan Blue Mountains milli park bölgesi, mistik ve vahşi dokusu ile, Avustralya’nın büyük kanyonlarınan biri. Okaliptüs ormanları, yeşille gökyüzü mavisinin birbirine karıştığı manzaralar ve nesli tükenen hayvan türlerinin buluştuğu 1.000 km’lik alana yayılan Blue Mountains, 2.000 yılında beri UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alıyor.

Aborjin efsanesine göre Katoomba kabilesine mensup üç kız kardeş, komşu kabileden üç oğlana aşık olur. Ama kabile yasaları gereği evlenmelerine izin verilmez. Bunun üzerine iki kabile arasında savaş başlar. Katoomba kabilesinin büyücüsü, kız kardeşleri korumak için onları geçici olarak taşa çevirir, fakat büyücü savaşta hayatını kaybedince, kız kardeşleri tekrar insana çeviremeden ölür. Bölgenin en çok fotoğraflanan yapılarından, rüzgar erozyonu ile oluşmuş olağanüstü kaya oluşumları, isimleri işte bu üç kızkardeşten alıyor: Meehni (922 m), Wimlah (918 m) ve Gunnedoo (906 m).

Blue Mountains bölgesi uçsuz bucaksız ormanlarla kaplı ve uzak bölgeleri ultraviyole ışınlarının, atmosferdeki bölgeye özgü partiküllere çarpıp dağılması sonucu mavi renkte görünüyor. Bölgede herkesin bitirebileceği  kolay parkurlardan; sıkı trekking’cilere hatta hiking’cilere hitap eden üç-dört saatlik yürüyüş ve tırmanış parkurlarına; neredeyse 100’e yakın yürüyüş rotası var.

Katoomba ve Leura kasabaları ise, tam birer dağ kasabası havasında. İkisinin de merkezi iki yanında tatlı butikler ve restoran-kafelerden oluşan geniş birer caddeden ibaret. Leura biraz daha zarif, daha Fransız köyü havasında. Katoomba ise, çoğu parkura ve manzara noktasına daha yakın olduğu için bir parça daha turistik. Konaklama için tavsiyemiz, Katoomba’daki Lilianfels Blue Mountains Resort & Spa (5-19 Lilianfels Avenue; +61 02 4780 1200; lilianfels.com.au). Spa’sı, bahçesi, havuzu ve huzur dolu zarif odalarıyla, bu kaçamağı yaptığınıza değecek ve sabahki yürüyüşlerin yorgunluğunuzu atabileceksiniz. Blue Mountains’a pek çok gezgin trenle gitmeyi ve bölgede yürüyüş yapmayı tercih ediyor, ancak tavsiyemiz bir araba ya da tecrübeliyseniz motor kiralayıp sizi dilediğiniz yere hızla ulaştırabilecek bir araçla gitmeniz. Blue Mountains ve Sidney'in içinde olduğu New South Wales eyaetinde hava, eylül sonundan başlayarak nisan ayına kadar muhteşem oluyor. 

Montevideo, Uruguay

2010’da Devlet Başkanı seçilen Jose Mujica’nın görevde kaldığı beş yıl boyunca, dünya Uruguay hedefli yeni bir Kavimler Göçü’nün eşiğine geldi. Güney Amerika’nın yüzölçümü en küçük ama yüreği en büyük ülkesi, Uruguay. Yerlilerinin dili Guarani’de “boyalı kuşlar ırmağı”. Herkese eşit sağlık hizmetleri, ülkenin her yerinde ücretsiz internet erişimi, savunma bütçesinin 20 katı büyüklüğünde eğitim bütçesi, yüzde yüz özgür basın, eşcinsel evliliklere izin, kıtanın en temiz plajları… Hayır, bunlar seçim vaatlerimiz değil. Uruguay’da gündelik hayatın rutini. Göçmeseniz de 2017’de gezmeyi düşünürseniz, başkent doğru bir başlangıç noktası. 

Montevideo, sokakları film setini andıran Latin Amerika şehirlerinden. Şehir turunuza Anayasa Meydanı (Plaza Constitucion)’ndan başlayabilirsiniz. Ülkenin ilk anayasasının kabul edildiği bu meydan, 1830’da kurulduğu biçimde korunuyor. Meydan’dan sonra görmeniz gereken tarihi yapılar arasında Teatro Solis, Palacio Salvo ve Catedral Matriz yer alıyor. Şehirde birçok sanat müzesi de mevcut. Kentin bulvarlarını, meydanlarını daha sonra değerlendirmek isteyenler Pocitos Plajı’nda yüzebilir ya da sörf yapabilir. Deniz kıyısında ‘The Rambla’ adı verilen kordon, güneşi batırmak için ideal. Akşam yemeği için birçok farklı seçeneğiniz var, geçiştirmeden güzelce doyun. Mesabrava, kendine özgü atmosferi ve konuk şefleriyle şehrin gurmelerinin tercihi. Lokal mutfak sahnesinin yükselen yıldızı Jacinto (Sarandí 349, 11000, Departamento de Montevideo;+598 2915 2731; jacinto.com.uy), olağanüstü lezzetli Uruguay etleri içinse Hyatt Centric Montevideo'nun içinde yer alan Plantado Restaurant (Rambla República del Perú 1479; +598 2621 1234; montevideo.centric.hyatt.com) nokta atışı.  Arjantin’de olduğu gibi Uruguay’da da tango çok seviliyor. Neredeyse her köşebaşında dans eden genç çiftlere eşlik etmekten çekinmeyin. Sokakta karşılaşabileceğiniz en güzel sürprizlerden biri ise Uruguay’ın Afro-Uruguay kültürüne ait 200 yıllık müziği Candombe. Müzik, 2009 yılında UNESCO tarafından İnsanlığın Manevi Kültürel Mirası Listesi’ne alındı. Tasarım ve moda severler için, üç katlı zarif stüdyo Rotunda Estudio (Solano García 2488; +598 2712 0989; rotundastore.com) mutlaka uğranacaklardan. Türkiye’den Uruguay’a direkt uçuş bulunmuyor. Avrupa ve Arjantin üzerinden birkaç aktarmayla ulaşılabilir fakat bu uzun yolculuğa değeceği kesin.

Pisco, Peru

Patatesin, avakadonun ve domatesin anavatanı; Güneş Tanrısı’nın ülkesi Peru, yeni yılda  Latin Amerika’nın gözbebeği. İnka medeniyetinde yaklaşık 700 farklı dil konuşulurdu. Bugün Peru’da da, yaklaşık otuz milyon nüfus; Avrupa’dan, Asya’dan, Afrika’dan onlarca farklı etnik grubu barındırıyor. Ne de olsa farklılıkların bir arada muazzam bir bütün oluşturduğunu görmek 2017’de en çok ihtiyaç duyduklarımızdan. 

UNESCO, Dünya Mirası Listesi kapsamında ülkedeki 12 bölgeyi koruma altına almış durumda. Bu da demektir ki gez gez bitmez. Ülke Costa, Sierra ve Selva adlı üç doğal bölgeden oluşuyor. Costa, tarımın yalnızca Andlar'dan gelen nehirler boyunca mümkün olduğu büyük bir kıyı çölü. Başkent Lima dışında bu bölgeyi özel kılan nokta Nazca. Pisco’ya yeni açılan havaalanı, Nazca Çölü dahil Peru’nun güzelliklerini daha ulaşılabilir hale getirdiği için yılın yükselen destinasyonları arasında. Pisco’ya indikten sonra ilk yapmanız gereken Nazca Çölü’nün üzerinde gezinerek Nazca Çizgileri’ni görmenizi sağlayan özel uçak turlarına katılmak. Canlıları ya da geometrik biçimleri tasvir eden, yere çizilmiş, kilometrelerce uzunlukta çizgiler. Çizimler öyle büyük ki ancak belirli bir yükseklikten bakıldıklarında anlaşılıyorlar. Ne amaçla yapıldıkları bilinmemekle birlikte İnka Uygarlığı’ndan eski oldukları kesinleştirildi. Humbolt penguenleri dikkatinizi çekiyorsa Paracas National Reserve uğramanız gereken diğer duraklardan. “Pisco iyi, güzel ama hala Machu Picchu’yu göremedik,” diyenleri Peru’nun ikinci bölgesi Sierra’ya doğru alabiliriz. İnka asillerinin ve din adamlarının yaşadığı düşünülen antik kent, Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan bir tanesi. Her gün yaklaşık 2000 kişinin ziyaret ettiği “Bulutlara Asılı Şehir”e girebilmek için neredeyse aylar öncesinden rezervasyon yaptırmak gerekiyor. 

Bu arada dünyanın en zengin mutfaklarından birinde olduğunuzu unutmayın. 468 çeşit Peru yemeği arasında en popüler olanlar taze çiğ balık veya deniz ürünlerinden yapılan Ceviche, şişte ızgara dana kalbi Anticucho, kurutulmuş patates ve etle yapılan güveç yemeği Carapulcra, karides ve sebze çorbası Chupe de Camarones, domuz yağı ve haşlanmış muzla yapılan köfte Tacacho. 

Shikoku, Japonya 

2017’de ruhunuzu tümüyle arındıracak ve gerçek anlamda hiç tanımadığınız bir kültürle tanışmanızı sağlayacak bir rota hayal ediyorsanız hiç zaman kaybetmeden arama motoruna Shikoku (Şikoku) yazın. Shikoku, Japonya’nın dört büyük adasının en küçüğü. Öyle küçük ki Japonların bile ülkelerinden bahsederken adanın ismini unuttukları oluyormuş. Adanın alamet-i farikası Budizm hac yoluna ev sahipliği yapması. 1200 km boyunca sıralanmış 88 tapınak, rahipleri ve muazzam Zen bahçeleri büyük bir nezaketle misafirlerini bekliyor. Milattan sonra 804’te Çin’e gidip budizmi öğrenen, ardından ülkesine dönüp Koya dağında bir manastır kuran genç rahip Kobo Daishi, geleneğin öncüsü. Tapınaklar arası mesafeler oldukça değişken. Arabayla yaklaşık iki haftada kat edebileceğiniz yol, yürüyerek aylar sürebilir. İhtiyacınız olan en önemli şey yol boyunca tapınakları ve yeme-içme noktalarını görebileceğiniz detaylı bir harita ve mümkünse birkaç kelime Japonca. Ada sakinlerinden neredeyse kimse İngilizce bilmiyor. İdeal mevsim ilkbahar ve sonbahar. Kiraz ağaçlarının çiçek açtığı Nisan-Mayıs ayları ise, hac yolunu yürüyenlerin tercih ettiği en popüler dönem. Seyahatiniz sırasında tahmin edebileceğiniz gibi en sık hayalini kurduğunuz şey sıcak bir banyo olacaktır. Onsen’ler, yani geleneksel Japon banyoları mineralli sıcak su havuzlarıyla bağımlılık yapabilir! “O kadar yolu yürürken ne yer, ne içerim” diye kara kara düşünenler kendilerini bolca udon ve ramene hazırlasın. Daha fazla ipucu isteyenler Emel Ernalbant ve Can Bulgu’nun yaklaşık bir yıl önce yaptıkları Shikoku seyahatleri sırasında deneyimlerini paylaştıkları ‘ohenrosama’ Instagram hesabını karıştırabilirler. Yüksek dozda ilham içerir, bizden söylemesi. İstanbul’dan Osaka’ya uçabilir, sonrasında hızlı trenle Shikoku adasına varabilirsiniz. 

Perito Moreno Buzulu, Patagonya, Şili

Buzdan önceki son durak, karanın sonsuz buza dokunduğu ilk nokta... Beyaz ve mavinin aklınıza gelebilecek en güzel tonlarını bir araya getiren Perito Moreno buzulunun üzerinde yürümek, bu dünyaya ait olmayan bir his yaratıyor insanda. Ancak dünyanın sekizinci harikası olarak kabul edilen bu mavi devi görmek için tahmin ettiğinizden daha az süre kalmış olabilir. Şili'nin güney ucundaki Perito Moreno buzulundan küresel ısınma ve yer kabuğu hareketlerinin etkisiyle sürekli dev parçalar kopuyor. Bir sonraki büyük boyutlu kopuşun 2017’nin ilk haftaları içinde gerçekleşmesi bekleniyor. Dünyanın dört bir yanından birçok turist şimdiden kütlelerin buzuldan kopup buzdağına dönüşeceği bu anı izleyebilmek için seyahat planını yapmış durumda.

Karayla denizin arasına sıkışıp kalmış bu soğuk bölgenin biraz altında, yarı Antarktika ikliminin yaşandığı Ateş Toprakları bulunuyor. Torres del Paine milli parkıyla birlikte Şili’nin yıllık turizm gelirinin büyük bir bölümünü sırtlanan Perito Moreno buzuluna karadan gitmek mümkün. En yakındaki ulaşım birimi olan El Calafate’ye bir buçuk saat mesafede olan buzul, dünyanın içilebilir su rezervlerinin yüzde 90’ına yakınının da çıktığı yer. Konaklamak için birbirinden ihtişamlı manzaralara sahip seçenekler sunan Patagonia'nın yeni oteli Tierra Patagonia Hotel & Spa'ya (Ruta 9 intersecting with Ruta Y156, Torres de Paine; +56 2 2207 8861; tierrahotels.com) mutlaka bakılmalı. Buzul bölgelerinden et ve malzemelerle yapılmış yemekleri denemek isteyenler için otelin restoranı doğru adres. 

İzlanda

Uzun yıllar boyunca gitmeye değer bulunmayan, son zamanların gözde destinasyonlarından biri İzlanda. Buzun, ateşin ve muhtemelen büyücülerle cadıların ülkesi, Avrupa'ya bir ucundan tutunan ama mesafesini koruyan haliyle keşfedilmeyi bekliyor. Yazını şezlongta güneşlenerek geçirmek yerine kuzey topraklarının vadettiklerini keşfetmek isteyenlere hitap eden ülkede yaz sıcaklık ortalamaları 13-15 derece dolaylarında seyrediyor. Bavulunuzun olmazsa olmazına gelince, şaşırtıcı olabilir ama cevabımız mayo ve terlik! Çünkü bu buz ülkesi sularıyla ısınıyor. Ülkenin nefes kesici doğal güzelliklerinin arasında kaynak ve gayzer suyu dolu sıcak su göletleri önemli bir yer tutuyor. Dünyevi olmayan bir güzelliğe sahip Grjótagjá mağarası, Game of Thrones dizisinin en trajik sahnelerinden birinin çekildiği yer olduğu için son zamanların en popüler sıcak su mağaralarından.

Şimdilik İstanbul'dan doğrudan uçuşun bulunmadığı İzlanda'ya Kopenhag veya Oslo gibi kuzey şehirlerinden ulaşılabiliyor. 

Jura, Fransa

Fransa kendinden önceki gezginlerin ayak izlerini takip etmek isteyenler için her zaman popüler olsa da ülkenin 'provans'ında hala yeni yerler keşfetmek mümkün. Fransa'nın güneydoğusunda yer alan Jura da bu bölgelerden. Eleven Madison Park ve French Laundry gibi ABD’deki üst sınıf restoranlar, özellikle son günlerde provansı Jura olan şarapları tercih eder oldu ve bu durum, Jura'nın dört bir yanından turist çekmesinin, özellikle jet-set'in radarına girmesinin önünü açtı. Fransa’nın Orta Çağ’dan kalma bu en küçük şarap bölgesi; surlarıyla, teraslarıyla, bahçeleri, dik çatıları ve sivri uçlarıyla eski dokusunu başarıyla muhafaza etmiş. Bölgenin spesyalitesi, çiğ sütten yapılan Comté peyniri. Bu müthiş peyniri yedikten sonra biraz kalori yakmak isteyenler için Jura muazzam hike rotaları da sunuyor. Konaklama için Les Jardins sur Glantine (30, Grande Rue 39800, Poligny; +33 363865078; jardinsurglantine.natidees.com ) mütevazi ve seçkin bir opsiyon. Evet, siz iyisi mi son zamanlarda iyice hip hale gelen, çok geniş bir alana yayılan biyodinamik, organik şarap furyasını gidip yerinde tecrübe edin! Jura'ya varmak, Lyon Havalimanı'na iki saatlik bir uçuşun ardından kısa bir araba yolculuğundan fazlası değil.

THE PICKS-