Apr 26 2016

Moda Heykelleri


Sanatçı Marie Valognes, heykellerle insanları karşı karşıya getirip "pişti!" diyor. Mise En markasının yaratıcısı, iki resim arasında bir diyalog oluşturarak çift taraflı bir özgürlük sunuyor.

Zeynep Gür

Modellerin attığı her adımın sanatta ve fotoğrafçılıkta bir karşılığı olduğu aşikar. Belki de bunun tek nedeni defilelerin modanın kural bilmez kalıplarına sığmayışı... Her şey bir yana, ‘moda’ sanat mı tartışmasına henüz kesin bir yanıt bulunamasa da sanata ilham verdiği kesin.

Bizimle aynı kanıda olan sanatçı ve fotoğrafçı Marie Valognes, heykellerle insanları karşı karşıya getirip 'pişti' olmalarına sebep oluyor. Dalston’s TFC marketinden aldığı lezzetli bir sosisi kese kağıdı yardımıyla aykırı bir Vetements görünümüne çeviren, Big Sur marketinden aldığı su yosununu Yohji Yamamoto’yla aynı kotada buluşturan dahi sanatçı bu fikir seline geçen sene kapılmış. “Bu bir iletişim biçimi, görsel bağlantılar kurmayı, iki resmin arasında bir diyalog oluşturmayı ve bu diyaloğun da her kişide farklı şekillerde yankı bulmasını seviyorum" diye de ekliyor. Moda, sanat ve fotoğraf üçgenini en dar açılarda birleştiren bu sıradışı tasarımcının işlerine gelin hep birlikte göz atalım.

 

Marie Valognes'nin gözünden:

Gucci: “Renkler ve kumaşlar bana banyo yaparken kullandığımız aksesuarları hatırlattı."

 

Marques’Almeida: “Burada beni etkileyen şey kafesinden çıkmaya çalışan azılı dokular oldu.”

 

Noir Kei Neinomiya: “Akşam yemeklerinin sonunda o masanın halini düşünün; tabaklardaki artıkları ve amansız dağınıklığı... Bu konseptin still-life'a uyarlanışı rastgele bir tavır sergiliyor.”

 

Yohji Yamamoto: “Her şey bir bütünün parçası, tek bir kelimenin dahi cümle gücünde olması gibi.”

 

Vetements: “İki parça arasındaki dokusal farklılık destansı.”

THE PICKS-