Apr 09 2014

Catherine Robbe-Grillet


Fransa'nın ünlü dominatrix'i Catherine Robbe-Grillet ile İstanbul, hayat ve aşk üzerine özel bir röportaj...

Heval Okçuoğlu

Catherine Robbe-Grillet, şehir ile olan ilişkisinden ''İstanbul hayatımın ta kendisi.'' diyerek bahsediyor. Genç yaşta bir öğrenci değişim programıyla ilk defa İstanbul'a ayak basan Grillet, babasının İstanbul şarkılarıyla büyümüş. Madam Grillet sado-mazo ilişkileri konu alan kitaplarıyla ünlü. 1951'de İstanbul'da tanıştığı kocası, yazar ve yönetmen Alain Robbe-Grillet 2008'de vefat etmişti.

Grillet, geçtiğimiz hafta partneri Beverly Charpentier ile birlikte, Protocinema'nın Dominique Gonzalez-Foerster, Tristan Bera ve Charles Arsene-Henry ile düzenlediği The Library is on Fire: 1(c): Haunting Glyphs projesi kapsamında İstanbul'daydı. Projenin yan etkinliği Diner Noire, Grillet'in Fransa dışında düzenlediği ilk performans oldu. 

Diner Noire, Protocinema'nın 2012'de düzenlediği '121. Gece' etkinliğinin devamı niteliğinde bir performans olarak gerçekleştirildi. 22 film karakterini konu alan bir yemek partisi olarak düzenlenmişti. Bir çok ziyaretçiden oluşan bir grup, aynı konuşmaları ve jestleri saatlerce tekrarlıyor ve nihayet Erik Satie'nin bir piyano parçası ile serbest kalıyordu. Bu, sinematik gece, iki yılın ardından Diner Noire adı altında, aynı karakterlerin doğaçlama performansıyla tekrarlanıyor. Marquis de Sade, Luchino Visconti, Pier Paolo Pasolini ve William Burroughs gibi karakterleri bir araya getirerek, ürpertici ve sapık bir fantaziden esinlenen bu etkinlik, ziyaretçileri bir hayaletle dönüştürmeyi amaçlamıştı.

 

THE PICKS-