Oct 13 2008

Josep Font


İspanya’nın gözde moda tasarımcısı Josep Font, şiirsel, romantik ve fantastik dokunuşlarıyla haute couture'ü yeniden yorumluyor.

Arda Savcı

Josep Font, Paco Rabanne’den sonra Paris’e transfer olan ikinci İspanyol moda tasarımcısı. Barselona doğumlu Josep Font; şiirsel, romantik, Barok ezgiler taşıyan, kimi zaman tiyatro oyunundan bir kareyi anımsatan kıyafet tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Sonbahar/Kış 2008-2009 sezonunda gerçekleştirdiği ilk haute couture koleksiyonuyla bakışları bir kez daha kendinde toplayan Josep Font; renkli ve görkemli tasarımlarıyla haute couture'ü adeta yeniden yorumluyor. Moda kariyerine biraz rötarlı başlayan Font, ailesinin isteği üzerine önce mimarlık okumuş. Ardından içinden yükselen sesi takip ederek Barselona’da bulunan Instituto Internacional Feli’de moda, desen ve tasarım üzerine eğitim almış. 1984’te Air France’ın düzenlediği moda yarışmasıyla adını ilk kez duyuran Font, 1991’de markasını kurmuş. Josep Font’un zamansız kıyafetlerini Barselona, Madrid, Bilbao, Mayorka ve Paris’te bulunan butiklerinde ve Tokyo’dan Atina’ya, Moskova’dan Sao Paulo’ya uzanan özel satış noktalarında bulabilirsiniz.

 

Moda tasarımcısı olmaya nasıl karar verdiniz?

Aslında bu bir karar değildi; tasarımcı olmak istediğimi hep biliyordum. Çocukken annemle birlikte alışverişe giderdik ve annem bir elbise, ayakkabı ya da ceket almadan önce hep bana sorardı. Ailemin isteği üzerine mimarlık okudum ama gerçekten yapmak istediğim şey tasarım yapmaktı.

Tasarımlarınızdaki ilham perileri neler?

Sadece tek bir ilham kaynağım yok. Çevremdeki her şey benim ilham kaynağım olabilir; bir kitap, film, şarkı, günbatımı, yer…

Stilinizi nasıl tanımlarsınız?

Cevap vermek zor, çünkü bunun farkında değilim. Ben sadece, sevdiğim ya da sevmediğim şeyleri kendi bakış açımdan anlatmaya çalışıyorum. 

Haute couture sizin için ne ifade ediyor?

Haute couture, bir hayalin gerçekleşmesi gibi. Haute couture sınırlar olmadan çalışmanızı sağlıyor, özgürlüğü hissediyorsunuz.

Moda tasarımcısı olmaya karar veren birisine ne önerirsiniz?

Çalış, çalış ve çalış.

Size göre nasıl stil sahibi olunur?

Stil bir tavır, bir yaşam biçimi, bir ruh halidir. O yüzden öğrenmesi zor.

Favori seyahat adresiniz neresi?

Biraz rahatlamak istediğimde hep Balear Adaları’ndan Formentera’ya giderim.

Formentera’daki favori adresleriniz?

Hotel Cap de Barbaria.

Formentera’daki en büyük keşfiniz?

Denizin rengi ve plajlar.

Size göre Formentera’da mutlaka yapılması gereken şey?

Herhangi bir şey yapmamak hoşuma gidiyor. Sadece durmak ve boş zamanımın keyfini çıkarmak...

Yakın zamanda İstanbul’u ziyaret ettiniz. İstanbul’la ilgili en çok ne hoşunuza gitti? Favori adresleriniz neler?

Bu benim İstanbul’a ilk ziyaretimdi. İstanbul, kelimelerle tarif edilmesi zor olan özel bir şeye sahip. Kentin güzelliği karşısında şoka uğradım; Sultanahmet ve çevresi, Kapalıçarşı, Boğaz’ın renkleri ve Haliç. Kültürlerin karışımı çok hoşuma gitti, ilginç buldum.

THE PICKS-