May 30 2014

Sidi Larbi Cherkaoui


Dansçı ve koreograf Sidi Larbi Cherkaoui, tangoyu keşfetmek için çıktığı yolculuğu anlatıyor.

Damla Kellecioğlu

Ünlü koreograf ve dansçı Sidi Larbi Cherkaoui tango için, “Tango melankolik ve hüzünlü formları arasında farklı bir formül sunuyor: Bir insanın kollarında daima derin bir mutluluk bulunur. İnsanlar size bir insana bu kadar yakın olduğunuz için saygı duyar. Dahası, birinin kollarında olmanın birçok anlamı olabilir: Bu sadece seksi değildir; aynı zamanda bir teselli gibidir de. Birine fiziksel olarak, 'Her şey yoluna girecek,' demenin bir biçimidir. Birini sıkıca kavramak, tangonun en etkileyici kısmı” diyor. Cherkaoui ile İstanbul'da da sahnelenen M¡longa, tango ve disiplinlerarası projeler hakkında konuştuk.

 

M¡longa’yı nasıl sınıflandırırsınız? İsmiyle müsemma kolektif dans gecelerinin duygusal bir tezahürü mü, yoksa dünyanın en duygusal eşli dansına bir saygı duruşu mu?

Benim için, tangoyla olan kendi ilişkimin bir incelemesi. Tango dansçılarından yıllardır çok etkilenmişimdir. Benim dans partnerimle duruşumla benzerlik gösterirler. Konuşmaları gerekmez, göz teması kurmazlar, yalnızca birbirlerini son derece yakından, sıkıca kavrarlar. Bundan bir şeyler öğrenmek istedim. Bir sanat biçimi olarak tango, benim onunla kurduğum ilişkiyle bir araya geliyor. M¡longa, bir açıdan, benim tangoyu keşfetmem demek. Gerçek bir saygı duruşu ama içinde benim sorularım da yer alıyor: üç kişiye dair, yolunu bulmaya, eşler arasında yalnız kalmaya dair sorular. Gösteri, aynı zamanda tangonun imkanları ve stilleri hakkında: İçinde komedi, sükunet, trajedi ve akrobatik sahneler mevcut. Tangoda kadın ve erkek daima bir arada. Ben tangoyu cinsiyet meseleleri açısından da seviyorum… Benim kız arkadaşım yok, erkek arkadaşım var ve bu tip cinsiyet meselelerine bayılıyorum.

Arjantinli tango dansçılarıyla çalışma fikri nasıl doğdu?

Yapımcımız Ricardo Szwarcer, Arjantinli ve beni Buenos Aires’e davet etti. Beni ve yaptığım işleri çok iyi biliyordu. Bana böyle bir proje yapmamı teklif etti. Arjantin’e giderek atölyeler yapmaya başladım. Tangonun dilini anlayabilmek ve koreografik açıdan neyin mümkün olduğunu görebilmek için çok çalışmam gerekti. Tango dansçılarıyla çalışırken, onları kendi dünya algımla etkilemek ve tek başlarına tango yaparken yapmayacakları şeyleri yapmalarını sağlamak için elimden geleni yapıyorum.

Apocrifu’da, farklı deneyimleri (bale, sirk, vs.) olan dansçılarla çalıştınız. M¡longa da disiplinlerarası bir dans projesi sayılabilir mi?

Yalnızca tango dansçılarıyla değil, iki de modern dansçı ile çalıştım. Bu modern dansçılar da tangoyu keşfetmiş oldu. Seyirciler arasında bazıları tangoyu biliyordur, bazılarıysa hiç bilmiyordur. Sahnede de durum böyle olsun istedim. Bu kesinlikle disiplinlerarası bir proje çünkü her dans projesi (benim işlerim de dahil olmak üzere) bir çeşit buluşma sayılır. Tango dansçıları da klasik tangoda yapmayacakları şeyler yapıyor: Sıkça eş değiştiriyorlar. Bu hem yeni, hem de zor değil. Hatta bu kadar kolay olmasına şaşırdılar. Dans tipleri dillere benzer. Aynı okuldan çıkma olsalar bile dansçılar aynı dili konuşmaz: Klasik dansçılar, modern dansçılar, sirk sanatçıları, tango dansçıları, farklı dillerde tartışan insanlardır. Benim onları anlamam gerekir... Bu biraz tercümeye benzer. Her şeyi tercüme etmem gerekir. Buna zaman ayırırım.  Beni sürekli anlamaya gayret eden zeki ve açık fikirli insanlarla çalışıyorum. En becerikli ve en mutlu olanları seçiyorum. Hayatta en önemli şeyin mutluluk olduğunu düşünüyorum.

 Fiziksel temas, modern danstaki favori alanlarınızdan biri. “Fiziksel temasın, tangonun özünü oluşturduğunu,” düşünüyorsunuz. Modern dans ve tangoda benzer başka öğeler de var mı?

Dansçının önerisini takip etme duygusu çok önemli. Birinin, bir başkasına bir hareket yapmayı önermesindeki duyarlılık… Birinin eline bakarak bacağındaki hareketi hissetmeniz gerekir. Doğaçlama yaparken, göz teması olmaksızın bu hareket uyumunu yakalamaya çalışırım. Diğer insanın hareketlerine karşı derin bir duyarlılık söz konusu. Diğer insanla bir olmanız gerekir. Birbirinizi o kadar iyi anlamalısınızdır ki aynı yanıtı vermelisiniz ve bütün bunlar da fiziksel temasa bağlıdır.

Sizce gösterinin en inanılmaz, en kafa karıştırıcı ve en nefes kesici anı hangisi?

Üç erkek arasında gerçekleşen bir trio var. Normalde tangoyu erkek yönetir ama burada diğer iki kişinin diğerlerini de idare etmeleri gerekiyor ve üçü aynı anda birbirini yönlendirmeye çalışıyor. Piazzolla’nın özgürlük hakkındaki ‘Libertango’ adlı eseri çalıyor. Tek başına kalan kız da etkileyici. Çevresinde tango dansçıları bulunuyor, tüm o eşler bir şekilde ona saldırıyor gibi. Modern dansçı kadın, çevresindeki tüm eşli dansçılara karşı tek başına. Gösterinin başlangıcını da seviyorum. Birbirlerini tutmadan sırt sırta dans ediyorlar. Farklı bir teknik. Bir de sonunu seviyorum: Bacaklarıyla aynı anda kollarını da kullanarak dans ediyorlar. Geleneksel ama yeni. Neredeyse folklorik ama çok sofistike. Gerçekten eski ve yeni arasında bağı çok seviyorum. 

Gösteriden hemen sonra izleyicilerde uyanacak hissi tek kelimeyle nasıl ifade edersiniz?

M¡longa bir keşif yolu. Tango hakkında zaten bir fikriniz vardır ama onun yeni bir yüzünü göreceksiniz. Gösteri, insanların tango hakkında zaten bildiği öğeler de barındırıyor, herkesi şaşırtacak öğeler de.

Şu anda üzerinde çalıştığınız, farklı stilleri bir arada kullanan yeni projeleriniz var mı?

Gelecek yıl için bir trio hazırlıyorum. Apocrifu tarzında olacak. İsmi Fractus olacak ve gerçeklik arayışını anlatacak. Kabile tipi düşünce biçimlerimiz var, siyasi ajandalar hep çok karmaşık: sınırlamalar, yasaklar, vs. Dansın bir direniş biçimi olduğunu düşünüyorum. Tango bunun için iyi bir örnek. Yapmanıza müsaade edilmeyen şeyler var. Nasıl giyindiğiniz, şunu ya da bunu nasıl yaptığınız önemli. Fakat dans aynı zamanda etrafta hareket etme özgürlüğü demek, sınırlar hakkında sorular sorarak vücudumuzu hareket ettirme biçimimiz.

 

THE PICKS-