Nov 29 2017

Ruhani Bir Keşif


Turistik birer destinasyon haline gelen tapınma mekanlarını keşfe çıktık.

Beril Şahin

Ünlü mimarların tapınma mekanı üzerine yaptığı çalışmalar insan ruhuna farklı şekillerde dokunuyor, umutların, üzüntülerin ve duaların birleştiği alanlara tasarım gözünün ve anlayışının eklenmesi mekanların ruhuna aydınlık katıyor.

Tadao Ando – Makomanai Takino Mezarlığı

Japon mimar Tadao Ando Makomanai Takino Mezarlığı’ndaki tepenin içine taştan bir Buddha heykeli yerleştiriyor ve etrafını lavanta çiçekleriyle kuşatıyor. 13.5 metre yüksekliğindeki heykele aşağıdan bakmak için 40 metrelik bir tüneli yürümek gerekiyor. Brüt beton duvarlardan oluşan tünel, mezara benzese de Buddha’ya doğru yaklaştıkça etrafı ışık sarıyor. Dışarıdan bakıldığından ise sadece 150,000 adet lavanta ve onların üzerinde bir Buddha kafası gözüküyor. Ando, projenin temel motivasyonunun “15 yıl önce inşa edilmiş heykele ulaşacak, bir dua koridoru yaratmak” olduğunu söylüyor ve ekliyor “şu ana kadar, Buddha heykeli kırda tek başına bekliyordu ve bu da huzursuz bir görüntüye sebep oluyordu. Müşterim misafirlere Buddha’ya daha huzurlu ve yüce bir bakış açısı vermek istedi. Biz de Buddha’yı lavantalarla kaplı bir tepeye yerleştirdik.”

Le Corbusier – Notre Dame du Ronchamp

Paris’in güney batısındaki Ronchamp’da, Le Corbusier’in en önemli eserlerinden biri sizi bekliyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Notre Dame du Ronchamp’ın fazlasıyla zarar görmesi üzerine Ronchamp Kilisesi savaştan zarar gören kiliseye yeni bir görüntü vermek için kolları sıvıyor. Fakat yeni kilisenin geleneksel ve tarihi referanslar taşımamasını sadece mevcut alanı saf bir şekilde değerlendirmesini istiyorlar. Bu noktada 1950’de kiliseyi yenilemesi için Le Corbusier devreye giriyor ve Ronchamp 20yy.’ın en önemli dini binalarından ve mimari eserlerinden birine dönüşüyor.

 

Oscar Niemeyer – Cathedral of Brasilia

Brezilya’nın sadece kentsel mekanında değil, toplumsal yapısında da etkisi olmuş, Oscar Niemeyer tasarımı Cathedral of Brasilia’nin temeli 1958’de atılıyor. Kilise, transparan pencerelerin kolonlar arasında takılmasının ardından 1970’de tamamlanıyor ve 1988’de Pritzker Prize’ı kazanıyor.  Eserin ikonik siluetinde önemli rol oynayan; “havaya doğru uzayan kolonlar” ise iki eli temsil ediyor.

Hiroshi Nakamura – Ribbon Chapel

Onomichi’deki Bella Vista Sakaigahama otelinin bahçesinde bulunan Ribbon Chapel sadece düğünlere özel tasarlanmış bir tören yapısı. Etrafında dönen spiral merdivenler; gelinle damadın ayrı merdivenlerden yürüyerek en üst katta buluşması ve cennet tarafından birlikteliklerinin kutsaması için düşünülmüş. Denize, dağlara ve uzaktaki adalara bakan yapı mükemmel bir manzaraya da sahip.

Schneider + Schumacher – Autobahn Church Siegerland

Almayna’nın güneyindeki Siegerland bölgesindeki işlek bir otoyol yanına kilise inşa etme fikriyle yola çıkan Förderverein Autobahnkirche Siegerland bir yarışma düzenliyor ve yarışmayı Schneider + Schumacher kazanıyor. İkili tasarımlarının ardında yatan motivasyonu “Otoyollar mesajlarla dolu bir alan. Kocaman tabelalar nerede yiyebileceğinizi ya da uyuyabileceğinizi hakkında sizi yönlendirebiliyor. Bunların hepsi küçük şehirler, dua edilebilecek sessiz ya da güzel bir alan yok.” diyerek açıklıyor.

 

THE PICKS-