Apr 22 2014

Merve Morkoç


İstanbul’un genç ve etkili sanatçısı Merve Morkoç, Galerist’teki ikinci kişisel sergisi 2+1’le son dönem çizimlerini sunuyor.

Zeynep Erekli

1986 doğumlu Merve Morkoç, İstanbul çağdaş sanat piyasasının sevdiği bir isim. Nasıl olmasın ki? İlhamını sokaktan, duvar resimlerinden, dövmelerden, hareketten ve ham gençlik enerjisinden alıyor. Galerist’teki ‘2+1’ isimli ikinci kişisel sergisinde resimler, uyarlamalar ve iki tane yerleştirme yer alıyor. “Son üç senemi geçirdiğim dönemin ufak bir özeti,” dediği çalışmalarda çeşitli malzeme ve teknikler kullanmış; güzel ve çirkinin suretini, aynı beden ve yüzeyde birbirini itmeyen bir ahenkle buluşturmuş. Şu sıralar gündemdeki en ilgiye değer sergilerden biri. 17 Mayıs’a kadar Galerist Tepebaşı’nda.

 

Son kişisel sergin ‘Yüzükoyun’, 2011’deydi. O dönemden bugüne nasıl geçti zaman? Yeni temalar bulmak, yeni ilhamlar aramak uzun sürdü mü?

Galerist’teki ‘Yüzükoyun’ sergisinden sonra bir süre resim yapmadım. O dönem çok yoğun bir sergi programım oldu, üç kişisel sergim çok yakın tarihlerde gerçekleşti ve karmalar da cabası... Sonraki dönem eskizler, notlar, sesli düşünmelerle geçti. Bir adım geri atıp, seri üretimden uzaklaşıp zamanımı düşünmeye ayırdım.

 ‘2+1’in arkasındaki fikri bir de senden dinleyebilir miyiz? Bu sergi ne üzerine?

Bu sergi son üç senemi geçirdiğim dönemin ufak bir özeti aslında. Üç sene içinde dört kez taşındım. Oturduğum evlerden biri yıkıldı, evsiz kalma endişesiyle apar topar ev bulmak zorunda kaldım. Biraz da içime kapandım, vaktimin çoğunu evde geçirdim. Ne yaptıysam, ne düşündüysem hepsi iki oda bir salon içerisinde gerçekleşti. Bu nedenle de serginin adını ‘2+1’ olarak seçtim.

Senin hayalindeki ev nerede ve nasıl bir ev?

Hayalimdeki, İstanbul’a ulaşılabilir bir mesafede ama yine de şehirden uzak, yeşilliklerin içinde müstakil bir ev.

Resimlerde bir kız var. Kim o kız?

Resimlerdeki kızlar anonim. Eskiden çoğunlukla kendimi çiziyordum, bundan biraz uzaklaşmak adına böyle bir yol seçtim. Oradaki kadınlar çevremizde gördüğümüz kadınlar; bir arkadaşımız, bir tanıdığımızın tanıdığı.

Bu serginde de daha önceki sergilerinde ve işlerinde olduğu gibi sokakların dili, internet, çağın ruhu... Bunlardan ilham alıyorsun. Bunu birkaç cümle ile açabilir misin?

Bu sefer sokak sergide pek yok çünkü sergi öncesinde ve aşamasında sokaktan biraz koptum. Normalde işlerimin çoğunu spreyle ve sokak tekniğiyle üretirdim, bunda da bir geri adım attım. 28 yaşında, İstanbul’da büyümüş bir gencim. Herkesin maruz kaldığı, bir birey olarak yoluna devam etme zorlukları; gelecek endişesi, bu kadar büyük görsel data havuzu içinde çizer olmak, çizim aşamasında beni yönlendiren noktalar diyebilirim.

Sergide kaç tane eser göreceğiz?

Sergide 13 resim, bu resimlerin altı ufak uyarlaması ve iki yerleştirme yer alıyor.

Bu eserler nerede üretildi, atölyen nerede?

Atölyem evimin bir odası, aynı zamanda yatak odam, orada yatıp orada üretiyorum.

Hangi malzemeleri kullandın ve neye göre seçtin?

Pastel aquarel ve marker ağırlıklı çalıştım. Yerleştirmelerde ordan burdan topladığım ve onları destekleyen ufak heykelciklerle birleştirdiğim parçalar var.

Bugün İstanbul’da yaşayan genç bir ressam için en büyük zorluklar neler sence?

En büyük zorluk başka bir işte çalışmadan ayakta durabilmek. Dikkati yaratmaktan uzaklaştırmayan işler bulup bununla hayatını idame ettirebilmek, herkes gibi ben de bu zorlukları yaşıyorum.

Son zamanlarda seni en çok etkileyen olay ne oldu?

Etkileneceğim olay ve konuları seçemem. Yaşadığınız her an sizde bir etki bırakır ve ancak ondan uzaklaştığınız ve kendinize sindirmek için zaman tanıdığınızda sizde bıraktığı etkileri görebilirsiniz. Bu sebeple liste de oldukça kabarık.

Son zamanlarda işlerini hayranlıkla takip ettiğin, en sevdiğin sanatçı kim?

Çok sanatçı var ama Femke Hiemstra, Aryz, Os Gêmeos, Andrew Hem aklıma ilk gelen isimler.

Kendini bundan 10 sene sonra aşağı yukarı nerede, ne yaparken hayal ediyorsun?

Kadiköy’de evimin bir odasında çalışmaya devam etmeyi hayal ediyorum.

THE PICKS-