Jan 05 2015

Neden Tokyo?


Fransız modaevi Dior’un görkemli Tokyo çıkartmasının yankıları devam ediyor. Ancak kafaları meşgul eden Dior’dan çok Tokyo.

Şahin Çakıroğlu

Geçtiğimiz ay Fransız modaevi Christian Dior pre-fall defilesini Tokyo’da gerçekleştirdi. Başta şaşkınlık yaratan bu seçim dünyanın her yerinden editörleri, tasarımcıları ve blogger’ları Tokyo’nun dinamik atmosferinde bir araya getirdi. Sumo Güreş Stadyumu Kokugikan’da gerçekleşen defileden tüm modaseverler memnun ayrıldı, Dior kimseyi şaşırtmadı. Ancak defiledeki birkaç ayrıntı dışında herhangi bir Uzakdoğu  veya Japon esintisi yoktu, son derece modern hatta fütüristik detayları olan bir koleksiyon ortaya çıkardı lüks moda evi. Dior, Tokyo seçimini tamamen farklı bir nedenle yapmıştı. Son yıllarda sadece Dior’un değil, diğer büyük modaevlerinin de farkına vardığı bir potansiyel var Japonya’da. 2004 yılında en büyük butiğini Tokyo’da açan Chanel bu potansiyelin erken tanıklarından. Peki neden Tokyo?

Tokyo’nun yeni bir moda merkezi haline gelmesi şaşırtıcı değil. Japonya dünyanın üçüncü büyük ekonomisi. Alım gücü olarak pazarda dikkate değer bir yere sahip. Çin’i aksesuar, Amerika’yı da hazır giyimde önde düşünürsek, Japonya bu ikisinin mükemmel kombinasyonu. Ancak Dior, Chanel ve Louis Vuitton gibi büyük modaevlerinin ekonomik çıkarlarından daha çok üzerinde durdukları konu her zaman için itibarları olmuştur. Bu noktada Japon tüketici bu tür markalar için tüm niteliklere sahip; seçiciler ve gelenekten gelen kaliteyi anlıyorlar. Dior’un sadece Japonya’da 27 butiğe sahip olmasının başka bir açıklaması olamaz.  Açtıkları mağazaların yanında büyük moda etkinliklerini de burada gerçekleştirmeleri sadık Japon tüketicilerine verdikleri değeri göstermeleriyle alakalı.

Bir ilham kaynağı olarak Tokyo

Tokyo’nun fütüristik ve dinamik havası da hesaba katmamız gereken etkenlerden. Hiç sönmeyen ışıkları altında şehrin her yeri ayrı bir ilham kaynağı. Bu da büyük tasarımcıların koleksiyonlarını daha zevkle sunmalarını sağlıyor. Artık Batı’nın sıkılmak üzere olduğu oryantalist çekicilikten fazlası var Japonya’da; Uzakdoğu cazibesinin modernizmle kusursuz birleşimi.

Henüz Tokyo ile ilgili büyük yargılara varmak için erken. Paris, New York, Londra gibi şehirlerin sanat ve moda konusunda beslendikleri kaynaklar Japonya’yla kıyaslandığında daha kuvvetli ve eski. Tokyo için ünlü tasarımcıların bekleme yapmaktan hoşlandıkları bir durak diyebiliriz. “Tokyo bir Paris olur mu?” sorusu ise şu an için rafta.

THE PICKS-