May 30 2013

Kapoor Berlin'de


Martin-Gropius-Bau günümüzün en önemli çağdaş sanatçılarından Anish Kapoor’un heykellerine ve enstalasyonlarına yer veren geniş çaplı bir sergi ile yazı selamlıyor.

Heval Okçuoğlu

Taş, demir, mum, pigment, PVC ve yüksek teknoloji diğer materyalleri kullanarak çok yönlü eserlere imza atan Mumbai doğumlu kavramsal sanatçı Anish Kapoor, heykel, resim, mimari ve enstalasyon arasındaki sınırları kaldıran tarzıyla Berlin’de bulunan Martin-Gropius-Bau’nun dev cam çatılı atriumunu ve ilk katının tamamını karanlıkla aydınlık arasında gidip gelen bir senfoniye çeviriyor.

Berlin’deki ilk büyük sergisi ‘Kapoor In Berlin’de bulunan pek çok eser, sergi için özel tasarlanmış. 70 eserden oluşan sergide, Kapoor’un 1988’den bu yana pratiğini yaptığı şiirsel kavramsallığa şahit olmak mümkün. İngiliz heykelciliğinin başı çeken figürlerinden biri olan Kapoor’un, 1991’de prestijli Turner Prize’ı kazanmıştı. Londra’daki Olimpik Stadyuma bakan kırmızı bükümlü ArcelorMittal Orbit kulesinin de yaratıcılarından biri olan sanatçı, kariyeri boyunca eserlerine belirli bir anlam yüklemekten kaçınan bir isim olarak tanındı. Kapoor’un karakteristik özellikleri arasında sanatın dilini sürekli bir şekilde keşfeden yeteneği, eserlerinin devasa ve mahrem boyutları, mükemmeliyetçilik ve kaosa dair estetik arayışında karşılaştığı ve belgelediği ikilemler var. Doğal ve yapay materyalleri kavramsal metafor arayışlarının hizmetine sunan Kapoor’un sergide, 1980’lerin sonunda yarattığı ve kırmızı pigmentlerle taşlara yarıklar açtığı eseri ‘Wound’, 1992’de Documenta IX’de öne çıkan eserlerden biri olan ve içinde izleyiciyi sonsuz bir kara deliğe çeken bir küpü anlatan ‘Descent into Limbo’ da mevcut. Yine, izleyicinin kendi suretinin çarpık yansımalarını görebileceği aynalardan oluşan ‘Vertigo’ ve galeride bulunan bir duvar köşesine düzenli aralıklarla kırmızı mum gülleler atan bir topu konu alan ‘Shooting into the Corner’ da serginin öne çıkan eserleri arasında.

Kapoor’un disiplinlerarası bağlantıları ve ilişkileri tekrar tanımlayan etkileyici işleri, 24 Kasım’a kadar görülebilir.

THE PICKS-