Nov 26 2012

Maryam Keyhani


Torontolu takı tasarımcısı Maryam Keyhani, sanat eğitimini zamansız parçalar yaratmak için kullanıyor.

Sıla Güven

“Farklı maddelerin alabildikleri değişik şekiller; ipeği sert bir görünüme bürümeye çalışmak; ya da tam tersi bir materyali başka bir şekle sokabilecek olma fikri bana her zaman şaşırtıcı gelmiştir,” diyor Keyhani. Tüm dünyada seçkin butiklerde satılan koleksiyonundan önce, sanat okulunda heykel okuyor.

Ontario College of Art and Design’dan mezun olan Keyhani, Art Basel Miami’de, Fashion Magazine’de ve styling asistanı olarak çeşitli markalarda çalışıyor. Özel yapım sofistike mücevherler yapmaya karar verdiğinde, stüdyosunu kuruyor. New York’tan tedarik ettiği ışıldayan kumaşlarla, metali, altını, incileri birleştiriyor. Bayan Keyhani, sanatsal yaratımlarını anlatıyor. 


Yaratıcılık sürecinizde bir sanatçı gibi mi düşünüyorsunuz yoksa bir mücevher tasarımcısı gibi mi?

Her zaman bir sanatçı olmak istemişimdir. Daha doğrusu sanatı sevmişimdir. Ama aynı zamanda modaya da meraklıydım ve yaratmak istediğim “bugünden” parçalardı. Şimdi bu iki aşkı aynı yerde eritiyorum. Fakat biraz da pop ekliyorum.

Son koleksiyonunuzdan bahseder misiniz?

İlhamımı cennet kuşlarından ve onların eşsiz ve büyüleyici renklerinden aldım. Onların güzelliklerini ve eşsizliklerini yansıtmak istedim. Ana maddeyi metal kullanarak, ipek ve incilerle bir araya getirdim.

Aslında Tahran doğumlusunuz. Bu sizi artistik olarak nasıl etkiliyor? İlhamınızı nelerden aldığınızdan bahsedebilir misiniz?

Yaratıcı işlerle uğraşan herkes bilir ki, devamlı olarak etrafınızda olan bitenleri görsel olarak hissedersiniz. O yüzden ilham almak için tek bir yer ya da bir zaman seçmek zordur. İlham her zaman, her yerdedir. Bir gün Tahran’dır, diğer gün Toronto.

Yarattığınız parçalar son derece ayrıntılı. Yapılması çok uzun sürüyor olmalı. Bir parça kaç saatinizi alıyor?

Gerçekten de çok zaman alıyorlar. Onların üzerinde birer sanat eseri, bir heykel gibi çalışıyorum. Çalışma anları biraz acılı ama aynı zamanda da çok heyecan verici. Her biri el yapımı ve yaklaşık olarak 7-8 saat arasında bir zamanı alıyor. Daha detaylı parçaların yapımı 15 saate çıkabiliyor.

Çalışma ortamınız nasıldır?

Çalışma alanım biraz kaotiktir! Ama aslına bakarsanız organize bir karmaşıklığın hakim olduğunu söyleyebilirim. Çünkü neticede aradıklarımı dev kağıt yığınları arasında bulabiliyorum!

Bize kolyelerinizi nasıl giyebileceğimize dair birkaç ipucu verebilir misiniz?

Bana soracak olursanız takılar kimliğinizi anında ve çok etkili bir şekilde değiştirebilirler. Ben klasik parçalar giyiyorum ve bu yüzden görünümüme biraz heyecan katabilmek için yarattığım mücevherleri takıyorum.

Bu arada stilinizle de konuşulduğunuzu eklemeliyiz. Stilinizi nasıl tanımlarsınız? Nasıl alışveriş yaparsınız?

Kesinlikle içimden geldiği gibi alışveriş yaparım! Genellikle kıyafetleri denemem. Bu arada mutlaka yalnız olmalıyım. Bence stiliniz nasıl olursa olsun, önemli olan karakterinize sadık kalmanız. Sanırım bu yüzden aksesuarları seviyorum. Ah, bu arada şapkalara bayılıyorum!

En sevdiğiniz şehir neresi?

Berlin ve Toronto.

Seyahat ederken çantanızda mutlaka bulunması gerekenler nelerdir?

Beyaz bir gömlek, cilt bakımı ürünlerim ve şapkalarım.

Paris’e sık gittiğinizi biliyorum. Şehirde sizi neler çekiyor?

Binaların müthiş renkleri ve dokuları beni büyülüyor. Yaşları ileride olan hanımefendilerin doğal zarafetleri bana harika bir stil ilhamı veriyor. Öte yandan pahalı olmayan şaraplar ise müthiş!

THE PICKS-