Jan 08 2016

Tasarım Harikası Metrolar


Dünyanın merkezine yolculuk etmeye ne dersiniz? Yeryüzünde keşfedilmedik yer bırakmayan insanoğlu; şimdi de yeraltının altını üstüne getirdiği tasarımlarla karşınızda.

Zeynep Gür

Londra metrosu ‘dünyadaki ilk metro’ olarak literatüre geçtiğinde takvim sayfaları henüz 1863’ü gösteriyordu. Zamanla New York’tan Paris’e, Hong Kong’tan Dubai’ye kadar hızla yayılan metro furyası, günümüzde ulaşım aracı olmaktan çıkıp tasarımcıların tuval niyetine kullandığı tasarım platformuna dönüştü. Karşınızda tasarımıyla olduğu kadar mimarisiyle de yeraltının karanlık ve kaotik dünyasını aydınlatan metrolar listesi.

 

  1. T-Centralen, Stockholm 

Dünyadan kopuk bir evrene ya da fantastik bir film setinin içine düşmüşsünüz hissi veren T-Centralen metrosu görenleri kendine hayran bırakıyor. Dünyanın en uzun sanat galerisi sıfatını taşıyan metroda çağdaş sanat eserleri, heykeller, çizimler ve geçici enstalasyonlar da mevcut. 140’ı aşkın sanatçının eserine ev sahipliği yapan T-Centralen metrosu organik duvarları ve görkemli mağara yapısıyla adeta bir yeraltı dehası. 24 Kasım 1957’den beri yeraltının derinliklerine köklerini salmış metro hattında 100 istasyon bulunuyor. Per-Olof Ultvedt tarafından 1975’te tasarlanan mavi hattaki çiçek motifleriyle bezenmiş dev duvarların içinde kaybolmaya hazır olun.

  1. Toledo Metro İstasyonu, Napoli

Kumsal gibi bir şeydi; ama kimse denize girmedi! Napoli’de bulunan Toledo İstasyonu’nun duvarları ışığın sudaki yansımalarını sembolize ediyor. Stazioni dell’Arte (estetiği vurgulayan metro istasyonları), gökyüzünün renginin unutulduğu metropolitan şehir yaşantısında yapay bir gökyüzü sunma derdinde. Mavi mozaikle süslenmiş dev bir solucan deliğini andıran duvarlar görülmeye değer.

  1. Fulton Caddesi İstasyonu, New York

Büyük şehrin aceleci insanlarının adımlarının sıklaştığı, kimi zaman o adımların kördüğüm olduğu Fulton Caddesi İstasyonu, 2014’ten beri New Yorkluların ilgi odağı. Şehrin dokuz hattının da kesişim noktası olan istasyon, modern ve çağdaş görünümüyle de New York’un metropol yapılarına meydan okuyor. Sky Reflector, adından da anlaşıldığı üzere gökyüzüne açılan, saydam bir kapı. MTA Sanatları & Tasarım programı tarafından tasarlanan binanın yapımında yüzlerce ayna yüzeyli alüminyum ve gökyüzüyle iletişiminizi maksimum seviyede tutan ferah cam tavanlar kullanılmış.  

  1. Westfriedhof Metro İstasyonu, Münih

Münih’in U1 metro hattında bulunan ‘Westfriedhof’ istasyonunun şık ve modern tasarımı görenleri büyülüyor. 11 lambanın her biri renkten renge bürünerek metro koridorlarına ışıltı saçıyor. Georg-Brauchle-Ring, Candidplatz ve Garching istasyonları da bu serinin devamı niteliğinde. Metronun tasarımı Peter Lanz, Jurgen Rauch, Westfriedhof ve sıra dışı çizgileriyle lambalara yön veren Ingo Mauer’e ait.

      5. Müze İstasyonu, Toronto

Yonge Üniversitesi hattında bulunan ‘Müze’ istasyonu, Charles Street West’teki Queens Parkı’nın hemen altında ve Royal Ontario Müzesi’nin de biraz ötesinde. 2008’de yenilenen istasyonun tasarımını ‘Diamond and Schmitt Architects’ üstlenmiş ve inşaatında ‘Jeviso Construction Corporation’ önemli bir rol oynamış. Mısır ve Maya Medeniyetlerine ait heykellerin dorik kolonlarda sergilendiği istasyondaki eserler ‘Royal Ontario Müzesi’ne de gönderme yapıyor. Duvarların üzerindeki hiyeroglifler ve yasak şehir kolonları da görülmesi gerekenler arasında. Etrafı, seramik sanatına ayrılmış Gardiner Museum, The Royal Conservatory of Music ve McLaughlin Planetarium gibi değerlerle kuşatılmış istasyondan dışarı çıktığınızda sonraki adımınızı tahmin etmek çok da zor olmamalı. 

THE PICKS-