Mar 05 2013

Punk Couture


Metropolitan Museum of Art bünyesinde moda sergilerine yer veren The Costume Institute’un 2013 sergisinin konusu Punk akımı ve moda ilişkisi.

Heval Okçuoğlu

Modada evvelden beri varolmuş punk etkisinin kökenine inmeyi amaç edinen The Costume Institute, ‘Punk: Chaos to Couture’ konulu sergisiyle senenin trendini yaratıyor. Geçtiğimiz sene ‘Schiaparelli and Prada: Impossible Conversations’ sergisi büyük ses getiren enstitü bu yıl 1970’lerden bu yana modayı etkileyen en büyük akımlardan biri olan punk’ın yadsınamaz etkisini kendisine konu olarak seçiyor. 6 Mayıs’da yapılacak olan geleneksel The Costume Institute Yardım gecesi ile de pekişecek olan etkinlik, Rooney Mara, Lauren Santo Domingo, Riccardo Tisci ve komite başkanı Anna Wintour gibi esaslı isimlerin üzerinde benzersiz punk etkileşimli kostümler görmemizi sağlayacak.

The Costume Institute küratörü Andrew Bolton, “Punk her zaman moda üzerinde tahrik edici bir etki yarattı. Punk’ın demokrasisi modanın otokrasisine zıt olsa da, tasarımcılar akımın genç ve asi tavrını ve agresif gücünü yakalamak için her zaman punk estetiğini dile getirmeye çalıştı.” diyor. The Metropolitan Museum of Art CEO’su ve yöneticisi Thomas P. Campbell ise bu etkiyi “Punk karakteristiğini teşkil eden farklı referanslar Dada ve postmodernizm gibi sanatsal gelişmelerle beslenir bu sebeple bu gibi hareketlerin daha geniş çaptaki faaliyetlerini konu alan bir müzede bir sergi yapmak çok mantıklı.” sözleriyle destekliyor.

New York ve Londra sokaklarından çıkagelen akımın atölyeler ve podyumlarda yer bulmasını konu alan bu sergi, kadın ve erkek için yaratılmış 100 kadar tasarımı bir araya getiriyor. 1970’lerin ortalarından orijinal punk materyallerle günümüz moda şovlarında, haute couture ve hazır giyimde punk sembollerinin nasıl ödünç alındığını yan yana sunan sergi, geleneksel payetlerin çengelli iğnelerle, tüylerin jiletlerle ve boncukların zımbalarla yer değiştirdiği bir dünyayı anlatıyor. Punk’ın ‘kendin yarat’ kavramı couture’ün ‘birebir ölçülen’ zihniyetinin bu anlamda karşıtı olarak sunuluyor.

Sergide ziyaretçiler punk için kullanılan materyalleri ve teknikleri geniş bir multimedya galeri tecrübesiyle elde edebilecekler. Sergi farklı kategorilere ayrılan altı bölümden oluşuyor. Bölümler arasında 70’lerin ortasındaki New York ve Londra’da The Ramones, Sex Pistols ve The Clash gibi ikonik punk gruplarını içeren ‘Rebel Heroes’, Malcolm McLaren ve Vivienne Westwood’un Londra’da King’s Road’da yer alan ve punk’ın bir moda akımı olarak görülmeye başlamasının çıkış noktası olarak kabul edilen butiklerini konu alan ‘Couturiers Situationists’ mevcut. Sosyal realizm ve sanatsal ifadenin punk’ın görsel kodlaması aracılığıyla bir araya geldiği bir dönemi yansıtan butikten grafik ve moda örnekleri, ‘Let It Rock’, ‘SEX’ ve ‘Seditionaries’ seçkisinden örneklerle zenginleşiyor.

Yine punk’ın haute couture el işçiliğine karşı olan duruşunun betimlendiği ‘Pavilions of Anarchy and Elegance’, zımbaları, sivri uçlu demirleri, zincirleri, fermuarları, asma kilitleri, çengelli iğneleri ve jiletlerin haute couture’de kullanımını örnekleyen ‘Punk Couture’ ve geri dönüşümlü materyallerden oluşan trash couture’e yer veren ‘D.I.Y Style’ bölümleri ise punk brikolajının değer sistemini çöp kültürü üzerinden değerlendiriyor.

Son olarak kesme biçme doğrama ile dekonstrüksiyonu konu alan ‘La Mode Destroy’ bölümüyle sergi modayı senelerce ele geçirmiş ve etkisi hız kesmeden her zaman devam edecek olan bu dev akıma kapsamlı bakış sunmayı amaçlıyor.

Sergide yer alan 55 tasarımcının arasında Vivienne Westwood başta olmak üzere, Azzedine Alaïa, Yohji Yamamoto, Miguel Adrover, Haider Ackermann, Christophe Decarnin (Balmain), Brian Kirkby (Boudicca), Hussein Chalayan, Gianni Versace, John Galliano, Jean Paul Gaultier, Nicolas Ghesquière (Balenciaga) gibi pek çok isim var.
        
9 Mayıs’ta açılacak olan sergi 11 Ağustos’a kadar görülebilir.

THE PICKS-