Jan 01 2016

Can Evrenol


Bu ay korku filmi külliyatına çok sağlam bir film ekleniyor: Baskın. Yönetmeni Can Evrenol’la konuştuk.

Zeynep Erekli

Cehenneme doğru adım adım kayan sert bir film.”

Toronto Uluslararası Film Festivali’nin Midnight Madness başlıklı bölümünün ana programcısı Colin Geddes, böyle diyor Baskın için. Ve ekliyor: “Seyirci nasıl gerilir, nasıl yavaşça korkunç bir atmosfere doğru ustaca taşınır diye ders almak istiyorsanız bu filmin son 10 dakikasına bekleriz.”

Muhabbete koyulduktan şöyle bir 10-15 dakika sonra, Can Evrenol’un kendine doğru mesleği seçmiş olduğuna ikna oluyorsunuz. Enerjisi, direkt ve doğal iletişimi, hızlı yanıtları, akıcı konuşması ve rahatlığıyla tam bir yönetmen. Büyük bir grup insanın, bir projeye gönül vermesini ve çalışmasını sağlayacak ve hayalindekini karşısına aktaracak açıklığa sahip biri.

Onu uzaktan da olsa tanıyan ve takip edenler, birkaç aydır ilk uzun metrajlı filmi Baskın’ın çıktığı yolculuğu ve kazandığı başarıları izliyor... Baskın, sinemanın en prestijli festivallerinden Toronto Uluslararası Film Festivali’nde dünya galasını yaptı. Sonra Teksas/Austin’deki Fantastic Fest’te gösterildi ve Evrenol’a ‘En İyi Yönetmen’ ödülü kazandırdı. Ardından İspanya’ya gitti ve Sitges – Catalonian International Film Festival’da gösterildi. Stockholm Film Festival’da oynadı... Her festivalden ilgi ve övgülerle ayrılan film 1 Ocak’ta Türkiye’de gösterime giriyor.

Video: Sera Alper


1982 doğumlu Can Evrenol’un sinema aşkı, kuşağının romantik ortak noktalarından biri olan ‘Betamax’ kasetlerle başlamış. Film izlenen bir evde büyürken, en büyük hayali olmuş bir gün büyük bir sinema filmi çekmek. Bilgi Üniversitesi’nde Uluslararası Finans okurken, 3. sınıfta “Yok, bu değil” diyor ve sanat tarihi ve sinema teorisi okumak üzere İngiltere’ye Canterbury’deki University of Kent’e gidiyor.

Ödül alan kısa filmler, reklam filmleri (Evrenol’un bir adet Kristal Elma’sı var; Yemeksepeti reklam filmiyle), senaryolar, hikayeler, ses getiren kısa filmlerle dolu bir süreç sonunda ilk uzun metrajlı filmi Baskın’ı çekti. İstanbul’da 28 gecede (filmde hiç gündüz planı yok) çekip bitirdiği filmi dünyaya satmayı hedefleyerek çekmişler ve 20’den fazla ülkede filmi satabilmişler. “Ama tabii ki Türkiye’de de izlenmesini, sevilmesini çok istiyorum. Türkiye’deki vizyon tarihi yaklaştıkça heyecanım da arttı.”

İlk paragraftaki lafı biraz açalım: Baskın hakiki bir korku filmi. İçinde bütün korku unsurlarının tam kadro mevcut olduğu. “Geceyarısı devriyesinde gezen polislerin karşı karşıya kaldıkları dev bir kabus” diyor Evrenol. İzleyin, kendiniz görün. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

THE PICKS-