Apr 22 2015

Ralph Pucci’nin Mankenleri


Vitrin mankenleri, sanatsal bir yapıta dönüşebilir ve bir sergi malzemesi olabilir mi? MAD Museum’da...

Heval Okçuoğlu

Vitrin mankenlerinin ötesinde ne var? Sanat, moda ve zanaatin kesiştiği noktada, Ralph Pucci’nin 30 yılı aşan vitrin mankeni üretimi bu konuda çok şey söyleyebilir. 1970’lerden beri vitrin mankenleri üreten firmasının başındaki Pucci, modanın her alanında karşımıza çıkan vitrin mankenlerini bambaşka bir forma sokmayı ve bir heykel yapıtına dönüştürmeyi başarmış bir isim. Tasarımcı; Diane von Furstenberg, Patrick Naggar, Anna Sui, Christy Turlington and Veruschka gibi isimlerle yaptığı işbirlikleriyle heykellerini modaya emanet etti ve yıllardır kültürel trendleri yansıtan mankenleriyle tanınıyor.

Manken sanatı

New York MAD Museum’da yer alan ‘Ralph Pucci: The Art of the Mannequin’ sergisi Pucci’nin en önemli 30 mankenine ev sahipliği yapıyor. Pucci, 1970’te bu işe koyulduğunda, ‘karakteri olan canlı bir manken’ nosyonu üzerine kurulan süpermodellik anlayışı yeni yeni ortaya çıkıyordu. Pucci, bu akımı Yunan ve Romalı heykellerden ve New York Dolls’un performans kostümlerinden aldığı ilhamla yansıttı. Pucci’nin heykelleri kadınlara, vücut formuna, modaya ve kişisel kimliğe olan yenilikçi bakış açılarına yön verdi. Sergide, 1986’da Barneys için tasarladığı ‘The Olympian Goddess’ ve Alexander Calder’den esinlenerek tasarladığı, yarı kuş-yarı kadın formlardan oluşan ünlü ‘Birdland’ koleksiyonundan parçalar var. 2013’te Diane Von Furstenberg’in ikonik ‘wrap’ elbisesi için tasarladığı mankenler de seçkide. Fiziksel güzelliğin bu yenilikçi ve dinamik sunumları görülmeye değer.

Sergi, 30 Ağustos’a kadar görülebilir.

THE PICKS-