Oct 27 2014

Fondation Louis Vuitton


Paris’in şehir dokusuna taze kan... Frank Gehry imzasını taşıyan sanat müzesi tüm heybetiyle kentteki yerini aldı.

Itır Yıldız

Sanat, ufkumuzu açan bir uğraşsa eğer, müze gezerken arada başınızı kaldırıp gökyüzünü seyretmeye ne dersiniz? Ağaçlarla çevrili bir ortamda, kaçıp sığındığımız tek şey sanat değil belki... Neyse ki böyle bir hayali bizim için ve belki bizden önce düşünen çok yetenekli mimarlar var. Hem Paris sakinlerinin hem de kültür sanat dünyasının uzun zamandır beklediği Fondation Louis Vuitton bugün kapılarını açıyor.

Camdan yelkenler

Cam kaplı devasa yapı, dünyanın çeşitli kentlerine kimlik katan eserleriyle mimari dünyasının ‘tanrısı’, Pritzker ödüllü Frank Gehry’nin imzasını taşıyor. Los Angeles’taki Walt Disney Konser Salonu, Bilbao’daki Guggenheim Müzesi ve daha pek çok mimari başarıda imzası bulunan Gehry, müze ziyaretçilerinin parkın içinde oldukları hissini, ağaçların güzelliğini ve değişen gökyüzünü ancak şeffaf bir yapıyla mümkün olduğunu düşünüp, camdan yelkenler hayal etmiş. Kentin batısındaki Jardin d’Acclimatation parkında konumlanan sanat müzesi, ağaçlar arasından süzülerek gelen camdan bir gemi gibi görkemli.

Louis Vuitton ve Moët Hennessy ortaklığındaki lüks marka grubu LVMH’nin sanata sürekli ve etkili bir katkı sağlamak istemesiyle projenin temelleri 2008’de atılmıştı. Altı yılın sonunda ise ortaya Centre Pompidou ya da Louvre Piramidi kadar konuşulacak bir mimarinin çıktığı şüphe götürmez. Çoğunlukla çağdaş sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak müzede 360 kişilik konferans salonu, moda şovları için tasarlanan bir galeri ve bir restoran da bulunuyor. Farklı disiplinlerdeki sanat etkinliklerinin gerçekleşeceği mekan, öncelikli olarak, aralık sonuna dek Gehry’nin işlerine adanan bir sergiyle karşımızda olacak. Sergi, mimarın Avrupa’daki ilk büyük retrospektifine ev sahipliği yapan Centre Pompidou ile eşzamanlı yürütülecek.

THE PICKS-