Apr 18 2014

Alışılmışın Dışında


Central Saint Martins mezunu genç bir tasarımcı, İngiltere’nin diğer genç ve ileri görüşlü yetenekleriyle birlikte NEWGEN grubuna katılıyor. Bu taze kan, 23 yaşındaki Alex Mullins.

Sıla Güven

Onun bu zamana kadar yarattığı koleksiyonlar, eşsiz, eğlenceli ve alt kültüre ayna tutuyor. İlhamını teddy boy’lardan, modlardan, piksel baskılardan, yumurtalardan ve peynirden, Temel Reis’ten, kovboylardan, 60’lar psikedelisinden, Orta Çağ kıyafetlerinden, sanatçı Jim Drain’den alıyor. Temaları takip etmekten hoşlanmıyor. Mesela ‘deniz’ temasını sıkıcı buluyor ve dolayısıyla çizgili tişörtlerden hoşlanmıyor. Tahmin edeceğiniz üzere o da, "Başlarım modasına!" diye takılan şu asi genç tasarımcılar gibi. O da mezun olduktan sonra güzel sanatlarla uğraşmak isteyenlerden. Onu eşsiz ve enteresan yapansa, bu hissi hala içinde barındırıyor olması.

Okuldayken önce kadın giyim yapmak istiyor, sonra fikrini değiştiriyor, baskılara kafayı takıyor, renklerle ve illüstrasyonlarla oynuyor ve sonunda erkek giyimine karar veriyor. Erkek giyimi yapmasına annesi sebep oluyor. Tamam, belki de tam olarak öyle olmuyor ama psikolojik olarak bir şeylerden etkilendiği doğru olabilir: Annesi bir moda öğretmeni. Dolayısıyla küçüklüğünde hep defilelere gidiyor. Her yıl aynı şeyleri görmekten sıkılıyor; büyük etekler, küçük siyah elbiseler... O daha fazlasını görmek istiyor. Erkek giyimini de, daha fazlasını görmek için seçiyor. 

Onun giysileri günlük giyilebilecek parçalar değil. Birçoğu gösteriş üzerine tasarlanmış. Mesela üzerlerinde püskülleri var... Ama bazılarıysa, genç ve heyecanlı genç jenerasyon erkeklerine göre; çizgili gömlekler ve fırfırlı yelekler. Erkekler için eğlenceli fikirleri var ve koleksiyonlarının ciddi değil, eğlenceli olmasını istiyor. Aynı, zamanında yanında staj yaptığı Jeremy Scott ve Diane Von Furstenberg koleksiyonları gibi.

Mullins’in işlerinin lüks ve couture tekniklerini bir tutam espri, alışılmadık kumaş kullanımlarıyla ayakları yere basan bir hale getirdiğini ve modaya olan otantik ve artistik yaklaşımını görmek, gelecek işlerini merakla beklememiz için ateşleyici bir güç oluyor.

 

 

THE PICKS-