Jul 25 2014

Modada Altın Dönem


“Ne varsa eskilerde var” diyenler bir kez daha haklı çıkıyor... Palais Galliera, bizi 1950'lere, dev markaların harika geçmişine ışınlıyor.

Itır Yıldız

Geçtiğimiz haftalarda Paris’te açılan ‘The 50s Fashion in France’ başlıklı sergi, sadece moda tutkunlarını değil, dönem hikayelerini sevenleri de cezbedecek bir içeriğe sahip. Kentin, modaya ve moda tarihine dair önemli sergilere ev sahipliği yapan müzesi Palais Galliera, dev markaların 50’lerin Fransa’sında başlayıp günümüze dek uzanan yolculuğunu gözler önüne seriyor.

40’ların sonu, 50’lerin başı; II. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle yavaş yavaş refaha kavuşan bir Avrupa... Moda sektörü, Fransa’nın ekonomik kalkınmasında önemli bir paya sahip. Büstiyer korse, jüpon, dökümlü kloş etek, sivri burunlu pabuçlar, pastel tonlarda çizgili baskılar, bele oturan elbiseler, mini straplez elbiseler, kokteyl kıyafetleri ve ışıltılı işlemeler, bu dönemin en revaçta parçaları. Haute couture altın yıllarını yaşıyor. Bununla beraber, özel tasarımlar gitgide hazır giyime evriliyor. Refah dönemin getirdiği rahatlık, kıyafetlere de yansıyor. Kadınların üzerinde örme kazaklar, jean’ler ve kısa pantolonlar...

Haute couture’den hazır giyime

Savaş sonrasında kadını feminen çizgilere kavuşturan Christian Dior, sofistike tasarımlara tutku katan Balenciaga, abartıya kaçmadan da şık olunabileceğini gösteren Chanel, couture’ü ince, uzun yapılı kadınların tekelinden çıkaran Carven, enerjik ve renkli tasarımlarıyla buram buram gençlik kokan Givenchy. Ve Pierre Cardin, Pierre Balmain, Hermès, Lanvin-Castillo, Jacques Heim, Jacques Fath, Grès... Dünya moda sektörüne damgasını vuran Fransız modaevlerinin yenilikçi yüzleri ve çizgileri, ilginç birer hikayeye dönüşüyor. Her bir tasarım, üretildiği dönemden, kadının toplumdaki rollerinden, özlem ve arayışlarından besleniyor.

The 50s Fashion in France’ 2 Kasım’a kadar görülebilir.

THE PICKS-