Apr 06 2016

Zaha Hadid’in Ardından


Pritzker ödülü sahibi ilk kadın mimar Zaha Hadid’in işleri uluslararası arenada hep çok konuşuldu; kimisi hararetle tartışıldı. Ölümünün ardından öne çıkan 8 projesini mercek altına aldık.

Itır Yıldız

Bu yıl 31 Mart’ta hayatını kaybeden, alanında prestijli ödüllerin sahibi Iraklı mimar Zaha Hadid; kendi tasarım ofisi Zaha Hadid Projects ile Amerika, İspanya, Almanya, Azerbaycan, İngiltere, İtalya, Çin, Fransa gibi dünyanın pek çok ülkesinde kültürel projelere imza atmış bir isimdi. Geometrik, akışkan ve hareketli formlardan yararlandı; neo-fütürizmin önde gelen isimlerinden biri olarak anıldı. 2012’de tamamlanan Bakü Heydar Aliyev Centre ve Katar’da inşaatı halen sürmekte olan stadyum gibi proje süreci ‘tartışmalı’ seyreden işlerinin yanı sıra yenilikçi ve yaratıcı çalışmalarıyla da uluslararası arenada adından çok söz ettirdi. 2004’te Pritzker ödülüne layık görülen ilk kadın mimar Zaha Hadid’in öne çıkan tasarımlarını derledik.

 

Vitra Fire Station, Weil am Rhein, Almanya (1991-1993)

Zaha Hadid’in tasarladığı ilk uluslararası mimari Vitra Fire Station, tasarımcının imzası niteliğindeki ‘hareketi’ üçgen ve keskin formlarla yansıtıyor. Elbette binanın sivri yapısı göz önüne alındığında ‘donmuş hareket’ tasvirini yapmak daha yerinde olur; bir nevi tetikte olma ya da her an patlamaya hazır olma hali. Yapıdaki büyük kapıların, aslında hareket eden duvarlar olduğunu fark etmek de şaşırtıcı. Alan şu an itfaiye olarak değil, Vitra sandalyelerinin kalıcı koleksiyonunun yer aldığı bir sergi mekanı olarak hizmet veriyor.


Maxxi Museum, Roma (2010)

MAXXI, nam-ı diğer The National Museum of XXI Century Art, biri çağdaş sanata diğeri de mimariye adanmış iki müzeden oluşuyor. İngiliz The Guardian gazetesine göre çağdaş mimarinin yıldızı Zaha Hadid'in şimdiye kadarki en etkileyici eseri olarak nitelendirilen MAXXI binası, başlı başına bir sanat eseri. İnşaatı tam 10 yıl süren sanat alanı, kapılarını 2010 yılında açtığından bu yana önemli sergiler ve etkinliklere ev sahipliği yapıyor.


Evelyn Grace Academy, Londra (2010)

Tasarımıyla Zaha Hadid’e 2011 yılında Britanya’nın en prestijli mimarlık ödülü RIBA Stirling’i kazandıran Evelyn Grace Academy keskin açıları ve güçlü ‘şehir’ mimarisiyle dikkat çekiyor. Bir okula uygun olarak, iç mekanlarda öğrencileri sosyalleşme ve iletişim kurma konusunda cesaretlendirecek şeffaflık, genişlik ve ferahlık vurgulanmış.


Guangzhou Opera House, Guangzhou, Çin (2011)

Guangzhou’nun kültür boşluğunu dolduran bu önemli yapı, nehir yatağını andıran iç mekan tasarımıyla doğanın ve mimarinin oyunlu bir atışmasını resmediyor. 1800 kişi kapasiteli Opera House, en yeni akustik teknolojisiyle performans sanatları, opera ve konserlere ev sahipliği yapıyor.


Heydar Aliyev Centre, Bakü (2012)

Zaha Hadid’in kariyerinde bir dönüm noktası olan Heydar Aliyev Centre, aynı zamanda kültür merkezinin yapım aşamasında çeşitli tartışmaların ve protestoların odağındaydı. Bakü halkının elektrik, su ve doğalgazı kesilerek boşaltmaya zorlandıkları evlerinin (yaklaşık 250 ev) yerine inşa edilen proje, Londra Design Museum tarafından 2014’te ‘Yılın Tasarımı’ ödülünü aldı. Londra’daki Aquatics Centre’ın tavanındaki dalga motifinin daha sürekli, kıvrımlı ve akışkan bir formda seyrettiği yapı için “Marilyn Monroe’nun açılan eteği kadar saf ve seksi” betimlemesi yapılmıştı. 

 

London Aquatics Centre, Londra (2012)

Hadid’e 2014 yılında yine RIBA Ödülü getiren bir proje. Tasarımında hareket halindeki suyun akışkan geometrisinden ilham alınan Aquatics Centre, Olympic Park planı içinde yer alıyor. Dalgayı andıran engebeli tavanı altında 2000 kişilik izleyici kapasitesine sahip.

 

Pierres Vives, Montpellier, Fransa (2012)

Herault bölgesel hükümetinin multimedya kütüphanesi, kamu arşivi ve spor departmanına ev sahipliği yapan Pierres Vives binası, dış cephe boyunca aralıklarla cam panellerin eşlik ettiği uzamsal bir tasarıma sahip. Binada toplantı odaları, konferans salonu ve sergi alanı da bulunuyor.


Issam Fares Institute, Beyrut (2014)

Ünlü mimarın, bir Arap ülkesinde tasarımı tamamlanmış ilk işi olan Issam Fares Institute, bir zamanlar kendisinin de öğrenim gördüğü Beyrut Amerikan Üniversitesi bünyesinde yer alıyor. Arap dünyasının gerek kendi içinde gerek uluslararası arenada ilişkilerini ve politikasını geliştirmeye ve araştırmaya yönelik hizmet veren enstitü; işlevsel bir yapıya, modern bir görünüme sahip. Bir bölümüyle havada asılıymış izlenimi veren bina, tasarımcının pek çok işinde rastladığımız gibi geometrik detaylar barındırıyor.


 

THE PICKS-