Aug 24 2017

İtalya'nın Gizli Cennetleri


Campania Bölgesi'nin huzur ve dinginlik dolu adaları Procida ve Ischia'yı keşfedin.

Elif Bayram

Önümüzdeki uzun bayram tatilinde hala ne yapacağına karar veremeyenler ve kalabalık tatil beldelerinden sıkılanlar için Campania Bölgesi’nin henüz çok keşfedilmemiş hazinelerini derledik.

Sahil şeridi ve sarp kayalıkları ile meşhur, İtalya’nın güneybatısında yer alan, başkenti Napoli olan küçük bir bölge Campania. Küçük ama kayda değer onlarca koyu, birbirinden büyüleyici adaları, masmavi ve gözünü alabildiğine uzanan denizi ile yıllardır yerli yabancı bir çok turistin uğrak noktası. Ünlülerin ve turistlerin favori tatil rotalarından Salerno’dan Sorrento'ya uzanan Amalfitana kıyı şeridi ve Capri adasıyla popüler bir bölge olduğuna bakmayın. Campania’nın asıl hazineleri, henüz çok keşfedilmemiş olanları...

Procida Adası

Gizli cennet laflarını çok duymuşsunuzdur. Fakat güya gizli olduğu söylenen bu beldelere ayak bastığınız anda pek de bir gizliliğinin kalmadığına tanık olursunuz… İşte tam bu noktaya geldiğinizde Napoli’den kalkan bir gemi imdadınızı yetişir ve sizi Procida Adası’na götürür…

Tiren Denizi’nde, Napoli kıyılarından 25 km kadar uzakta bulunan Procida Adası, İtalya’nın gerçek gizli cenneti. Belki adada çekilen Il Postino (1994) filmiyle 1990’larda bir süre mahremiyetini kaybetmiş, fakat o günün şartları sayesinde popüler bir yere dönüşmemiş Procida. Filmde Mario Ruoppolo, namıdiğer postacı o büyük lafı bu topraklarda etmiş “Şiir, onu yazana değil ihtiyacı olana aittir.” Böylece filmden Procida’ya kalan yalnızca biraz şiirselllik, biraz anı olmuş.

 

 

Feribot ile Napoli’ye 45 dakika mesafede olan bu sevimli ada, daha limana adım atar atmaz, her biri pastel tonlarda boyanmış rengarenk, bitişik nizamlı evleriyle karşılıyor misafirlerini. Ardından Marina Grande’de bulunan, 1700’lü yıllardan kalma Santa Maria della Pieta Kilisesi herkesi selamlıyor. Adanın ara sokaklarında ilerledikçe birbirinden fotojenik evler, 1699’da inşa edilmiş  Abazzia San Michele Arcangelo Kilise ve Müzesi ile de selamlaşmalar sürüyor. Dar sokaklarda kayboldukça, burada yaşayanların nasıl huzur içinde olduğunu düşünmeden de kendinizi alamıyorsunuz.

Manzara terası olan Marina Corricella’ya tırmanırken arkanızı döndüğünüzde ise rengarenk evlerin arkasından masmavi deniz, güneşin ışıltısıyla adeta göz kıpıyor. Tırmanışın ardından, sizleri tepede 1988 yılında inşa edilmiş ve o zamanlar hapishane olarak kullanılmış Castello D’Avalos karşılıyor. Her adada olduğu gibi, adayı korumak üzere en tepede inşa edilmiş bir duvar olan Terra Murata, 15. yüzyıldan bu yana ayakta kalmış, bir nevi kale. Bugün ise seyir terası olarak kullanılıyor.

4.1 kilometrekare yüz ölçümüme sahip ada, aslında oldukça küçük. La Chiaia başta olmak üzere üç tane büyük plajı ile küçük kumsalları mevcut. Tekne ile açılarak denize girmek de iyi bir fikir olabilir. Toplamda küçük pansyionlar dışında 25 tane hotel – apart hotel var. Bunların arasından La Suite Hotel & SPA, küçük ve mütevazi bir Akdeniz adasından beklenen huzurlu ve keyifi vaad eden ve aynı zamanda adada SPA hizmeti veren tek hotel. Adada bir arkadaşınızın evinde kalıyormuş hissi veren Solchiaro Resort ise, Tiren Denizi’ni ayaklarınızın altına seren manzarası ile gerçek bir adalı gibi bir tatil yapmak isteyenlerin tercihi olabilir. Yemek için hotellerin restoranları veya lokal lokantalar tercih edilebilir. Fakat lokal lokantalar için hotelden veya adanın yerlilerinden bilgi almakta fayda var. Malum, ada turistik olmadığından açılış-kapanış saatleri her sezon değişiklik gösterebilir.

UNESCO korumasındaki bu küçük ada Procida, size Capri’nin ihtişamını ve lüksünü vadetmiyor olabilir. Fakat son zamanlarda, özellikte büyük şehirde yaşayanlar için lüksün yeni tanımı olan huzur ve dinginliği ayaklarınızın altına sereceğinden emin olabilirsiniz. Birkaç günlüğüne basit bir hayat yaşamak ve adalı olmak için en kısa yol, Napoli’den her yarım saatte bir kalkan feribot ve deniz otobüslerini kullanmak.

Not: Adada toplu taşıma imkanı çok kısıtlı olduğu için araba hatta motor kiralamak büyük kolaylık olacaktır.

 

Ischia Adası

Napoli açıklarında, kıymeti yeterince bilinmeyen bir diğer güzel, kendi halinde kara parçası Ischia Adası. Termal suları bol olduğu ve belki daha büyük olduğu için Procida’dan ziyade daha çok bilinen ve tercih edilen bir tatil rotası. Yemyeşil ve volkanik bir ada olarak yıllardır korunmuş olması, mavinin her tonuna şahitlik eden suları da onu cazip bir nokta haline getiriyor.

Napoli’den feribot ile 1 saat uzaklıkta bulunan Ischia, Arnavut kaldırımları, küçük dükkanları ve kalesiyle çoğu zaman orta çağdan kalma bir kasabayı anımsattırıyor. 400’lü yıllarda Yunanlıları, 15. yüzyılda ise Aragonları ağırlamış olan adanın, yıllar yılı neden herkesi böylesine büyülediğini anlamak için Castello Aragonese’nin tepesine çıkıp, karşılaştığınız manzarayı seyredurmanız yeterli.

Ada, Procida’ya göre oldukça büyük. 46.3 kilometrekarelik bir kara parçası Ischia, başta adayla aynı ismi taşıyan Ischia, eski Yunan kasabası olan Lacco Ameno, kaplıcaların toplandığı baş kasabası Casamicciola Terme olmak üzere büyüklü küçüklü kasabalardan oluşuyor.

Volanik faaliyetlerle oluşmuş bir göl ve Ischia Porto’yu bünyesinde barındıran Ischia kasabasında bol bol dükkan, pastane ve bar bulunuyor. Bir bakıma limanı ve ticari faaliyetleriyle adanın ana merkezlerinden biri sayılabilir.

Diğer yandan Lacco Ameno, adanın sembolü olan kaya oluşumu II Fungo’yu barındıran eski Yunan kasabası. Negombo ise, bu bölgede bulunan adanın en meşhur doğal termal merkezlerinden bir tanesi. Aynı zamanda denize girmek için de bu bölgede bulunan Baia di San Martino, adanın en çok tercih edilen plajlarından biri.

Casamicciola Terme ise kaplıca otellerinin bulunduğu ana kasaba. Adanın en güzel limoncelloları için de kesinlikle sokaklarında kaybolmanız gerek.

Spiaggia San Francesco ve Spiaggia Citara’sı ile plajlarıyla meşhur bir başka kasaba ise Forio. Bembeyaz evleri ile güneyde olma hissini iliklerinize kadar hissettiren kasaba, aynı zamanda adanın en güzel noktasına kurulmuş Chiese del Soccorso’su ile de görülmeye değer.

 

Sant’ Angelo ise adanın en küçük kasabalarından biri. Kendi gibi sakin olan upuzun plaj Spiaggia Maronti’ye ev sahipliği yapıyor.

 

Güzel bir akşam yemeği için Ischia Ponte’de Aglio Olio e Pomodoro’yu ve Sant’ Angelo’da bulunan La Tavernetta Del Pirata’yı; daha lokal bir şeyler tatmak için Forio’da bulunan geleneksel İtalyan lokantaları olan osteriaları deneyebilir; Campania Bölgesi'nin meşhur şarabı Lacryma Christi'yi tatmak veya bir espresso molası için Gran Caffé Vittoria Ischia’yı tercih edebilirsiniz.

Procida’ya göre çok daha fazla hotel seçeneği bulunan Ischia’nın en iddialı ve tercih edilen hotellerinden biri beş yıldızlı Hotel Miramare & Castello. Klasik bir İtalyan zarafetindeki Hotel La Villarosa Terme ve elegant tavrıyla Tenuta Del Poggio Antico da adada olma hisssiyatını tamamlayıcı dokunuşlarıyla misafilerini ağırlayan adanın diğer iddialı hotellerinden. Ayrıca hotelde özel olarak spa hizmet vermek üzere kurulmuş bir çok termal hotel de mevcut.

 

Ulaşıma gelecek olursak, her adada olduğu gibi en mantıklısı araba veya motor kiralamak. Ischia büyük bir ada olduğu için otobüs seferleri sık fakat yine de zor durumda kalmamak ve adanın farklı noktalarını keşfetmek için taşıt kiralamak doğru bir karar olacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

THE PICKS-