Dec 04 2012

Baskıların Prensi


O artık yükselişte olan bir tasarımcı değil. Erdem’in müthiş baskıları ve kesimleri, içinde hem karanlığı hem de aydınlığı barındıran yepyeni bir fantezi dünyası yaratıyor.

Sıla Güven

Erdem Moralıoğlu’nun Schiaparelli modaevinin başına geçeceği ve markayı yeniden kazandıracağı konuşuluyorken, aldığımız yeni haber kalbimizin heyecanla çarpmasına sebep oldu: Erdem, online satış mağazası MyTheresa.com’a dört parçalık bir kapsül koleksiyon hazırlamıştı. Koleksiyondaki yakut, zümrüt, ametist ve topaz parçaların bir araya gelmesiyle yaratılan bilezik, küpe ve yüzük, mücevher tasarımcısı Erickson Beamon işbirliğiyle hazırlanmış, yine aynı koleksiyona dahil olan fuşya rengi ayakkabılarda ise, tasarımcının uzun süredir birlikte çalıştığı ayakkabı tasarımcısı Nicholas Kirkwood’un imzasına sahipti.

Londra Moda Haftası’nın yıldız çocuğu Erdem, baskıların prensi olarak anılıyor. Onun dikkatli kesimleri ve zanaatkar ruhu, moda endüstrisinin şu an ihtiyacı olan şeyi karşılıyor. Erdem’in tasarım gücü şimdi çok yükseklerde. Edindiği bu sağlam yerin sebeplerinden biri de hiç şüphesiz, Michelle Obama, Sarah Brown, Samantha Cameron ve Olsen ikizleri gibi kıyafetlerini tercih eden güçlü isimler.

Tasarımcı, Royal College of Art’tan mezun olduktan sonra Diane von Furstenberg’in yanında staj yapıyor. Tasarımlarının baskın unsuru olan çiçek desenleri, Furstenberg’in parçalarının verdiği etkiyi yakalayabiliyor. Tasarımcı, genellikle doğadan ve yaşam savaşından, bazen de felaket filmlerinden esinleniyor... Kıyafetleri karanlığın içindeki ışığa ve güzelliğe ayna tutuyor. Kelebek, kuş, çiçek, böcek baskıları ve renkleri, cennete açılan bir kapı gibi hissettiriyor.

Erdem trendlere körü körüne bağlı bir tasarımcı değil. Belki de bu yüzden moda endüstrisi onu bu kadar çabuk kabul ediyor ve destekliyor. Aslına bakarsanız, her şeyin bu kadar hızlı olmasına o bile inanamıyor, “Uzun bir süre her şeyin bir tesadüf eseri olduğunu düşündüm.”

Bir kadının nasıl görünmesi gerektiğini çok iyi biliyor Erdem. Keskin baskıları ve işli parçaları, onun bir detay delisi ve mükemmeliyetçi olduğunun bir kanıtı. Renkleri ve baskılarındaki kontrast ise köklerinin göstergesi: Kimya mühendisi Türk babası sebebiyle Kanada’da yaşıyorlar. Monet hayranı İngiliz annesi ise, Erdem ve kardeşlerini sanat galerilerine götürüyor, onları kitaplarla tanıştırıyor. O yüzden tasarımcı her seyahat ettiğinde, birbirinden son derece farklı iki ülkede müthiş zıtlıkları yaşıyor. Bir gün London Tower’da, bir gün İstanbul, Topkapı’da...

Markalarla birliktelikleri ve anti-trend koleksiyonlarıyla, mükemmel derecede odaklı bir şekilde ilerliyor. O artık yeni doğan bir tasarımcı değil. Erdem şimdi, sıradaki adımının ne olacağını hesaplıyor.

THE PICKS-