Dec 18 2012

Evrensel Bir Vizyon


Smithsonian American Art Museum, video art'ın babası olarak tanınan Nam June Paik'e adadığı kapsamlı sergi ile yeni yılın en büyük sergilerinden birine imza atıyor.

Heval Okçuoğlu

Nam June Paik’in eserleri ve fikirleri 20. yüzyılın sonlarında sanat üzerinde büyük etkiler yarattı ve yeni jenerasyon sanatçılarını derinden etkiledi. ‘Nam June Paik: Global Visionary’ sergisi sanatçının yaratıcı yöntemlerine ışık tutan eserlerle, Paik’in uluslararası bir sanatçı olarak başarılarına ve 2009’da sanatçıdan miras kalan ve Smithsonian American Art Museum tarafından ele geçirilen Nam June Paik Archive’den materyallere (mektuplar, yazılar, gündelik objeler, kayıtlar vs.)  yer veriyor. Sanatçı adına uluslararası bir merkez kabul edilen müzenin kalıcı koleksiyonunda, Paik’in pek çok eseri mevcut. Ve bu arşiv ilk defa halka açılıyor.

1932’de Kore’de, Seul’de doğan Paik, varlıklı bir sanayi ailesinden geliyordu ve 1950’de Kore Savaşı’nın arifesinde ailesiyle beraber önce Hong Kong’a sonra da Japonya’ya kaçtı. 1956’da University of Tokyo’dan mezun olan sanatçı, Almanya’ya seyahat ederek avangart müzik, kompozisyon ve performans konularını keşfetmeye devam etti. Burada John Cage ve George Maciunas ile tanışan Paik, neo-dada Fluxus akımının bir parçası oldu ve 1962’de televizyonun içeriğini ve görüntüsünü radikal bir şekilde değiştiren işlerini Almanya’da Wuppertal’da bulunan Galeria Parnass’da sergiledi ve  ardından da Amerika’ya göç etti. 2006’da vefat eden Paik, ‘video sanatının babası’ olarak biliniyor ve neredeyse tek başına heykelleri, enstalasyonları, video kasetleri ve televizyon projeleriyle videoyu bir sanat medyumu haline getirmesiyle tanınıyor. Paik, dünya çapında yenilikçi, medya temelli sanat eserleriyle avangart müziğe ve performans sanatına dayalı projeler ortaya koydu. Sanatı ve fikirleri, dünyaca kabul edileceğine inandığı radikal yeni bir vizyonun izlerini taşıyordu ve görsel kültürün dönüşümünde büyük rol aldı.

Sergi, sanatçının çetrefilli fikirlerine ve çeşitli eserlerine geniş bir şekilde yer veriyor. Arşivindeki materyaller ile tematik bir tarihçe oluşturuyor. 67 sanat eserinin bulunduğu sergide, 140 arşiv materyali mevcut ve pek çok eser Amerika’da ve dünyanın çeşitli ülkelerinde yer alan özel ve kamu koleksiyonlarından toplanmış. Eserler arasında Vehbi Koç Vakfı’ndan ‘Random Access (Schallplattenschaschlik)’ (1963/1979), Solomon R. Guggenheim Museum’dan ‘TV Garden’ (1974/2000), Bard College’de yer alan Hessel Museum of Art’dan ‘Whitney Buddha Complex’ (1982) ve Paik’in nadir görülen enstalasyonlarından biri olan ‘Moon Projection with E Moon and Birds’ (1996) yer alıyor. Müzenin kendi koleksiyondan ise ‘Zen for TV’ (1963/1976), ‘Megatron/Matrix’ (1995) ve ‘Electronic Superhighway: Continental U.S., Alaska, Hawaii’ (1995) eserler arasında.

Sergiyle eş zamanlı olarak, Paik’in yarattığı robotlardan biri canlandırılmış ve Twitter’da @PaikBot ismi altında sergi ve sanatçı hakkında bilgiler sunuyor ve soruları cevaplıyor. Pinterest’de ise kullanıcılar, pinterest.com/americanartpin adresinden ‘Flat PaikBot’ projesi ile robotun sanal bir seyahat yapmasını sağlıyor.

Nam June Paik, ayrıca, 2002’den bu yana The Kunststiftung NRW tarafından sunulan bir ödülün de isim babası. Kökeni müzik olan, görsel düşünceyle ve teknolojiyle ilgilenen, yeni düşüncelere açık, aktif çağdaş sanatçılara sunulan prestijli bir ödül olarak kabul gören Nam June Paik Award'un bu seneki sahibi ise Türk sanatçı Cevdet Erek olarak gösterilmişti.

‘Nam June Paik: Global Visionary’, 11 Ağustos 2013’e kadar müzenin ana binasında Washington, D.C.’de görülebilir.

 

THE PICKS-