Mar 11 2016

Ron Arad Rocks! Sergisi


Doğayı taklit eden tasarımlar vardır, bir de doğaya karışanlar: Ron Arad’ın tasarımları ise doğayla bütünleşenlerden.

Zeynep Gür

“Ben bir trend düşmanıyım!” Bu cümle 20 yıldan uzun bir süredir çağdaş tasarımın öncülerinden biri olarak tanınan Ron Arad’a ait. Trende bu kadar karşı olan birinin, elini değdiği her şeyi trende dönüştürmesi de biraz ironik olsa gerek. Sanatçının geçmişten günümüze farklı disiplinlerde gerçekleştirdiği takı tasarımlarını bir araya getiren ‘Ron Arad Rocks!’ sergisi Londra’da bulunan Louisa Guinness Gallery’de tasarım düşkünlerinin beğenisine sunuldu. Karşınızda tasarım dünyasına Big Easy Chair, Ripple, MT Series, 3 Skin Chair ve sayısız tasarımla ince dokunuşlarda bulunan usta tasarımcının sergisinden öne çıkan parçalar. Ron Arad Rocks! sergisi 8 Nisan tarihine kadar görülebilir. 
 

Ters köşe: Rocks

Rocks serisi taşlardan değil levhadan ve silikondan oluşuyor. Arad’ın kendi eliyle oyduğu ve içine ipek parçalar yerleştirdiği ‘Rocks’ hantal görünümünün aksine, oldukça yumuşak ve esnek bir yapıya sahip. Silikonu basit doğasından koparıp ihtişamın ve gösterişin odak noktasına yerleştiren potansiyel avcısı, görünen o ki yalnızca mobilya tasarımlarında değil mücevher ve aksesuar tasarımlarında da elini korkak alıştırmamış.  

 

Hot Ingo

Doğanın mimiklerinden rol çalan bir tasarım harikası Hot Ingo. Önceleri Milano’da ‘Not Made By Hand Not Made In China’ (2000) başlıklı sergide yer alan koleksiyonun yapıtaşı ise farklı aralıklarla karşımıza çıkan spiraller. İsmini Ron Arad’ın yakın dostu ve ortağı Ingo Maurer’den alan ‘Hot Ingo’ serisinde metal, platin ve karartılmış gümüş gibi materyaller ön planda. Doğanın kıvrımları, akışkanlığı ve kusursuzluğundan ilham alan kolyeler, aynı zamanda Arad’ın polyamid malzeme ile ilk çalışmasına örnek teşkil ediyor.

 

Naja

Serinin en vahşisiyle tanışın. İsmini Naja kobrasından alan seri, kobranın kafasının arkasında bulunan tribal sembole gönderme yapıyor. Arad’ın 2007 yılında bahsi geçen ışık projesiyle aynı ismi taşıyan ‘Naja’ o projenin kulağımıza çalınan yankısı niteliğinde. İki farklı forma bürünen tasarımlar; yakut kırmızısı ve gümüş rengini övüyor. El yordamıyla yapılan sarmallar, kuvars merceğin etrafını kuşatarak organik, akıcı ve kuraldışı çizgilerin önünü açıyor.

THE PICKS-