Sep 18 2014

Palazzo’da Kahve Molası


Venedik’teki Peggy Guggenheim Café, yeni yüzüyle nostaljik ve şık bir atmosfere davet ediyor.

Deniz Ceylan Topçu

Venedik Guggenheim Museum’un kafesinin öyküsü, genç bir kadının hayatını sanat koleksiyonculuğuna adamaya karar vermesiyle başlıyor. 1898-1979 yılları arasında yaşayan New Yorklu Peggy Guggenheim hevesli bir sanat koleksiyoncusu ve 20. yüzyıl sanatının gelişmesine katkıda bulunan, dönem sosyetesinin sofistike bir ismi. Guggenheim, yıllarını Avrupa’da geçirdi ve koleksiyonculuk birikiminin temellerini evinden çok uzaklarda attı. 1949 yılında adımlarını büyütmeye karar verdi ve hem kendisi, hem de topladığı eserler için bir yuva haline gelecek olan Venedik Büyük Kanal’daki Palazzo Venier dei Leoni’yi satın aldı. Zaman içinde koleksiyonunu kendi gibi sanat aşıklarına sergilemeye başladı. Bu hayatını sanata adamış renkli karakterin ölümünden sonra, Peggy Guggenheim Collection’ın sergilenmesi için müze haline getirilen Palazzo Venier dei Leoni, bugün içinde barındırdığı Picasso, Braque, Duchamp, Dali gibi modern sanatın dahilerinin eserleriyle, Venedik’in en önemli ve en çok ziyaret edilen galerilerinden biri.

Kafenin Öyküsü

1995 yılında Palazzo Venier dei Leoni’nin bahçesine, ziyaretçileri kucaklayacak, ilham verici ve şık bir kafe açıldı. Yıllar boyunca müzenin vazgeçilmez bir parçası olan kafe, birkaç ay önce yenilendi ve modern bir yüze kavuştu. Haziran ayında yeniden açılan yeni Peggy Guggenheim Café’nin tasarımı, İtalyan Hangar Design Group imzalı. 18. yüzyıl iç mimarisi, kafenin atmosferine lezzet katarken modern dokunuşlar ve bahçe manzarasını ön plana çıkaran minimalist stil, Peggy’nin ‘yuva’sını aynı canlılığıyla yaşatmaya devam ediyor. Kafenin her köşesinde bulunan siyah-beyaz Peggy Guggenheim portreleri ise bu sanatsever, asil ve eksantrik kişiliğin ruhunu mekana başarıyla yansıtıyor.

THE PICKS-