Oct 08 2015

Paris Moda Haftası


Dokuz gün boyunca süren bir moda haftası ve onlarca muhteşem defile, koleksiyonlar, şovlar ve son haberlerle Paris Moda Haftası!

Şahin Çakıroğlu

Dokuz gündür aralıksız süren moda şöleni nihayet sonlandı. Paris Moda Haftası sonlanırken, haftalardır kıtalar arası sürüklenen yorgun moda emekçilerinin ve biz modaseverlerin konuşacağı tonla malzeme bıraktı. Oturup Paris Moda Haftası’nı herhangi bir koleksiyona ya da tasarımcıya haksızlık etmeden özetlemeye çalışmak kesinlikle imkansız. 9 gün ve 80’den fazla profesyonel dev modaevinden söz ediyoruz. Her koleksiyon çok değerli, herbiri oldukça cesur. Ancak bu sene Paris’te ne oldu dersek, üç kelime belki bunu özetler; lüks, gelenek ve teknoloji.

Bu sene podyum aynı zamanda tasarımcıların sosyal mesajlar verdiği bir yere de dönüştü -tabii Kanye West’in ‘straight’ olduğu için moda dünyasında dışlandığını iddia etmesinden asla bahsetmiyoruz. Kardashianlar ve ‘ahbapları’ tamamen ayrı bir konusu moda haftalarının; podyumlara, sahne arkalarına ve front row’lara sinsi sinsi sızışlarını ayrı bir yazıda inceleyebiliriz. Rick Owens’ın ‘kadın giyen kadınlar’ temalı çalışmasıyla modellerini üst üste podyuma salması biraz ağır kaçsa da Kawakubo’nun güç sahibi kadınları temsilen cadılarla ortaya çıkardığı Comme Des Garçon serisi etkiliydi.

Chanel türbülansa girer mi?

Lüksten bahsedersek, Karl Lagerfeld'in podyumu kocaman bir havalanına dönüştürdüğü Chanel defilesi ilk sırada geliyor. Gerçi Karl bu tarz büyük şovlarla hayal gücümüzün sınırlarını zorlamayı pek seviyor; bunun örneklerini kumarhane, bistro, süpermarket ve hatırlarsak 2012’de birinci sınıf koltuklardan oluşan bir jete dönüşmüş podyumla da göstermişti. Nihayet bu sene jetin kalkması için gerekli olan Chanel Havaalanı’nı ve Havayolu’nu da koleksiyonuna ekledi. Zira Karl’ın yeni favorisi Kendall Jenner valiziyle podyumda uçmaya hazırdı.

Snapchat’in moda çıkartması

Sadece Paris’te değil, geçtiğimiz tüm moda haftalarında bu senenin sürprizi etkin snapchat kullanımıydı, farklı bir livestream tadı veren ve oturduğunuz yerden dünyanın en önemli moda haftalarının backstage’lerindeki sürprizleri bile görmenizi sağlayan uygulama son derece sistemli ve etkin bir şekilde kullanıldı. Sosyal medya uygulamaları moda dünyasının en etkili PR yöntemi; Balmain’in instagram hesabındaki hareketlerin toplamının Birleşik Krallık’ın nüfusunu sollaması bunun en büyük kanıtı. Bu minik halka arz çalışmalarını, lüks modaevlerinin kendilerini halka direkt tanıtma ya da ulaşılabilirliklerini kolaylaştırma adımı olarak yorumlamak mümkün.

En akılda kalan şovlardan biri de açık ara önde olan Chanel defilesinden sonra Hussein Chalayan’ın podyumdaki sağanak yağışıyla modellerin üzerindeki kıyafetleri eritmesiydi.

2016 İlkbahar/Yaz

Peki 2016 ilkbahar-yazında bizi moda dünyasında neler bekliyor? Paris açık bir şekilde cevabını çeşitlilikten yana kullandı. Trendlerden çok bu sene geleneğin önemini ve modanın ne kadar sanatla iç içe geçtiğini anladık. Çoğu mekan hazırlıklarında sanatçı-tasarımcı işbirliklerini görmek mümkündü. Stella McCartney geometrik desenlerin öne çıktığı, kelimenin tam anlamıyla akıp giden, hareket, renk ve enerji patlamasından ibaret bir koleksiyon sundu. Sarah Burton, McQueen mirasının haklı sahibi olduğunu kanıtlarken, koleksiyon adeta sanat eserinin giyilebilen türden bir örneğiydi. Maison Valentino’nun patchwork tadında etnik elbiseleri son günün bombasıydı.

Balmain’in, 80’lerin Paris gece hayatına vurgu yapan serisi, lüks modaevinin genç direktör Olivier Rousteing ile ne kadar gençleştiğini kanıtladı. Hedi Slimane önderliğindeki favorimiz Saint Laurent defilesi her zamanki gibi muhteşem bir playlistle akarken aklımız birbirinden cool ceketlerde kaldı. Louis Vuitton’un dijital çağa gönderme yaptığı bilimkurgu sahnelerini aratmayacak şovu, punk anime ve manga temalarıyla doluydu.

Paris sayfalara sığamayacak bir moda şöleni sundu, önümüzdeki aylarda üzerine konuşulacak bolca malzeme bırakırken moda dünyasının çıtası yine bir kat yükseldi ve tabii gelecek şovlardan beklentiler de. 

THE PICKS-