Jan 19 2018

Sarah Monk


London Art Fair Direktörü Sarah Monk ile bu sene 30'uncusu düzenlenen London Art Fair, sanat fuarlarının bugünü ve geleceği üzerine konuştuk.

Elif Bayram

Rekabetçi sanat piyasasında Londra Sanat Fuarı'nın yeri nedir?

Londra Sanat Fuarı'nın misyonu, dünyanın dört bir tarafından sıra dışı modern ve çağdaş sanat eserleri sunmanın yanı sıra, İngiltere’de ve dünyada değişim süreci yaşayan sanat piyasasına uzman bir bakış açısı kazandırmak. Londra Sanat Fuarı olarak kuruluşlar arasında yeni ortaklıkları kolaylaştırmaya; koleksiyonerleri ve ziyaretçileri yeni çalışmaları keşfetmeye davet ediyoruz. Aynı zamanda bunu yaparken sanat piyasasını ilgilendiren güncel konuları aydınlatmaya çalışıyoruz.

Bu yıl Londra Sanat Fuarı’nın 30. yıldönümü. En eski sanat fuarlarından biri olan Londra Sanat Fuarı 30 yıl önce, 36 yerli galerinin bir araya geldiği bir vitrin pozisyonundayken bugün 130’dan fazla uluslararası galeriyi ağırlayan bir dünya fuarı haline geldi.


Londra Sanat Fuarı kapsamında gerçekleşen Photo50 ve Art Projects benzersiz sunumları ve içeriği ile dikkat çekiyor. Photo50 ve Art Projects’I bize biraz detaylı anlatır mısın?

Londra Sanat Fuarı Art Projects ve Photo50 aracılığıyla daha önce eserleri İngiltere'de sergilenmemiş sanatçıların ve kariyerinin ilk yıllarındaki genç sanatçıların heyecan verici eserlerini izleyicisiyle buluşturuyor. Böylece yenilikçi bir bakış açısı sunarak değişen pazara ayak uydurmaya devam ediyor.

Fuar, galeri alanlarını ve iddialı sergi programlarını sürdürmek için genç galerilere yönelik talepleri dikkate alıyor. Art Projects, genç galeri ve sanatçılarını desteklemek ve onları yeni izleyicilerle buluşturmak üzere solo gösterilerin ve grup sunumlarının düzenlenebileceği bir platform sunuyor.

TEFAF Sanat Piyasası raporuna göre 2015’te galeri satışlarının %40’ı sanat fuarlarında; diğer yandan satışların %48’i galeride gerçekleşmiş. Financial Times’ın iddiasına göre ise bazı galeriler yıllık cirolarının %70’ini fuar satışlarından elde ediyor.

2000’li yıllarından ortasından bu yana sanat fuarı konseptinde ne gibi değişiklikler var?

TEFAF Sanat Piyasası raporuna göre 2015’te galeri satışlarının %40’ı sanat fuarlarında; diğer yandan satışların %48’i ise galeride gerçekleşmiş. Financial Times’ın iddiasına göre ise bazı galeriler yıllık cirolarının %70’ini fuar satışlarından elde ediyor.

Bu kesinlikle dünya çapında artan sayıda sanat fuarının ve çoğu galerinin her yıl en fazla 6 fuaye sergilemesi ile ortaya çıkıyor. Koleksiyonerlere, galerilere ve sanatçılara tek bir noktada buuşma imkanı tanıyan fuarlar her bir taraf için oldukça önemli bir fırsat.

Sanat galerileri, galeriler ve koleksiyoncuların seçebileceği fuar sayısının gittikçe artmasıyla biz de fuarın içeriğini zenginleştirmenin yeni yollarını arıyor, güncel ve cazip bir yer olmaya devam ediyoruz. Diyaloglar bölümü ve misafir galerilerin küratörlüğünde hazıranan Art Projects bölümü sanatçılarını sergilemek üzere Londra'ya gelen uluslararası galerileri desteklemek ve fuara çekmek için mükemmel bir girişim örneğidir. Aynı zamanda da küresel ölçekteki ilişkileri beslemek için tasarlandı. Bu yılki Art Projects bölümünün küratörlüğü ise Misal Adnan Yıldız tarafından üstlendi. İngiltere merkezli ve uluslararası beş çift galerin temsil ettiği, farklı etnik kökenlere sahip kadın sanatçılar tarafından üretilen eserler sergileniyor.

 

Sanat dünyasında son trendler ve gelişmeler için neler söyleyebilirsin? Londra Sanat Fuarı’na katılan sanatçılar ve eserler bu gelişmeleri nasıl yansıtıyor?

Big Data, VR ve Robotik'teki gelişmeleri kullanan yeni teknolojileri araştıran sanatçılar gün geçtikçe artıyor ve tabii bu son gelişmelerin örnekleri Londra Sanat Fuarı’nda da büyük ölçüde yer tutuyor. Örneğin, Anise Gallery, Rachel Ara'nın "kendi değerlendirmesi olan sanat eserleri”ni This Much I’m Worth başlığı altında bir araya getirerek sosyal medyayı, insanların fiziksel varlığını, eserin sosyal sermayesini nicelleştirerek analiz ediyor. CFPR Editions ise bir yapay zeka ile bir dijital imajı bir dizi mimik imajına dönüştürmek üzere nasıl programlandırabileceğini araştıran sanatçı ve robotcu Paul O'Dowd'u fuara taşıyor. O’Dowd, bir robotun bir sanatçı ile ortak kullanabileceği materyalleri (kalem, kalem vb.) göz önüne alarak konuyu masaya yatırıyor.

Bir başka gelişme ise son zamanlarda dünyada hüküm süren politik, ekonomik ve sosyal belirsizlikler sebebiyle yükselişe geçen geleneksel sanat formları ve “zanaat”in bugün güzel sanatlar kategorisinde anılması. Plinth, Beatrice Milhazes’in seramik işleri Love and Peace ve Cornelia Parker’ın STOP eseri sanat ve tasarımın günlük hayata nasıl yayıldığını gözler önüne sürüyor. Diyaloglar bölümümü ise bu yıl feminist sanatçıların zanaatçi ve sanatçı kadınları tartışacağı “Kadın Sanatı Konuşmaları”na sahne olacak.

 

Galeriler ve koleksiyonerlerin ilişkisi hakkında ne söyleyebilirsin? Bir galeri için genç bir koleksiyonerle, köklü bir koleksiyoner olmak arasında bir fark olduğunu düşünüyor musun?

30 yıldır fuara katılan bir galeri ile konuşuyordum. Onlara hatırladıkları bir eser veya kolesiyoner olur olmadığı sordum. Bana bir keresinde 18. Yaş günü anısına hayatı boyunca saklayacağı bir eser satın almaya gelen genç bir adamı anlattılar. Bu hikayenin sonunda bir David Leverett eseri satın alan genç, böylece genç bir koleksiyoner olarak ilk eserini satın almış oluyor. Bu hikaye üzerine düşününce, köklü koleksiyonerlerin sahip olması beklenen alışkanlıkların oluşturulması  ve geliştirilmesi adına galerilerin genç koleksiyoner adaylarıyla iletişiminin oldukça önemli olduğunu görülüyor. Bu sebeple genç koleksiyonerlerin galeriler için en az köklü koleksiyonerler kadar önemli olduğunu düşünüyorum.

THE PICKS-