Mar 21 2013

İstasyon Süvarileri


New York’un tarihi istasyonu Grand Central, 100. yıldönümünü sanatçı Nick Cave’in canlı arp müziğine eşliğinde dans eden muazzam atları ile kutluyor.

Heval Okçuoğlu

Heykel, enstalasyon, performans ve video alanlarında çalışan, ince bir zanaatkarlıkla birleştirdiği bulunmuş objeler, geri dönüştürülen kalıntılar ve tedavülden kalkmış parçalarla oluşturduğu ‘Soundsuit’leriyle ünlü Amerikalı sanatçı Nick Cave’in New York'daki ilk sanat projesi ‘HEARD•NY’, New York’un tarihi Grand Central tren istasyonunu bir hayal alemine çeviriyor.

Sanatçının hem kostüm, hem de heykel olarak tasarladığı eserleri yeni projesinde rengarenk püsküllü atlar olarak karşımıza çıkıyor. Şehrin önemli ve sık kullanılan ulaşım merkezlerinden biri olan Grand Central’in Vanderbilt Hall’unda gezinen ve dans eden tribal öğelerle süslü rengarenk atlar, şehrin yoğun temposuna ayak uydurmaya çalışan tüm istasyon ziyaretçilerinin gününü aydınlatıyor. Gerçek boyutlu bu 30 at sükunet içinde istasyonda gezinirken, belirli aralıklar ve koreografi ile 60 adet dansçı aracılığıyla canlı müziğe eşlik ediyor; yayaların hem yollarını, hem de nefeslerini kesiyor. Cave’in heykelleri dünya çapında tören kıyafetlerini referans alıyor ve kültürel kimliğin evrenselleşmesine değiniyor.

Grand Central’in yüzüncü yıldönümü kapsamında yer alan ve Creative Time ile MTA Arts for Transit tarafından düzenlenen proje, yolculara istikametleri üzerinde kısa bir süre de olsa canlı ve parlak bir hayal aleminin kapılarını aralıyor. Sabah erken saatlerde işe gitmek üzere istasyona varanların, tam uyanıp uyanmadıkları konusunda şüpheye düşmeleri an meselesi.

Proje, 31 Mart’a kadar görülebilir.

THE PICKS-