Nov 07 2013

Bauhaus Is My House


Almanya’nın kült modern tasarım okulu Bauhaus, şimdi efsanevi Dessau kampüsünün yatakhanelerini konaklamak isteyen misafirlerine açıyor.

Heval Okçuoğlu

Adolf Walter Gropius’un 1919’da kurduğu, Wassily Kandinsky ve Paul Klee gibi ünlü sanatçıları da bünyesinde barındırmış, geçmiş ile geleceğin bağlarını sorgulayan, bugün kullandığımız fincandan yaşadığımız binalara kadar her türlü modern hayat gereksinimini derinden etkilemiş bir okul ve bu okulun ötesinde kült bir ekol Bauhaus. Şimdi ise, modernizm nostaljisi yapmak isteyenlere özel ve anlamlı bir fırsat sunuyor. Bauhaus Dessau kampüsü, bir zamanlar ünlü Alman ressam Josef Albers, mimar Alfred Arndt ya da Franz Ehrlich ve sanatçı, fotoğrafçı ve tasarımcı Marianne Brandt gibi isimlerin kullandığı stüdyoları konaklamak isteyen misafirlerine açıyor. Yapılan detaylı araştırmalarla 1926 ve 1932 yılları arasında hangi odalarda kimlerin kaldığını tespit eden okul, bu odaları özel olarak dekore ederek geçmişteki ünlü sahiplerinin sanat eserleriyle doldurmuş. ‘Preller Haus’ olarak anılan stüdyo binasında, bu kolektif konutun esaslı ve tarihi fonksiyonu tekrar tecrübe edilmeye açık bir hale geliyor. 1920’lerin baş döndüren atmosferinde, hayatın modern heyecanını Bauhaus’un dört duvarı arasında tekrar solumak isteyen tasarım ve mimari severleri, bir daha ele geçmesi zor bir fırsat bekliyor.

Artık bu ikonik akıma adanan bir müze görevi gören Bauhaus Dessau kampüsü, bir zamanlar mimari ve tasarım aşkıyla yanıp tutuşan öğrenciler ile dolup taşıyordu. Walter Gropius’un tasarımları doğrultusunda 1925-1926 yıllarında inşa edilen kampüs, çok kanatlı, asimetrik bir bina ve bir atölye binası, bir meslek binası ve bir stüdyo binasından oluşuyor. Kanatları birbirine bağlayan köprülerde ise sahne, kafeterya ve bir konferans salonu bulunuyor. Okul 1933’te kapatılmadan önce, 1932’de tekrar Berlin’e taşınmıştı.

Dessau şehrine ise Zwenkau, Leipzig, Halle ya da Quedlinburg’dan varılıyor. Varış saatleri ise genelde geceye denk düşüyor. Ünlü Alman-Amerikalı ressam Lyonel Feininger’in yekpare motiflerini andıran şehirde, sıra sıra dizilmiş kendine halinde nokturnal evler göze çarpıyor. 20’lerin ortalarında, gündüzleri görsel anlamda vadedebileceği pek fazla şey olmadığı için, öğrenciler gece uzun fotoğraf safarilerine çıkıyormuş. Şehrin gerçek yüzünü karanlıkta gösterdiğine dair pek çok fotoğrafa rastlamak mümkün.

Kampüste, ziyaretçiler binada bulunan 28 odadan birinde konaklayabiliyor. Odaların tarihteki sahipleri arasında  Marcel Breuer, Josef Albers, Erich Consemüller, Herbert Bayer, Franz Ehrlich, Walter Peterhans, Hannes Meyer, Gertrud Arndt, Gunta Stölzl ve Anni Albers gibi isimler var. 24 metrekare odaların hepsi, en minimal şekilde orijinal eşyalar korunarak dekore edilmiş. Oda fiyatları haftaiçi 35-45 Euro, haftasonları ise 60 Euro'ya kadar çıkıyor.

THE PICKS-