Jul 31 2013

Marina Abramovic Sanat Müzesi


Performans sanatının ‘büyükannesi’ Marina Abramovic, kendi adını taşıyan sanat merkezi MAI’nin tasarım ve içerik detaylarını sanatseverlerle paylaşıyor. Sanatçının küçük bir ricası da var: Azıcık bağış yapar mısınız?

Itır Yıldız

Ünlü performans sanatçısı Marina Abramovic, 40 yıllık kariyeri boyunca bedeninin sınırlarını zorlayan çalışmalarla sanat dünyasında adını duyurmuş kuraldışı bir isim. Geçtiğimiz yıl kendi adını taşıyan sanat müzesinin tasarımı için uluslararası mimarlık ofisi OMA (Office for Metropolitan Architecture) ile anlaşan sanatçı performans, film gösterimi, opera, tiyatro ve dansa uzanan bir kültür merkezinin ilk adımlarını atmış; projenin detayları basında yer almıştı.

Merkezin adı ‘Marina Abramovic Institute for the Preservation of Performance Art’ (MAI) olunca, burada yapılması planan etkinliklerin ve atölyelerin biraz farklılık taşımasını beklemek yanlış olmaz. Odağında bedenin ve zihnin dayanıklılık sınırları, birey ve toplum ilişkisi olan ve bu meseleleri kariyerinin ilk yıllarından bu yana ele alan sanatçı kendisinin aktör, karşısındakinin ‘öğrenci’ ya da ‘seyirciden’ ziyade ‘katılımcı’ olduğu bir model üzerinde duruyor.

OMA tarafından New York, Hudson’daki eski bir tiyatrodan dönüştürülecek performans enstitüsü, performansların saatler, hatta günler gecelerce sürmesini olanaklı kılan bir yapıya sahip. Sanatçıyla katılımcı arasında kurulacak ilişkiye ve etkileşime göre şekillenen tasarımda uzun saatler süren performans sırasında uykusu gelen katılımcının tekerlekli sandalyelerle sessiz bir alana götürülmesini de içeren detayları kapsıyor.

Ziyaretçileri, kendi gündelik hayatları dışında bambaşka bir dünyaya davet eden bu merkez fiziksel egzersizler, meditasyon, kitap okumak, geleneksel pasif performanstan katılımcının da aktif olarak içinde yer aldığı, fiziksel ve zihinsel dayanıklılık odaklı performanslara kadar türlü deneyimler sunuyor.

“Değişmeden çıkmayacaksınız”

Sanatçının, merkezin inşası için sanatseverlerden bağış talebinde bulunduğu ve merkezi anlattığı videoda ‘değişim’e yaptığı vurgu ilgi çekici. Sanat için gelen katılımcıların performansla birlikte değişecekleri; buraya harcadıkları zamanın karşılığında hayatlarının her alanına yansıtacakları eşsiz bir deneyimle buradan ayrılacakları iddiası, başka birinin ağzından çıkmış olsa sanatla özdeşleştirilmiş basmakalıp ifadeler algısı yaratabilirdi. Ancak 70’lerde performans partneri ve aşkı ‘Ulay’ Uwe Laysiepen’le bir kapı girişinde karşılıklı çırılçıplak durarak sanatseverleri sınadıkları, yıllar sonra Abramovic’in Venedik Bienali’nde kanlı hayvan kemiklerini temizleyerek savaşı kınadığı ve MoMA’da üç ay boyunca bir masada çok sayıda izleyiciyle teker teker karşılıklı olarak hiç konuşmadan bakıştığı performanslarını sıraladığımızda kendi deyişiyle bu ‘yeni fikirler laboratuarının’, yani MAI’nin uzun soluklu performans deneyimleriyle bilim, sanat ve teknolojide yenilikleri tetikleyecek bir rol üstleneceği savı samimi görünüyor.

Sanatçının geçtiğimiz günlerde, yaratıcı projeler için bağış toplanılan bir platform olan kickstarter’da kampanya başlatması çeşitli tartışmalarla gündeme taşındı. Kampanya için hazırlanan yukarıdaki videoda Abramovic, projenin tamamlanmış şekli üzerinden izleyicilere enstitüde minik bir tur attırıyor ve projenin detaylarını paylaşıyor. Şu an bağış toplama aşamasındaki MAI’nin 2014 yılının sonlarına doğru açılması bekleniyor. 

THE PICKS-