Jan 16 2007

Maarten Baas


İkinci el ve Ikea mobilyaları yakarak adını duyuran Marteen Baas, kil sandalyeleriyle de çok konuşuldu. Tasarım dünyasının hızla yükselen ismi anlatıyor...

Berra Yurtman

Maarten Baas tasarım dünyasında sınırları zorlayan bir isim. Hollandalı tasarımcının serüveni 2002 yılında Eindhoven Tasarım Akademisi’nde hazırladığı mezuniyet projesiyle başlıyor. 28 yaşındaki genç tasarımcı ‘Smoke’ adlı mezuniyet projesinde, internetten satın aldığı ikinci el Barok stili mobilyalar ile Ikea sandalyelerden oluşan bir grup mobilyayı önce ateşte yakıyor daha sonra ise her birinin yüzeyini dayanıklı bir tutkal ile kaplıyor. Yarı yanmış mobilyalardan oluşan Smoke koleksiyonu, Hollanda’nın popüler mobilya firması Moooi’nin dikkatini çekince; Maarten Baas dünya çapında kısa sürede üne kavuşuyor. Kilden yarattığı mobilyalar ile tasarım tutkunlarını bir kez daha şaşırtan Maarten Baas, son olarak New York’taki Gramercy Park Hotel için ürettiği mobilyalar ile tasarım gündemini meşgul etti.

 

Tasarımcı olmaya ne zaman ve nasıl karar verdiniz?

15 yaşımda arkadaşımın evinde bir sandalyenin kabataslak çizimini görmüş ve bunu bir iş olarak yapmanın keyifli olabileceğini düşünmüştüm.

Tasarımlarınızdaki ilham perileriniz neler?

Müzik, videolar ve doğa.

Tasarımın en çok hangi aşamasından keyif alırsınız?

Zımparalama ya da cilalama gibi aptal işlerle uğraşmaktan. Yanlış bir şey olma ihtimali yok, böylece de üzerinde çok fazla düşünmenize gerek yok. Benim için en iyi kısmı bu.

Hiç tasarlamayacağınız bir şey var mı?

Bir şeyi tasarlarken ne yaptığıma dair bende bir his uyandırması lazım. Bir sandalye tasarlıyorsam; daha iyi, daha hoş ve daha güzel olacağını düşündüğüm için tasarlarım. Bana göre çoğu ürün sadece ‘bir diğeri’nin benzeri. Ben ‘diğerine’ benzeyen bir ürün tasarlayamam. Eğer biri benden bir vazo tasarlamamı isterse ve ben gerçekten kendimde bir his uyandıran bir vazo düşünemezsem, o ‘diğer’ vazoyu tasarlamam. Bu durumda hiçbir şey yapmamayı tercih ederim; bu düşünmek için epey vakit kazandırır.

Tasarımlarınızı nasıl tanımlarsınız?

Ben herhangi bir şeyi tanımlamayı sevmem. Tasarımlarımın vurguladığı ya da vurgulaması gerektiği şeylerden biri de; herhangi bir tanımı yok etmek ve insanları belli kalıplardan uzaklaştırarak bakmaya davet etmek. Tasarımlarıma sadece beğendiğiniz ya da beğenmediğiniz bir şey olarak bakın, yeni bir şey olarak görün, ama tanımlamayın. Hem sadece benim işlerimi değil, hiçbir şeyi tanımlamayın.

Favori tasarımcılarınız hangileri?

Jurgen Bey, Bertjan Pot ve Marti Guixé.

THE PICKS-