Nov 06 2012

Minjun ve ‘Rahatsız Kahkahalar’


Çinli çağdaş sanatçı Yue Minjun, yarattığı gülünç kahkahaların ardında, derin bir duyarsızlığa işaret ediyor.

Zeynep Erekli

Dünyaca ünlü Çinli çağdaş sanatçı Yue Minjun, insanlığın doğasına ilişkin duyduğu endişeyi ve umutsuzluğu, ters bir köşeden bakarak tasvir ediyor: bir dizi histerik kahkaha görüntüsünden. Bu ünlü kahkahayı taşıdığı tuvalleri ile Minjun, en sıkı koleksiyonerleri kendine çekti ve eserleri önemli müzayedelerde çok yüksek fiyatlara çıktı. Hatta, onu bugünkü ününe kavuşturan işlerinden biri, Execution, 2007’de Londra Sotheby’s’de 2.9 milyon Sterlin’e alıcı buldu. Öte yandan, ün ve varlık, Minjun’un hayata ve insana bakışındaki karamsarlığı silemedi.

Paris’in en özgün sergi mekanlarından Fondation Cartier pour l’Art Contemporain, 14 Kasım-17 Mart, 2013 arasında Çinli sanatçının Avrupa’daki ilk büyük kapsamlı sergisine ev sahipliği yapıyor. Ününe rağmen, sanat dünyası içinde mütevazı bir çizgide yaşamayı ve üretmeyi seçen Minjun’un resimleri barındırdıkları canlı renkler ve rahatsız edici kahkahalarla ‘grotesk’ kavramını yeniden tanımlıyor. Hem günümüz Çin’indeki sosyal durumları hem de insanın modern dünyadaki gülünç hallerini ironik bir dille ortaya koyuyor.

1962’de Çin’in kuzeyinde yer alan yönetim bölgesi Heilongjiang’ın Daqing adlı şehrinde doğan Minjun, 1990’ların başında, Beijing yakınlarındaki bir sanatçı grubuna katıldı ve onu ünlü eden çizim biçimi ile kahkaha sembolünü o dönemlerde keşfetti

Minjun’un eserlerindeki portreler ardına kadar açılmış ağızları ve sımsıkı kapalı gözleriyle, dış dünyaya karşı son derece duyarsız maskeleri anımsatıyor. Bu basmakalıp ve ruhsuz gülüş, dünya ve insan arasına bir duvar örüyor; herhangi bir duygu ve düşüncenin sızmasını engelliyor. Bir dizi halinde art arda gelen kahkaha portreleri, bütün iletişim olanaklarını ortadan kaldırıyor. Bu kahkahaları yaratırken başlangıçta çevresindeki dostlarından ilham alan sanatçı, zaman içinde tek bir portre ve çizimde yoğunlaşmış: kendi suratı. Bütün tablolarda keskin çizgiler ve baskın renklerle ortaya çıkan bu suratın anlattıklarını izleyici dilediği gibi yorumlayabilir: Günden güne homojen hale gelen Çin toplumu; absürt bir dünyada insanın her şeye boyun eğen hali ya da daha da basiti, sanatçının kendine acıması.  Aptalca, saçma, şiirsel ya da trajik durumlar içinde betimlenen bu tuhaf figürler, içinde her şeyin mümkün olduğu ve absürtlüğün normalleştiği çizgi roman dünyasındaki karakterleri de andırıyorlar.

Sergi Minjun’un 1990 başlarından bugüne gelen süreçte yarattığı ve dünyanın dört bir yanındaki koleksiyonlardan toplanan 40’a yakın yağlıboya tabloyu bir araya getiriyor. Bu huzursuz edici, yer yer gizemli tabloları, tek bir mekan içinde bir arada görmek, Minjun’un görsel açıdan olağanüstü kuvvetli stiline hayran kalmak ve ilginç bir sanatçının dünyasına dalmak için harika bir fırsat. 

Sergi 17 Mart 2013 tarihine kadar ziyaret edilebilir.

THE PICKS-