Aug 20 2014

Gaye Su Akyol


Uzayda develeriyle yaşayan musikişinas Gaye Su Akyol ve en sevdiği şarkılardan derlediği playlist burada.

Heval Okçuoğlu

Gaye Su Akyol bir geldi, pir geldi. İlk uzunçaları ‘Develerle Yaşıyorum’ ile Türk alternatif müzik ortamına antitezi ve zıddı olmayan bir nota vurdu. Dokuz parçadan oluşan, 37 dakikalık hikayesi Mayıs 2014’de ortalığa yayıldı. İlk olarak, hipnotik elektronika yerellemeleriyle tanınan ikili ‘Seni Görmem İmkansız’ın bir yarısı olarak hayatımıza giren Akyol, şimdi kendi öyküsünü anlatıyor.

Profesyonel müzik dinleyicisinin, kendinden daha az müzik bilgisine vakıf olanların dinlediği anaakım müziğe koydukları bir isim var: Muzak. Yeraltı dünyasının asansör müziği. İşte tam bu noktada, 29 yaşındaki Akyol’un şarkıları alternatif müziği sanat müziği tınılarıyla neredeyse muzak kılmanın eşiğinde. Kendisiyle kendisini konuştuk ve en sevdiği şarkılardan bir derleme yapmasını istedik. Geçen hafta Tophane Rıhtım Stüdyosu'nda çekilen ve yayınlanan konser videosunda görülüyor ki; Akyol kendi telinden çalmayı iyi biliyor. 


Pek çok kez sorulmuş olsa, soramadan geçemeyiz. Gaye Su Akyol nasıl yola çıktı, kendini müziğin içinde nasıl buldun?

Klasik hikaye; müzik hep vardı. Beş yaşında beste yapardım, şiir yazardım. Aşık olup şarkılar yapmak, melankoli, acı çekme. İlkokul 4. sınıfta iken ağabeyimden aldığım Nirvana’nın ‘Nevermind’ albümünü ilk dinlediğim anı hatırlıyorum, devrimi başlatan odur. Aylarca sözlerini anlamadan, sadece dinlemiştim. Beynim yandı, allak bullak oldum. Biraz daha zaman geçince, dayımla dinlediğimiz Deep Purple, Jethro Tull, Aziza Mustafa Zadeh kasetleri geldi... Bunlar olup biterken bir yandan evde sürekli klasik Türk müziği çalıyor. Aşık Veysel, Ruhi Su, Avni Anıl dönüyor. Okul grupları, ilk gençlik, 20’lerin başında kurduğumuz gruplar derken olaylar gelişti.

Albüm oluşum aşaması nasıl oldu?

Arkadaşlarımla birlikte yaşadığımız bir komün evimiz var. Evi aynı zamanda stüdyo olarak kullanıyoruz. Şarkılar belliydi, sürekli tıngırdatıyorduk. Hazır olduğunu hissettiğimiz an kaydettik. Konserler de albümle birlikte başladı.

En başından beri müzisyen olmayı aklına koymuş muydun yoksa her şey spontane mi gelişti?

Plan program yoktu ama biliyordum, çünkü bu hayatta bana en çok zevk veren şey müzik.

Canlı performans esnasında dinlediğimiz Gaye ile kayıtlardan dinlediğimiz Gaye arasında fark var mı?

Konserlerde ‘an’ var, ‘zamanın ruhu’ var. O an ne olacağını kimse bilmiyor, yaşayıp görüyorsun. Herkesin bilinçaltındakiler, hisler ve daha milyonlarca şey birleşip o anı oluşturuyor, güzel tarafı da bu zaten. Kayıt başka bir nane, zapturapt altına alınmış anlar var, prodüksiyon var, onun da kafası başka.

Yaptığın müziği nasıl tanımlarsın?

Müziği tanımlamamayı tercih ederim. Bir şeyin sınırlarını çizersen hemen kendini feshediyor, birleştireceği yerde parçalayıp ayırıyor. Aşık oldum yazdım, üzüldüm yazdım, pis şeyleri, fantazmagoryaları, rüyalarımı anlattım. Gerisi dinleyenin uzayına kalmış.

İlk albümün ‘Develerle Yaşıyorum’ neyi anlatıyor?

Picasso diyor ki; ‘Hayal ettiğin her şey gerçektir’, işte bunu anlatıyor.

Müziğin Türkiye’de alternatif tarafta duruyor. Bunun zorlukları var mı?

Bilmem, şu ana kadar bayağı eğlenceli.

Önümüzdeki sezon için planların neler?

Konserler var, video klip fikirleri var. Tophane Rıhtım Stüdyosu videoları geliyor. Albümden yedi parçayı ve ‘Pink Floyd’un Dediği Gibi’ adlı yeni bir parçayı canlı çaldık, çektik. Antilop, Hayyam Stüdyosu, TRS ortak yapımı. Bayağı iyi iş oldu.

Son zamanlarda, albümünü baştan sona severek dinlediğin duyduğun bir grup var mı?

Arctic Monkeys - AM

İstanbul’un alternatif sahnesinde beğenerek dinlediklerin kimler?

She Past Away, Bubituzak, Büyük Ev Ablukada, Ringo Jets.

Bir eşya olsan ne olurdun?

Roket.

Şimdiye kadar ziyaret ettiğin, seni en çok etkileyen yer hangisi?

İtalya. Dağından taşından estetik, lezzet, seks fışkırıyor.

Seyahatlerinde olmazsa olmazın nedir?

Kendim ve müzik.

THE PICKS-