Jan 15 2016

Revenge


Bebeköy Backyard, “Flashback” projeleri adı altında düzenlediği ikinci sergide, genç ve başarılı sanatçı Sarp Kerem Yavuz'u misafir ediyor.

Zeynep Gür

Cinsiyetçi, şiddetsever ve homofobik zihniyete kafa tutan bir manifesto! Sanat dünyasının taze kanı Sarp Kerem Yavuz’un işleri bir başkaldırı, meydan okuma ve totaliter rejimlere karşı dik bir duruş niteliğinde. Fotoğraf ve video işleri geçtiğimiz iki yılda dört farklı kıtada, 20 ayrı sergide gösterilen Sarp Kerem Yavuz için bunların hepsi sadece bir başlangıçtı. İstanbul Modern’de çalışmaları sergilenen ve müzenin fotoğraf koleksiyonuna katılan ‘en genç sanatçı’ ünvanına ulaşması ise bunun en büyük kanıtı. ‘In the Closet’, ‘Maşallah’ ve ‘Revenge’ gibi fark yaratan çalışmalarıyla kendisini müziğin akıcı notalarına ve sanatın kabullenici doğasına bırakan genç yeteneğin ismini ileride sık sık duyacağınız kesin.

Şu sıralar Bebeköy Backyard’daki solo pop-up sergisi ‘Revenge’in heyecanını yaşayan Sarp Kerem Yavuz’la mini bir röportaj gerçekleştirdik. 

 

1)      Biraz kendinden bahseder misin?

1991 yılında Paris’te doğdum. ABD’de Oberlin College’de Siyasal Bilgiler ve Sanat okuduktan sonra fotoğraf yüksek lisansımı School of the Art Institute of Chicago’da tamamladım. Geçtiğimiz iki sene boyunca, çeşitli görselleri projektörle yansıtıp, karanlıktaki insan bedenini görünür kılmaya yöneldim. Bu serilerden biri geleneksel Osmanlı desenlerini kullanarak işler ürettiğim Maşallah, İslam geleneği ve günümüz politikasıyla ilintili. Öteki serim REVENGE’de, Japon animeleri, pop art elementleri ve çok sayıda şiddet unsuru yer alıyor.  

 

2)      REVENGE ve Maşallah’ın ardındaki ilham kaynağın nedir?

Osmanlı’dan günümüze miras kalmış, Türk toplumunun cinsiyetçi, homofobik ve totaliter rejimi kucaklayan zihniyetine Maşallah’ta kullandığım çıplak erkek modelleriyle meydan okumaya çalıştım. Yeniden yorumlanmış ve tehlikeli boyutlarda idealize edilen bir Osmanlı modeli var Türkiye’de artık; yozlaşmamış ve kusursuz. Maşallah serisindeki figürleri karanlıkta aydınlatmak için, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın çeşitli yayımlarından taradığım Sultanahmet Camii’nin, Ayasofya’nın duvar desenlerini kullandım. İslam geleneğinde insanı resmetmek günah, dekoratif sanatlar ve çininin bu kadar gelişmesinin en büyük sebeplerinden biri de bu. Bahsettiğim bu tabuyu, tabunun kendisi sayesinde gelişen sanatı göstererek yıkmayı amaçlıyorum. Maşallah bu anlamda, sembolik de olsa, günümüzde ülkemizde yaşanan kimlik karmaşasına değinebilir diye düşünüyorum. 

Şarkı üzerinde çalışırken, Katsuhiro Otomo tarafından çizilmiş efsanevi siberpunk anime film Akira’yla karşılaştım. 3. Dünya Savaşı’nın ardından, distopik bir Neo-Tokyo şehrinde geçen Akira, totaliter bir rejimin neden olduğu şiddeti ve bu şiddetin yarattığı toplumsal kaosu anlatıyor. Sosyal yalıtımın, yozlaşmanın ve gücün birbirine tutunduğu film beni nedense 2013 Türkiye’sine – Gezi Parkı’ndan aklımda kalan polislere biber gazına, protestolara ve acımasız politikacılara götürdü. REVENGE’in sadece Gezi protestolarıyla ilgili olduğunu söyleyemem; ondan daha fazlası. Fakat seçtiğim görüntüler genelde şiddet içerikli; çünkü şiddet benim de parçası olduğum kuşağın bir süredir devam eden gerçekliği.

Bu kızgınlığımı müziğe dönüştürebileceğimin farkettim ama “Hükümetin benim kuşağımı hedef alan şiddet eğilimine bir türlü anlam veremiyorum!” demek yerine “Kalbini çok fena kırasım var” demek bana daha cazip geldi.

REVENGE’in sözleri bir eski sevgiliye ithaf edilmiş gibi gözükse de, şarkı bir kalp kırıklığı hakkında değil. Yaşadığım kızgınlıkla başedebilmek için bir çıkış noktası aradım. SAIC’te moda tasarımcısı ve burlesk dansçı Miss Tosh’la –fotoğraflarda gördüğünüz kadın karakter—tanıştım. Onu, bir moda defilesinde, kendi tasarladığı ve kendisine özel gönderilen Swarovski taşlarıyla bezeli şapkasıyla yürürken keşfettim. Onu gördüğüm an hemen yanımdaki arkadaşıma dönüp heyecanla “onunla çalışmalıyım!” dedim. Sonra her şey çok çabuk gelişti. Tabi bunların hiçbiri, REVENGE’de rol alan model arkadaşım Michael Dittrich olmadan olmazdı. Onu ilk başta Maşallah koleksiyonum için çekmek istedim, fakat REVENGE şarkısı bitmeye çok yakındı ve videoya başlamak için sabırsızlanıyordum. Taze fikirlerin gerçekliğe dökülme aşamasında biraz gerilebiliyorum, özellikle kamera önünde olmaya alışkın insanlarla çalışıyorsam. Fakat Michael göğsünün üzerindeki anime patlamaları eşliğinde dans ederken hiç de rahatsız gözükmüyordu; aksine oldukça eğleniyordu. Çekimin keyifli geçmesi beni cesaretlendirdi ve Miss Tosh’dan da REVENGE’in bir parçası olmasını istedim.

Backyard’daki pop-up sergim, REVENGE video’sundan ayıklanan an’ların bütünlemesi; zamanda donmuş, pırıl pırıl, dokunaklı, heyecan dolu kareler.

 

3) Eserlerinde ne tür sosyolojik eleştirilerde bulunuyorsun?

Din, şiddet, sosyal baskı, muhafazakarlık ve erotizm işlerimin köşe taşlarını oluşturuyor. Dini kendi emellerine alet eden totaliter rejimlerle sorunum var, bu yüzden geleneksel Osmanlı ve Maşallah’taki İslami şablonlarla çalışıyorum. Maşallah’ı çıplak erkek bedenine yansıtarak birey üzerindeki ideolojik baskıları ve şiddete dikkat çekmeye çalışıyorum.

İslam’da sanat için dahi olsa insan formundan kaçınılmasını sorunlu buluyorum. Bence totalitarizm ve kurumsallaşmış şiddet büyük sorunlar. Sorun olarak gördüklerimi, görsel olarak çekici hale getirmeyi seviyorum.

Diğer yandan REVENGE (İntikam) kelime anlamını temsil ediyor. Akira’dan polislerin göstericilere silahla saldırdığı sahneleri kullanıyorum ama %90 izleyici içeriği fark etmiyor. Nasıl Miss Tosh ve Michael’dan gözlerini ayırsınlar ki? Yansıtılan görüntü bu çekici bedenlerin üzerine düştüğünde, şiddeti bir miktar daha soyutlaştırıyor, ötekileştiriyor.

Bütün bunları şöyle özetlemek de mümkün: İslam’ın çağdaş politik yorumlarının sorunlu olduğunu düşünüyorum.

 

4) Gelecekteki projelerin neler?

Gelecek hafta –belki de siz bu satırları okurken- Chicago’da REVENGE’in devam filmini çekmeye çoktan başlamış olacağım. İlkbaharda, üç aylık bir Şanghay seyahatim olacak. Australia China Art Foundation’a davet edildim, bu vakıfta bir yandan işlerimi üretirken bir yandan da küçük çocuklara photoshop eğitimi vereceğim. Seyahatim Şanghay’daki solo show’la sonlanacak. Bunun dışında yeni Maşallah’lar üzerine kafa yoruyorum. En yakın zamanda Maşallah serisinin ikinci etabı için provalara başlamayı düşünüyorum. Her şeyi de anlatmayayım, sürpriz kalmasını istediğim şeyler de var! 

 

*** Şu sıralar Kopenhag’da GL Strand Müzesi'nde Maşallah’ın da bulunduğu EXTRACT V sergisi devam ediyor. REVENGE ise solo pop-up sergisi olarak Bebeköy Backyard’da 23 Ocak Cumartesi gününe kadar görülebilir.

THE PICKS-