Nov 22 2017

ALA.Nİ


Akbank Caz Festivali kapsamında 16 Kasım Perşembe günü Babylon'da sahne alan ALA.NI ile müziğe, yolculuğa ve geleceğe dair konuştuk.

Göksu Gencay

Ailenden bahsedebilir misin?

Annem de babam da yaratıcı ve sanatçı ruhlu insanlar. Çok küçük yaşlardan itibaren kendim olabilme özgürlüğüne sahiptim. Belirli bir anlayış ve özgürlük çerçevesi içerisinde büyüdüğüm için kendimi çok şanslı hissediyorum.

1920’lerin en meşhur kabere yıldızlarından Leslie “Hutch” Hutchinson’ın yeğeni olmak nasıl bir his?

Bu müzik geleneğinin ailenin içinde önceden var olması bana büyük bir ayrıcalık tanımasının yanı sıra benim için destek ve cesaret kaynağı oldu. Amcam 1960’larda hayatını yitirdiğinden onunla hiç tanışma fırsatı yakalayamadım fakat ruhunu her daim yanımda hissediyorum. 

benim “ev” olarak adlandırabileceğim bir yer yok. Yollar benim evim…

Şarkıcı olmadan önce dansçı olmak istediğini biliyoruz. Değişen ne oldu?

Hala istiyorum. (Gülüyor) Gerçekten, 5-16 yaşları arasında tiyatro okulunda dans eğitimi alırken 11 yaşlarında sesimin farkına varmış ve dans kariyerimin bir sonunun olduğunu fark etmiştim.

Uzun yıllar Londra’da yaşadıktan sonra Paris’e taşındın. Bu şehirler sana ne anlam ifade ediyor?

Doğma büyüme Londra’lıyım ve bundan gurur duyuyorum fakat şehir bana göre çok hızlı değişiyordu. Bu eski, tarihsel kentin mimarisi ve çehresi ucuz ve çirkin binalarla değişerek içimi parçalıyordu. İnsanlar yaşamayı unutmuş gibiydiler. Sadece tüketmeye odaklanan insanlar… Bende dünyanın en güzel şehirlerinden birine taşınmaya karar verdim. Yine de benim “ev” olarak adlandırabileceğim bir yer yok. Yollar benim evim…

“Kalp kırıklıkları sevindirici bir mesele olabilir” senin söylemin. Bu kadar yoğun ve üzücü bir hissi nasıl mutlu bir hadise haline getirebiliyorsun?

Hiç duygusal olmayan İsveçli eski sevgilimden nasıl pratik bir kalbe sahip olunur onu öğrendim. Ondan önce, böyle durumlarda kendimi kaybederdim. Arsız gönlü kontrol etmesi elbette zor fakat kendinle geçirdiğin daha az süre ve zamanla herhangi bir problemi mantık yardımıyla çözebiliyorsun. Benim beynim zaten doğal olarak problem çözmeye programlı. Herhangi bir programı çözmede genelde yardımcı rolünü üstlenirim. Bunlardan bahsederken, mesela bu senenin başında kalbim çok kırıktı. Daha önce hiç karşılaşmadığım bir durumla yüz yüzeydim ve gerçek anlamda kendimi kaybettim. Kendime geldiğimde ise arkama bir daha hiç bakmadım. Ayrıca yeni albüm yapma modumdaydım ve müzikal ateşime odun atmak zorundaydım. Müzisyenler olarak bu tip duyguları anımsamak ve kışkırtmak zorundayken limit düğmesine ne zaman basmamız gerektiğini bilmek durumundayız. 

Söyleşilerinden birinde şarkılarını uçakta bestelediğini söylüyorsun. Seni yazmaya iten şey nedir?

Hayat beni yazmaya itiyor. Bu sorulara Woodstock, New York’a giden bir arabada cevap veriyorum. Hayatım sürekli hareket halinde bu yüzden her an kendime boşluk yaratmalıyım. Mesela bu soruları cevapladıktan sonra güz yapraklarının sarı ve kahverengiye dönüşünü izleyerek bazı şarkı sözleri üzerinde çalışmalıyım.

Çocukluk idolün kimdi?

Duvarımda posteri asılı olan herhangi bir kişi yoktu. Hiç idolüm olmadı, hala da yok. Bon Jovi, Bach ve ya Backstreet Boys olabilirdi, hepsini dinledim ve aralarında hoşuma gidecek bir şey hep buldum.

Aklının yerinde kalması için yüzdüğünü söylüyorsun. Delirmemek için başka neler yapıyorsun?

Yoga yapıyorum, çiçek topluyorum ve ağaçlara sarılıyorum. Deniz ise benim cankurtaranım. Ne zaman onunla olsam beni sakinleştirmeyi başarıyor. 

Bir çete liderini de oynamak isterdim. Mafya annesi! 

Bugünlerde ne dinliyorsun?

Sessizliği.

Şarkılarında hep bir aşk teması var. Aşk seni, eserlerini ve şarkıyı yaratma sürecini nasıl etkiliyor?

Son 6 senemi yalnız olarak geçirdim ve bu durum kariyerim ve mutluluğum açısından bana iyi geldi. Erkeksiz! Tabii bu zaman zarfında karşı cinsle bazı münasebetlerim oldu fakat albüm yazma sürecindeyken belirli bir bakış açısıyla yazmalıydım çünkü yalnızdım. Şarkı söyleyebilmek için hep üzgün bir modda olmam gerektiğini düşünürdüm fakat ilişki kırgınlıklarımı cebimde toplayıp kendimden uzaklaşarak şarkılarıma yansıtmayı başardım.

Filme çevirmek ve yönetmek istediğini söylediğin senaryoların var. Hikayeler ne hakkında?

Çok fazla açık etmek istememekle beraber gangster filmlerine bayıldığımı söyleyebilirim. Belki bir gün bir iki tanesini çekme fırsatına erişirsem sanatla ilgili bir soygun planı olabilir. Ayrıca bir çete liderini de oynamak isterdim. Mafya annesi! HAHA! Neden olmasın?

5 sene içerisinde kendini nerede görüyorsun?

Umarım hayatta ve sıcak bir okyanusta yüzerken.

THE PICKS-