Jul 13 2017

Baksı Müzesi’ne Neden Gitmeli?


Hüsamettin Koçan’ın kişisel sergisi Ayağımdaki Diken’in resmi açılışı Baksı Müzesi’nde gerçekleşti. Peki Baksı Müzesi’ne sadece şimdi değil yılın her vakti neden gitmeli?

Derya Gürsel

Hayallerimizi gerçekleştirmek için yılmamak gerektiğini gösterdiği için

Bayburt’un 45 km dışında Çoruh Vadisi’ne bakan bir tepede 2010 yılından beri sıra dışı bir müzeye sahip bir köy var. Eski adıyla Baksı, bugünkü adıyla Bayraktar köyünde yer alan Baksı Müzesi, sanatçı ve akademisyen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın doğduğu topraklara yaşam birikimini taşıma çabasının sonucu olarak hayata geçirdiği sanat projesi. Koçan’ın 2000 yılında filizlenen bireysel düşü müze, 2010 yılında açıldı.

Bir ütopyanın parçası olabilmek için

Köy halkı tarafından “köyümüzde Rus uzay üssü kuruluyor” dedikoduları çıkaran müze binası, bulunduğu yöreye ve konumuna göre bilimkurgu filmlerinden bir sahnedeymiş gibi hissettiriyor. Müzenin ana binası, 2010 yılında zorlu bir serüvenin sonunda, devletten hiçbir maddi yardım almadan, tamamlandı. Baksı Müzesi “güzel şeyler oluyor” hissini tanıştığınız anda veriyor. Ve derine indikçe kalbinize işliyor.

Bir sanatçının hayat ve sanat yolculuğuna tanıklık etmek için

Hüsamettin Koçan’ın çocuklukta yaşadığı, hafızasına derinlemesine işlemiş ve bugün için artık hoş bir anıya dönüşmüş olan bir olayın izini taşıyan, Türkiye'nin doğusunda şimdiye kadar açılmış en kapsamlı kişisel sergi olan “Ayağımdaki Diken” Temmuz-Kasım aylarında ziyarete açık. Koçan, 70. yaş ile gelen 44. kişisel sergisinde zanaat ustalarıyla da selamlaşıyor.

Baksı’lı olmak için

Baksı Müzesi kar amacı taşımayan bir kültür kurumu. Müze bünyesinde düzenlenen sergi, atölye çalışmaları ile diğer etkinlikler özel kişi ve kuruluşların, kamu yönetiminin ve yerel yönetimlerin desteğiyle gerçekleşiyor. Dileyen herkes Baksı Gönüllüsü olarak ‘Baksı’lılar arasına katılabiliyor.

Bir kez daha Baksı’ya gitmek için

Baksı Müzesi’ni gören herkes bir sonraki ziyaretinin planlamasını yapıyor.

THE PICKS-