Mar 26 2015

Dave Harrington


Tek kişilik elektronik müzik ordusu Dave Harrington ile müziği ve projeleri üzerine bir doğaçlama.

Heval Okçuoğlu

Dave Harrington'ın müzikal geçmişinde jazz jam session'larından post-teatral sanat prodüksiyonlarına, oyun müziklerinden indie gruplarına kadar uzanan bir skala mevcut. Nicolas Jaar ile birlikte yürüttükleri Darkside projesiyle ismini geniş kitlelere duyuran ve dünyanın en önemli kulüp, konser salonu ve festivallerinde kapalı gişe konserler veren Harrington, aynı zamanda janrlara sığmayan müziğiyle ilgi uyandıran bir DJ. Bu akşam Nicolas Jaar'ın son alametifarikası, bağımsız plak şirketi Other People için Vesvese tarafından düzenlenen etkinlikte seçkisini dinlemek mümkün. Harrington’ı yakalamışken projeleri ve elbette müziği hakkında konuştuk. 
 

Müziğiniz Nicolas Jaar ile birlikte ortaya koyduğunuz Darkside büyük kitlelere ulaştı ama aklımız çok daha önce gerçekleştirdiğiniz bir projede. 2010’da grubunuz EL TOPO ile John Zorn’un ikonik deneysel parçası ‘COBRA’yı çaldınız ve bu proje için orkestra şefliği yaptınız. Bu tecrübenizden biraz bahseder misiniz?

Brown Üniversitesi’ndeyken COBRA’nın gerilla bir versiyonunu yönetmiştim. Zorn’a göre, teknik olarak, ondan başka hiç kimse bunu yapamazdı ama bu deneysel parçadan o kadar etkilenmiştim ki, her bir kuralını öğrendim ve birkaç kere bu performansı tekrarladık. Arkadaşım Nate Sloan’la birlikte üniversitenin Yeni Müzik grubunun başındaydık ve bizimle beraber çalan pek çok harika elektronik ve doğaçlama çalan müzisyen vardı. Bu gruba bir kaç kez Will Epstein da dahil olmuştu.

Sizi tek kişilik bir müzik ordusu olarak adlandırmak mümkün. The Dave Harrington Group’un başındasınız, EL TOPO ve Bladerunner Trio’nun bir üyesisiniz. DJ’lik de yapıyorsunuz. Her projeniz hakkında ayrı ayrı neler söyleyebilirsiniz?

Her proje ayrı bir kompozisyon ve doğaçlama dengesine sahip. Hepsinde tarz olarak farklı eğilimler söz konusu ve hepsi ilgilendiğim farklı alanların bir dışavurumu. ‘Group’ en yeni projem ve gitar çalıyorum. Şu an yazdığım müzikleri çalıyoruz. Daha çok gitar odaklı bir grup ama içinde drone, psikedelik ve caz öğeleri de barındırıyor. Şu an gitarla olan yolculuğumun bir simgesi. 70’lerin ve 80’lerin ECM kayıtlarından, Bill Frisell ve Daniel Lanois’den ilham alıyor. Bladerunner Trio son yıllarda oldukça şekil değiştirdi ama temelde bir doğaçlama grubu. Saksafonda ve klavyede Will Epstein, davulda Tlacaelel Esparza ve çoğu zaman bizimle beraber çalan misafirler var. Her gece nerede olduğumuza, nasıl hissettiğimize ve kimlerle olduğumuza göre değişen bir tarzı var. EL TOPO ise en uzun süreli projem ve tam bir canavar. Her zaman iki davulcu, gitar, saksafon, klavye, perküsyon var, ben de bas gitar çalıyorum. Bazı yönlerden çok beste odaklı bir grup. Türkçe’den, Arapça’dan, Klezmer müziğinden ve aynı zamanda Earth, Sunn O))) ve Black Sabbath’tan ilham alarak yazdığım çok sıkı ve ağır şarkılar var. Çok belirgin bir sound’a sahip. Senelerdir bir EL TOPO albümü yapmaya çalışıyorum. Yapıyorum da, ama sonra bir kenara atıyorum. Bir gün gerçekten bunu başaracağım.

İlk solo EP’niz 'Before This There Was One Heart But a Thousand Thoughts’u geçtiğimiz sene yayımladınız. Albüm, ambient seslerin ustaca ele alındığı ve pek çok farklı dalga frekansına geniş bir şekilde yer veren elektronik bir senfoni gibi. Bize yaratıcı sürecinizden bahseder misiniz?

Solo müziğim yine çoğunlukla doğaçlamaları temel alıyor. Genelde bir süre doğaçlama yapıyorum, sonra geri dönüp dinliyorum. Kesip biçmeye ve düzenlemeye başlıyorum. Masaüstü bilgisayarımda aynı parçaları tekrar kaydediyorum ve kendi hazırladığım sample’ları kaydediyorum. Daha sonra bunları farklı donanımlarla tekrar canlı çalıyorum ve bu sample’ları da işin içine katıyorum. Kulağa en ‘elektronik’ gelen sesler genelde canlı çaldıklarım oluyor. Doğaçlama ve beste arasındaki süreç ve ilişki benim için çok akışkan.

Önümüzdeki günler için planlarınız neler? 

Yeni solo projem üzerinde çalışıyorum ve işbirliği projelerim de devam ediyor. Bu yıl benim için yoğun geçecek.

Size İstanbul’u hatırlatan bir parça var mı?

Geçtiğimiz sefer buraya geldiğimde küçük bir flüt almıştım ve onunla bir drone parçası kaydetmiştim. O parça ve o küçücük flüt bana İstanbul’u hatırlatıyor. Erşahin’i her dinlediğimde burayı ve New York City’yi hatırlıyorum. Yakın zamanda onunla vakit geçirme fırsatı buldum, kendimi bildim bileli ona hayranım. O gerçekten en iyisi.

Dave Harrington bu akşam Other People: Dave Harrington, Valentin Stip, Visuals ve Yaybahar etkinliği kapsamında Eski Elhamra Sineması’nda sahnede.

THE PICKS-