Apr 07 2015

Mad Men'in Dünyası


Televizyon tarihin en esaslı dizilerinden biri olan Mad Men, hayranlarına New York'taki Museum of the Moving Image (MOMI)’da eşsiz bir sergiyle veda ediyor.

Heval Okçuoğlu

Mad Men’nin son bölümleri bu hafta AMC’de yayınlanmaya başladı. Dizinin bitişi eleştirmenler tarafından bir dönemin sonu olarak adlandırılıyor. Gerçekten de öyle. Yönetmen Matthew Weiner’ın AMC gibi, bir drama dizisi için uygun olmayan bir televizyon kanalındaki ısrarı ve aldığı risk, hem kanalın, hem de televizyon tarihinin gidişatını değiştirdi. AMC dizi sayesinde adını duyurdu ve elde ettiği başarıyla kabuk değiştirdi. Karmaşık karakterlerin başı çektiği bir dizi furyası başlattı. Bu sayede dizinin baş kahramanı Don Draper, Breaking Bad dizisi ile efsaneleşen Walter White’a kavuşmamızı sağladı. Mad Men etek boylarını aşağıya çekmeyi başardı. Dizinin televizyonun altın çağına yaptığı etki tartışılmaz. Mad Men, artık televizyonu sinema karşısında ikinci sınıf vatandaş olmaktan kurtaran en büyük etkenlerden biri olarak tarihe kazınmış durumda.

Sekiz sene önce başlayan bu retro yolculuk şimdi New York’ta Museum of the Moving Image (MOMI)’da yer alan ‘Matthew Weiner’s Mad Men’ sergisi ile de gündemde. Sergi, dizinin tüm yaratıcı sürecini detaylı bir şekilde ortaya koyduğu için Mad Men’ciler için bir vaha. Sergide, Don Draper’ın SC&P ofis odasının seti ve Draper ailesinin Ossining’deki mutfağının geniş seti birebir mevcut. Sergideki envai çeşit kostüm arasında Peggy Olson ve Joan Holloway karakterlerinin kostümleri var. Megan’nın ‘Zou Bisou Bisou’ şarkısını seslendirdiği efsane sahne sırasında giydiği elbise ise şüphesiz en popüler elbise. Kostüm tasarımcısı Janie Byrant’ın mood-board’ları her karakterin kişiliğine ayna tutuyor. Müzik dinleme istasyonlarında ise Mad Men’de yer alan şarkılar, Weiner’ın o şarkıya neden yer verdiğini anlatan yorumlarla sıralanıyor. Mad Men’nin yazıldığı yazar odasının bir kopyası da alana yerleştirilmiş. Senaryolar, notlar ve pek çok obje bu muhteşem dünyayı eksiksiz bir şekilde tamamlıyor. Nostalji hiç bu kadar ana ait olmamıştı.

Sergi, 14 Haziran’a kadar görülebilir.

THE PICKS-