Apr 01 2015

8 Şehir 8 Film


SALT Beyoğlu’nun ‘Perşembe Sineması’ programı, şehirler ekseninde derlenen bir film listesi sunuyor. Sinemaseverler, Nisan ve Mayıs aylarında biraz dünyanın farklı şehirlerindeki hikayelere dalabilirler.

Itır Yıldız

Güzel olmasını umduğumuz bir ay Nisan. En azından kültür-sanat faaliyetleriyle bereketleşen bahar sezonunda, güzel havaların da tesiriyle içimizi biraz hoş tutmaya çabalayabiliriz. SALT Beyoğlu, Mart’ta başlayıp, Haziran’a dek devam edecek olan ‘Perşembe Sineması’ programı ile bu gayretimizi destekliyor; hem de bizi başka şehirlerin, başka ülkelerin hikayelerinde dolaştırarak. Dilediğiniz biraz ‘uzaklaşmaksa’, aşağıdaki ücretsiz Nisan – Mayıs gösterimlerine göz atın; perşembe akşamları iş çıkışlarınızda minik bir yolculuk yapın.

 

Soy Cuba [Ben Küba]

2 Nisan, 19.00

SALT Beyoğlu, Açık Sinema

1964 tarihli film bizi Havana’nın varoş bir mahallesine götürüyor. Havalı bir gece kulübünde iş tutmaya çalışan bir fahişe, oy verme hakkı elinden alınmış, çaresizlik içerisinde mahsülünü yakmak üzere olan bir şeker kamışı çiftçisi, bir direniş unsuru olarak şiddet kullanma fikrini zihninde tartan öfke dolu bir öğrenci, Castro’nun birliğine katılmaya sürüklenmiş politikadan uzak bir köylü... Kendini Küba adıyla tanıtan bir kadının anlattığı bu dört serüven, bir ulusun kaderinin kolonyal boyunduruktan halk devrimine geçişini konu alıyor.



Xích Lô [Bisikletli]

9 Nisan, 19.00

SALT Beyoğlu, Açık Sinema

52. Venedik Film Festivali’nde ‘Altın Ayı’ (1995) ödülüne layık görülen Xích Lô [Bisikletli], Saygon sokaklarında hayatın zorlukları üzerine kurulu bir film. Bisiklet taksi sürücüsü bir genç, Ho Chi Minh’in kalabalık sokaklarında yolcu taşıyarak iki kız kardeşi ve dedesini kıt kanaat geçindirmeye çalışmaktadır. Bisiklet taksisi bir çete tarafından çalınınca, yolu bu yoz ve vahşi şehrin ürkütücü ve tekinsiz mahallelerine düşer. Kolay paranın çekiciliğine kapılan genç, sessiz ve karizmatik Poet’in yönetimindeki suç yuvasında derinlere saplanmaya başlar. Tıpkı kendisi gibi, gizemli Poet’in etkisi altına girip onu memnun etmek için fahişeliğe başlayan ablası gibi.

 

Truck Farm [Kamyonet Tarlası]

16 Nisan, 19.00

SALT Beyoğlu, Açık Sinema

2011 yapımı Truck Farm [Kamyonet Tarlası], yeni kuşak sıradışı şehir çiftçilerinin hikayelerini anlatıyor. Film, birbirinden ilginç şehir çiftliklerini tanımak ve Amerika’nın en büyük şehrinin kendini doyurmayı öğrenip öğrenemeyeceğini görmek üzere New York’un dört bir yanına uzanıyor. Ciddi miktarda bilimsel açıklamanın ciddi miktarda budalalıkla harmanlandığı film, izleyicileri, şehir tarımının geleceğini ve sürdürülebilirliğin gerçekten sürdürülebilir olması için bir parça çılgınlığa ihtiyaç olup olmadığını düşünmeye davet ediyor.

 

Pom Poko

23 Nisan, 15.00 ve 19.00

SALT Beyoğlu, Açık Sinema

1994’te Japon ekonomisi düşüşe geçtiğinde, Tokyo’nun Tama tepelerinde bir inşaat furyası patlamıştı. Pom Poko, yükselmekte olan Japonya’nın para kazanma etiğini sorgulayarak, kırsal bölgelerin kaybına hüzünlü bir bakış sunuyor. Japon efsane ve söylentilerini resmeden yazar ve yönetmen Isao Takahata, modern gelişim ve dönüşüm için çeşitli sabotaj ve dalaverelerle ormanlık arazilerin nasıl yok edilip ele geçirildiğine ve o bölgelerin görüntü ve ruhunun nasıl değiştirildiğine dikkati çekiyor.

 

Les rendez-vous de Paris [Paris Randevuları]

30 Nisan, 19.00

SALT Beyoğlu, Açık Sinema

1995 tarihli film, Paris’in farklı bölgelerinde yaşanan üç romantik hikayeden oluşuyor. Hikayelerin ilki; gerilim, mizah ve kandırmaca dolu ‘Le Rendez-vous de 7 Heures’ [7 Saatlik Randevu], Montparnasse ve Beaubourg’da geçiyor. ‘Les Bancs de Paris’ [Paris’in Bankları], izleyiciyi şehrin çoklukla bilinmeyen bahçe ve parklarında sürpriz dolu bir gezintiye çıkarıyor. ‘Mère et enfant 1907’ [Anne ve Çocuk 1907] ise, Picasso Müzesi ve Marais bölgesi boyunca, aşk peşinde birbirlerini takibe girişen iki harika genç oyuncuya odaklanıyor.

 

Hamara Shahar [Bombay Bizim Şehrimiz]

7 Mayıs, 19.00

SALT Beyoğlu, Açık Sinema

1985 yapımı Hamara Shahar [Bombay Bizim Şehrimiz], şehrin yarı nüfusuna denk gelen ve varoşlarda yaşayan dört milyon kişinin hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Çoğunlukla fabrika işçileri, inşaat ameleleri, hizmetçilerden oluşan ve Bombay’ın iş gücü olan bu kesim, elektrik, temizlik ve su gibi temel şehir hizmetlerinden mahrumdur. Varoşlar, yetkililerin şehri “güzelleştirme” kampanyaları yüzünden sürekli yerle bir edilme tehdidiyle karşı karşıyadır. Bu belgesel film, varoşlardaki adaletsizlik ve sefalete yönelik bir itham ve bu konuda harekete geçilmesi gerektiğine dair bir uyarı niteliğinde.

 

Tigre v meste [Şehir Kaplanları]

14 Mayıs, 19.00

SALT Beyoğlu, Açık Sinema

Şans ve kader üzerine bir komedi niteliğindeki, 2012 tarihli Tigre v meste [Şehir Kaplanları], anıtsal yapıları ve yeni gelişen bölgeleriyle günümüz Bratislava’sını sayısız farklı açıdan gözler önüne seriyor. Film, bu eski Orta Avrupa şehrinin açık hava parkları, spor kulüpleri, mahkeme salonları ile kafe ve barlarında geçer. 30 yaşına girmek üzere olan üç arkadaş birbirlerine Porsuk, Sırtlan ve Güvercin takma adlarıyla hitap ederler. Grubun en sevdiği aktivite, Bratislava Hayvanat Bahçesi’ndeki barda vakit öldürmektir. Ancak, içlerinde aşamadıkları bir boşluk duygusu vardır. Üçü de hayatı birlikte geçireği bir ruh eşi aramaktadır.


Ecopolis China [Ekoşehir Çin]

21 Mayıs, 19.00

SALT Beyoğlu, Açık Sinema

Bir milyar Çinli, kırsal kesimden şehre yerleştiğinde gezegenimiz geri dönüşü olmayacak bir yola girecek… Finlandiyalı tasarımcı ve eski politikacı Eero Paloheimo ile Çinli iş devi Zhang Yue, şehri baştan icat ederek dünyayı değiştirmenin peşindeler. Ancak, ütopyaları birbirinden çok farklı: Zhang, rekor bir hızda dünyanın en yüksek ve ekolojik binasını; gökdelen biçiminde bir ‘ekoşehir’ inşa etmeyi planlıyor. Teknolojiden bağımsız eşsiz bir ‘laboratuvar şehir’ tasarlayan Paloheimo ise, Pekin’in hemen dışındaki bir vadide bu tasarımı gerçekleştirmeye uğraşıyor. İnsanlığın geleceği, Çin’in kiraz vadilerinde mi, yoksa bulutların üzerinde mi gizli? Anna-Karin Grönroos, Çin’de yaklaşık 200 ekoşehir projesinin yürürlükte olduğu 2013’de çektiği bu filmde, aynı hayalin birbirinden çok farklı iki versiyonunun eş zamanlı hikayesini anlatıyor.

 

 

THE PICKS-