Dec 19 2012

Kızıl Bomba


Alev saçlı Grace Coddington’ın moda yüklü dünyası, ‘Grace: A Memoir’ kitabında titizlikte işleniyor.

Sıla Güven

Zorlu ve muhteşem bir kariyer: 1960’larda İngiliz Vogue’unda çalışmaya başlayan Grace Coddington, 1980’lerde Calvin Klein’da yaratıcı direktör olarak görev yaptı ve 1989’da Amerikan Vogue’una geçti. Vogue’daki uzun ve efsanevi kariyeri, gençlik yıllarında İngiliz edisyonundaki modellik yarışmasını kazanmasıyla başlamıştı. Acı bir trafik kazasından sonra, derginin editörlüğünü üstlendi ve yaklaşık 20 yıl çalışmaya devam etti. 1988 yılında Coddington ve Vogue’un ünlü yayın yönetmeni Anna Wintour aynı gün Amerikan Vogue’unda çalışmaya başladılar. Moda dünyasında olağanüstü bir hızla ünlenen yayın yönetmeninin aksine Coddington perde arkasında kalmayı seçti. Derginin unutulmaz moda kareleri, sanat yönetimleri, bu müthiş yetenekli ve işine bağlı kadının imzasını taşıyordu.

2007’de çekilmeye başlanan The September Issue belgeseli, Amerikan Vogue ekibini yılın en şişkin sayısını hazırlarken takip eden bir çalışmaydı. Film 2009 yılında izleyici ile buluştuğunda, filmin esas yıldızı beklendiği üzere Anna Wintour değil, derginin, fikirlerini ve yaratıcılığını savunmaktan korkmayan ve Wintour’a baş kaldırabilen kreatif direktörü Grace Coddington oldu. Kamera onun kızıl saçlarına ve açık renkli tenine bayılıyordu. Ve filmden sonra yeni hayranları ondan daha fazlasını istediler.

Bu yaratıcı ismin anılarını paylaştığı kitap, stilin büyülü dünyasını zengin ve saf bir şekilde yansıtıyor: Coddington’un büyük moda dünyasına yolculuğu, pek de göz alıcı bir şekilde başlamıyor. Galler’in küçük bir adasında doğup büyüyen Coddington hayatının geri kalanının, yaşadığı köyden daha büyük olmasını arzuluyor ve Londra’ya doğru yola çıkıyor; modelliğe başlıyor, kısa bir süre içinde fotoğrafçıların bir numaralı tercihi haline geliyor. Geçirdiği talihsiz trafik kazasında gözü kötü bir şekilde yara alıyor. Bir daha hiç çalışamayacağından korkarken, yaptığı akıllıca göz makyajıyla model olarak hayatını kazanmaya devam ediyor.

20’li yaşlarının sonlarında moda editörü olması teklif edildiğinde, en sevdiği moda dergisi Vogue, onun gerçek anlamda evi haline geliyor. Tüm fantezilerini gerçekleştiriyor, moda dünyasının gördüğü en ünlü prodüksiyonlara imza atıyor, en iyi modeller ve fotoğrafçılarla çalışıyor.

‘Grace: A Memoir’ bu görkemli, inatçı, çekici ve iyi yaşanılmış dünyaya ayna tutuyor, anılarla dolu fotoğraflar ve yazarın çizimleriyle özel kabul ettiğimiz başucu kitaplarının arasına giriyor.

Grace: A Memoir (Random House), 35 Dolar, randomhouse.com

THE PICKS-