Dec 05 2014

Modada Sanat Işığı


Salvador Dali’den Andy Warhol’a, moda tarihinin en ilham verici sanatçı ve marka işbirlikleri

Şahin Çakıroğlu

Son yıllarda markaların veya tasarımcıların sanatçılarla olan işbirlikleri moda ve sanat dünyasının dinamizmine katkı sağlarken, biz izleyicilere de görsel bir şölen yaşatıyor. Markaların imajlarını kuvvetlendiren ortak çalışmalar, sanatçılar için de yeni yaratım alanları adeta. Ancak tüm işbirlikleri birbirleriyle aynı etkiye sahip değil. Tarihten günümüze, en etkili ve ilham verici olduğunu düşündüğümüz işbirliklerini sıraladık.

 

Elsa Schiaparelli & Salvador Dali – 1937

Aristokrat bir aileden gelen İtalyan tasarımcı Elsa Schiaparelli 1. ve 2. Dünya Savaşları arasında oldukça etkin bir modacıydı. Döneminin birçok tasarımcısı gibi o da 2. Dünya Savaşının ekonomik sonuçlarından etkilenerek savaşın bitiminden hemen sonra işlerine son verdi. Ancak modaya damga vurduğu dönem boyunca tasarımları Salvador Dali başta olmak üzere birçok sürrealist sanatçıya ilham kaynağı oldu. Dali ile beraber tasarladıkları ‘Istakoz baskılı organze elbise’ , ‘The Tear Dress’ ve Elsa’nın 1937 kış koleksiyonundan ‘Shoe Hat’ ikilinin ortak çalışmalarının en önemli örnekleri. Topuklu ayakkabının şapka şeklinde başa konulması modanın o dönemde gidebileceği en ileri noktaydı. Bu en eski sayabileceğimiz işbirliği hem moda hem de sanat tarihinde kilometre taşı olarak görülüyor.

 

 Andy Warhol & Yves Saint Laurent – 1966

Şüphesiz 60’larda fırtına gibi esen pop art akımından moda sektörü de nasibini almıştı. Alt ve üst kültür arasındaki mesafeyi azaltan hatta yer yer yok eden pop art, dönemin yeni soluklar arayan moda tasarımcılarına da ilham kaynağı oldu. Pop art’tan etkilenen tasarımcılar bu sayede geçmişin tutucu geleneklerini reddederek büyük kitlelere ulaşmayı hedeflediler. Andy Warhol’un ‘soup cans’ini bilmeyen yoktur. Yves Saint Laurent ve Andy Warhol işbirliğinde ortaya çıkan ‘the souper dress’ pop art’la modanın ilk kavuşması olarak sayılabilir. Yves Saint Laurent genel olarak klasik çizgisini bozmadı ama Warhol’la işbirliği yaparak zamanın ruhundan hiçbir zaman uzak kalamayacağını da gösterdi.

 

Cindy Sherman & Comme des Garçons – 1993

Comme des Garçons markasının kurucusu Rei Kawakubo ve fotoğrafçı Cindy Sherman’ın işbirliği alışık olduğumuz birlikteliklerden biraz daha farklı. Kadın stereotipi ve kadının toplumdaki konumunu sorgulayan fotoğraflar çeken Sherman, Comme des Garçons’la olan işbirliğinde de kadını daha önce hiç görmediğimiz ya da estetik kaygılarımıza ve yarattığımız ideal kadın profillerine aykırı bir şekilde fotoğrafladı. Sherman’ın ‘Untitled’ serisi bize sunulan mutlu, güçlü ve mükemmel kadın imajını bu fotoğraflarla tamamen aksi yönde değiştirdi.

 

Takashi Murakami & Louis Vuitton – 2007

Güncel sanatçı Murakami ve o dönem Louis Vuitton markasının başında bulunan Marc Jacobs işbirliği ilk etapta sadece L ve V harflerinin renklendirilmesiyle başladı. Daha sonra tasarımlardaki diğer desenlerin de renklenmesiyle hepimizin kafasında yer eden yeni Louis Vuitton ürünleri piyasaya çıkmış oldu. Bu işbirliği Louis Vuitton gibi katı ve geleneksel kurallara sahip diğer markalar için de bir devrim özelliğini taşıdı. İşbirliğinin sonucu, Murakami’nin ‘Sanat kesinlikle modayı daha ilgi çekici hale getiriyor’ sözünü kanıtlar nitelikte.

 

Juergen Teller & Marc Jacobs – 1998

Listedeki diğer isimlere bakıldığında Juergen Teller, bir sanatçıdan daha çok moda fotoğrafçısı olarak görünebilir. Ancak Teller ve Marc Jacobs işbirliği, bir fotoğrafçının bu kadar prestijli bir markayı nasıl baştan yaratabileceğini gözler önüne seriyor. Marka için çektiği fotoğraflarla Jacobs’ı resmi ve soğuk halinden uzaklaştırıp, insanların gözünde daha sıcak ve samimi hale getirdi. Victoria Beckham’ın kampanyada Marc Jacobs poşetinin içinde fotoğraflanması bu işbirliğinin gidebileceği son noktaydı. Marc Jacobs bugünkü imajını Juergen’e borçlu diyebiliriz.

 

David Lynch & Christian Louboutin – 2007

Fransız ayakkabı tasarımcısı Christian Louboutin, film noir’ın babası ünlü yönetmen David Lynch ile ayakkabı tasarımının ötesinde sanatsal bir işbirliği yaptı. Bu işbirliğinden ortaya çıkan ürünler, giyilebilirlikten ziyade sergilenmek üzere tasarlanmış heykeller gibiydi. David Lynch’in sinematik ve karanlık duygular taşıyan kampanya çekimleri birçok galeride sergilenen eserlere dönüştü. Bu işbirliği Louboutin’ın kozmetik ürünlerinin çekimlerini de David Lynch’e yaptırmasıyla devam etti.

 

Jimmy Choo & Rob Pruitt – 2012

Jimmy Choo ve güncel sanatçı Rob Pruitt listedeki en eğlenceli işbirlikçiler olabilir. Post-pop sanatçı Rob Pruitt ünlü pandalarını bu sefer Jimmy Choo tasarımlarının üzerine yerleştirdi. Beraber kapsül bir koleksiyon hazırlayan ikili bu şekilde Pruitt’in sanatını aktive edip daha canlı bir hale getirmiş oldular.

THE PICKS-