Jun 22 2015

LC:Men’in Bir Mesajı Var!


Erkek koleksiyonlarının en genç ve göze çarpan ayağı London Collections: Men hepimize bir mesaj verdi: Erkek modasına dair şu ana kadar tüm bildiklerinizi unutun!

Şahin Çakıroğlu

Modanın artık kadınlara özel olduğu günler geride kaldı, Londra 2012’de başlattığı sadece erkek koleksiyonlarından oluşan moda haftasıyla bunu bize kanıtlıyor. Bu sene 77 farklı defileyle sonlanan moda haftası sektörde büyüme açısından yüzde olarak kadın moda haftalarından çok daha ileride. Aslında bu rakam dünya genelinde de pek farklı değil. Kadın giyiminin elbette pazardaki liderliği inkar edilemez ancak erkek giyiminin son beş yıldaki büyüme hızı, önümüzdeki 10 yıl içinde bu farktan bahsetmemizi imkansız kılacak bir ivmeye sahip.

Peki Londra özelinde değerlendirirsek üçüncü senesini henüz tamamlayan bir moda haftası bu büyümeyi ve olağanüstü ilgiyi neye borçlu? Bir ülkenin sadece erkek koleksiyonu sergilediği moda haftasında 77 farklı koleksiyona podyum imkanı vermesi olağanüstü bir şey. Ama bundan daha olağanüstü olan 77 farklı tasarımcı/markanın koleksiyonlarıyla hazır bir şekilde moda haftasına katılabilmeleri belki de. Londra kendine has bir dinamizme sahip ve genç tasarımcılara fazlasıyla önem veriyor. Her ne kadar epey cesur tabir edebileceğimiz tasarımlarla karşılaşsak da, koleksiyonlardan model seçimine, Londra bize kendi sokaklarından tümüyle bağımsız, uç bir tablo sergilemedi. Londra farkını aslında bununla, yani direkt ve dürüst oluşuyla gösteriyor. Diğer oturmuş moda haftalarındaki çıtası çok yukarılarda olan beklentiden henüz uzak oluşu gençliğinden aldığı korkusuz yaratıcılığını göstermesini daha olağan kılıyor. Katılımcılar için tamamen muamma olan bir moda haftası düşünün, haliyle tüm moda emekçileri için de LC:M dört günlük neverland-wonderland arası bir deneyimdi.

İlginizi çekebilir: Beklenmedik Bir Moda Hikayesi

Koleksiyonlardan bahsedersek Topmen, Burberry, Alexander McQueen, Paul Smith ve Jimmy Choo gibi ağır toplarla beraber onlarca yeni tasarımcı ilk koleksiyonlarıyla podyumdaydı. İlk gün açılışı yapan Topman’in bol pantolonları ve bomber ceketleri bu sene de podyumdaydı. Sarah Burton, Alexander McQueen’in mirasını başarıyla devam ettirirken markayı ana hatlarından koparmadan romantizm algısını biraz daha değiştirdi. Sunduğu huzurlu deniz hikayesinde temel parçalar ipek ceketler ve cesur etek-pantolonlardı. 17. yüzyılda yaşamış Etiyopya’lı köle Malik Ambar’ın cinsiyet-ırk temelindeki hikayesi, Grace Wales Bonner’ın Afrika ve Hint temalı kıyafetleriyle hayat buldu. Alex Mullins’in baskılı plaj tshirtleri, Dunhill’in dresscode-gentlemen erkekleri ve daha sayması imkansız onlarca etkileyici ve eğlenceli koleksiyon dört gün içinde yoğun bir programla moda severlerin beğenisine sunuldu.

İlginizi çekebilir: Paris Moda Haftası

THE PICKS-