Sep 12 2017

Alpler'e Gitmek İçin 5 Neden


Devasa asma köprüler, yeraltı şelaleleri, Roma kalıntıları… Alpler karlı tepelerden ve kayak pistlerinden daha fazlası! Alpler’de keşfedilmeyi bekleyen 5 noktayı derledik.

Elif Bayram

Kitzbühel, Chamonix, Gstaad, Mont Blanc… Alpler yüksek karlı tepeleri, olağanüstü kayak pistleri ve spa merkezleriyle anılsa da, daima keşfetme güdüsüyle yaşayanlar için daha fazlasını vadediyor.

İşte Apler’e gitmek için birtakım bahaneler:

1) Charles Kounen Köprüsü, Zermatt

Yüksekleri seven maceraperestler için İsviçre Alpleri’ne gitmek için heyecan verici bir sebep: Yayalar için inşa edilmiş dünyanın en uzun asma köprüsü! 494 metre uzunluğunda ve en yüksek noktası vadinin 65 metre üstünde bulunan Charles Kounen Köprüsü, Alpler’in en güzel ve en popüler doğa yürüyüşü parkurlarından biri olan Europaweg üzerinde Grächen ile Zermatt arasında bağlantı kuruyor. İnşaası 10 hafta süren köprü, İsveç Alpleri’nin Matterhorn gibi en yüksek zirveleri arasından geçiyor. Cesur doğa yürüyüşçülerini ve gözü kara doğaseverleri nefes kesici manzaralarla buluşturan köprüyü görmek ve iki günlük Europaweg yolunu yürümek için en iyi zaman ise Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları.

2) Trümmelbach Falls, Lauterbrunnen 

Bu defa yerin altında bir mabet Alpler’in sıradışı doğasından çağırıyor. Avrupa’nın en büyük yeraltı şelaleleri olan Trümmelbach, 72 şelaleden oluşuyor. Jungfrau’dan eriyen kar suları ile oluşan, dünyanın tek buzul şelalerine ev sahipliği yapan vadide saniyede 20.000 litre su akıyor. Aynı zamanda Avrupa’nın serbest akan en yüksek şelalesi olan Staubbach'ın da bulunduğu bölgede şelaleleri keşfetmek için özel olarak hiking turlarları düzenleniyor. 

 

3) Aosto Valley, Aosta

İtalya’nın kuzeybatısında, İsviçre ve Fransa sınırında, Gran Paradiso Doğal Parkı ile Alpler’in meşhur vadisi Aosto, Eski Roma mimarisiyle doğal güzellikleri bir arada bulunduran bir cennet. Doğa harikaları ve kayak merkezleri kadar Roma döneminden kalan miraslarıyla da göz dolduran Aosto, beş yüzyıl boyunca Roma yönetiminde kaldığı için birçok mimari örneği topraklarında barındırıyor. Alplerde görmeye alışık olmadığımız forum alanları, köprüler, tiyatrolar, arklar ve şehir duvarlarına rastladığımız Aosto Vadisi’nde özellikle Aosta’nın simgesi Arch of Augustos ve Pont Saint Martin Köprüsü görülmeli.

 

4) Grindelwald, Bern

Buzul kasaba olarak bilinen Grindelwald, yıllardır kendini bir kartpostalın içinde bulmak isteyen maceracıların ve kayakseverlerin uğrak noktalarından biri. Her yıl düzenlenen Kış Festivali ve çeşitli kayak festivallerine de ev sahipliği yapan bölge, Alpler’deki kayak merkezleri arasında ilk 10’da yer alıyor. Fakat bölgeyi keşfetmek adına elbette daha çok bahanemiz var! Top of Europe zirvesinin ve dünyanın en yüksek tren istasyonunun da toprakları olan Grindelwald, aynı zamanda meşhur Great Aletsch Buzulu’nun da adresi.

 

5) Creux de Van, Neuenburg

Doğanın dönüştürücü gücüne hayran bırakan ve evrende ne kadar küçük olduğumuzu hatırlatan Creux de Van, esrarengiz bir doğa oluşumu. Dev bir amfitiyatroya benzeyen, 1400 metre genişliğinde ve 160 metre yüksekliğindeki bu doğal kayalık yapı, özellikle dağ keçilerinin ve diğer yabani hayvanların da uğrak noktası. Juda’nın en popüler doğa yürüyüşü rotalarından biri olan Val de Traves’te nefes kesici bir deneyim için mutlaka uğranmalı. 

THE PICKS-