Feb 27 2013

Couture Mimarı


Biyografi yazarı Mary Blume yeni kitabında, Cristóbal Balenciaga’nın hayatına ve kariyerine farklı bir bakış açısıyla yaklaşıyor.

Sıla Güven

“Bir tasarımcı bir mimarın perspektifine sahip olmalıdır. Şekilleri yontan bir heykaltıraş, renklerin ressamı, harmoniyi yakalayan bir müzisyen ve ölçülere hakim bir filozof olmalıdır,” diyor Cristóbal Balenciaga. Haute couture döneminin en büyük zekalarından biri olan Balenciaga’nın kariyeri San Sebastían’da başlıyor, Paris’i ele geçiriyor ve elli yılı aşkın bir süre memleketi İspanya da dahil olmak üzere dünyayı etkisi altına alıyor.

Onun kumaşları geleneksel İspanya’nın bir izdüşümü. İlhamını boğa güreşlerinden, Flamenko dansçılarından, botlarını çekmiş balıkçılardan, din adamlarının bol gömleklerinden ve kilisenin ihtişamından alıyor. Tüm bu saydığımız kimliklerin ve mekanların renklerini ve şekillerini alıp, onları kendi zevkiyle birleştirerek yeniden keşfediyor. Balenciaga’nın eşsiz tasarımları onu couture dünyasında en tepelere yerleştiriyor. Yarattığı her ürün anında sahip olunması gereken bir parçaya dönüşüyor. İngiliz fotoğrafçı Cecil Beaton ondan, “Modanın geleceğini inşa eden” kişi olarak bahsediyor.

Bugün, biyografi yazarı Mary Blume, tasarımcının hayatını radar altına alıyor. İddia edilenin aksine, onu yaratanın Paris moda camiası olduğunu kabul etmiyor. Yazar, tasarımcının Fransa’ya 41 yaşında geldiğine ve o dönemde başarısını çoktan kanıtlamış olduğuna dikkat çekiyor.

Çok gizemli bir adam olan Balenciaga, tüm hayatı boyunca gazetecilerden kaçıyor. İş öyle bir noktaya varıyor ki bazı Fransız gazeteciler onun aslında varolmadığını iddia ediyor. Ona en tutkuyla bağlı olan müşterilerinden Marlene Dietrich ve Barbara Hutton bile onunla tanışmıyor. Fakat bir kadın onu çok yakından tanıyor. Paris butiğini açtığı zaman işe aldığı ilk insan olan Florette Chelot, onun bir numaralı elemanı, sağ kolu oluyor. Chelot, Balenciaga’nın Paris’teki ilk koleksiyonunun başarısına şahit oluyor ve 1968 yılında hiç kimseye söylemeden kapadığı butiğinin son gününe kadar çok yakın bir ilişki yaşıyorlar.

'The Master of Us All' kitabında Mary Blume, bu başarılı adamın hayatını onu en yakından tanıyan kadının gözlerinden anlatıyor. Blume, okuyucunun ilgisini Balenciaga’nın yaşam biçimine, arkadaş çevresine ve dünyanın en zengin kadınlarından oluşan kabarık müşteri kitlesine ustalıkla çekiyor.

The Master of Us All: Balenciaga, His Workrooms, His World (Farrar, Straus & Giroux), 25 USD, us.macmillan.com

THE PICKS-