Jan 14 2016

CANAN’ın Işıldayan Karanlığı


Türkiye’de feminist sanatın en önde gelen isimlerinden CANAN, ‘Işıl Işıl Karanlık’ isimli kişisel sergisinde iktidar yapıları ve ataerkil sistemin bireysel beden üzerindeki iktidarını sorguluyor.

Su Sonia Herring

İşlerine Viyana, Paris, New York gibi sanat başkentlerinde önemli karma sergilerde yer verilen, ülkemizde de değerli kişisel sergilere imza atan İstanbullu sanatçı CANAN, son kişisel sergisinde yeni video, fotoğraf, resim ve enstalasyon çalışmalarını bir araya getiriyor. Yerel ve küresel ölçekte yaşanan acılar nedeniyle hem hareketsiz kaldığını hem de üretiminin önemli ölçüde etkilendiğini belirten sanatçı eserlerinde aydınlıkla karanlık kavramları arasında gidip geliyor.

CANAN Hayat Ağacı / The Tree of Life, 2014.

Ataerkil kodlamaların internetten, reel yaşama, televizyona her yerde olduğunun altını çizen CANAN fotoğraf serisi ‘Uzak Orman, Yakın Şehir’de çıplak bedenini kullanırken, şehirde çıplak olmanın (özellikle bir kadın için) ormanda çıplak olmaktan daha tehlikeli olmasının medeniyetin kabul ettiğimiz bazı doğrularını sorgulattığını dile getiriyor.

CANAN 'Uzak Orman Yakın Şehir' serisi / 'Faraway Forest Near City' series, 2015

Işıl Işıl Karanlık’ın dikkat çeken işleri arasında sanatçının tül üzerine kumaş, iplik ve payetle yaptığı, geleneksel minyatürden ilham alan ve diğer işlerinde de sıkça rastladığımız ‘panoptikon’ yani her şeyi gören, kimliksiz göz kavramı görülüyor.

CANAN’ın Rampa’daki ilk kişisel sergisi, 15 Ocak-27 Şubat 2016 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.

”Bu kara güneşin kaynağı nerededir? Görünmez ve ağır ışınları hangi yolunu yitirmiş galaksiden gelip beni yere, yatağa, dilsizliğe, vazgeçişe çiviler?” Julia Kristeva (Kara Güneş: Depresyon ve Melankoli)

THE PICKS-