Dec 15 2015

Kylli Sparre ve Ütopik Dünyası


Kareleri gelecekten bir alıntı, gerçekleşmemiş bir anı ve doğanın dansa çağrısı; gelin hayata bir de Kylli Sparre’ın gözünden bakın.

Zeynep Gür

Senelerce bir balerin olmak istedi. Sonunda anladı ki, gittiği yolla varmak istediği nokta birbirinden farklı. O zamandan beri yaratıcılığına uygun bir kılıf arıyordu. Fotoğrafın büyülü dünyasını keşfettiğinde, dönüş biletini çoktan yakmıştı.

Yaptığı işi tutkuyla yapıyor; fotoğrafı kullanarak imajlar yaratıp, manipülasyona başvuruyor. Fotoğraf karelerinin sürreal, hayalperest ya da sembolik olmaları düşünce, gözlem ve deneyimlerinin gelgitlerinin yol açtığı şeyler. Söylenmemiş kelimeleri duymayı ve kutunun dışında düşünmeyi seviyor. Çektiği fotoğraflar hiç gerçekleşmemiş anılar aslında.

‘Sony World’ galasında ‘Open Enhanced Category Winner’ ödülünü kucaklayan Kylli Sparre, Tallinn’de doğup büyümüş. Büyüdüğü ev ise tıpkı tablolarındaki gibi mistik bir gölün yanı başında. “Suyun hemen yanında olmayı her zaman sakinleştirici buldum; dingin ve huzur yüklü; su berrak ve apaçık, hikayem için de oldukça elverişli.”

Kylli Sparre’in fotoğraflarında sadece dans unsuru var. Zamanda hareketsizce asılı kalan silüetler, zihnimizde donuk bir fotoğraf karesi olmaktan çıkıp hareketli bir film karesine dönüşüyor. Melankolik ya da sembolik diyebilirsiniz fakat o kendisini tamamen ‘spontane’ olarak tanımlıyor. Fotoğrafları, kasvetli bir kış gününün güneşli bir sunuma, umut dolu bir söyleme ya da nükteli bir anlatıma dönüşmesi gibi. Onun tablolarında her an her şey olabilir. “Tablolarım sık sık dalıp gitmeyle ilgili, zihnimden geçenleri görünür kılıyorum.” Hayal gücünü canlı tutmaya yarayan fotoğraflar, Sparre için sığınılası bir gök.

Fantastik bir dünyadan ilham aldığını söyleyen dışavurumcu sanatçı, içindekileri dört köşeli an hapsedicilerine dökme telaşında. Pastel ve sesi boğulmuş renklerle çalışmayı seven sanatçı, kimi zaman kafasındaki imajla yoluna devam ediyor, kimi zaman her şeyi bir kenara bırakıp o an içinden geçenleri resmediyor. Bazen patlayan renkler kullanarak, renkleri övgü yağmuruna tuttuktan sonra, fırçasını paletindeki pastel tonlara yöneltip içinden gelenin altını çiziyor.

“İnsanlara bir şey hissettirebiliyorsam, anlıyorum ki doğru yoldayım.”

Canon 5D MARK II ve photoshop programlarını tercih eden sanatçının çalışmaları genelde doğa temalı. Sparrek’e göre, doğal formlar banallikten bir hayli uzak. Doğru yolda olsa gerek ki, son zamanlarda Sparrek’e rağbet iyice artmış durumda. Şu sıralar Avrupa’nın dört bir yanına yayılan kareleri, Londra’daki ilk sergisiyle de geçtiğimiz sene görücüye çıkmıştı.

THE PICKS-