Oct 02 2013

Atletik Couture


İlhamını hayatın ritminden alan Rick Owens, 2014 ilkbahar/yaz defilesinde de dinamizmin estetiğini sahneye taşıdı.

Heval Okçuoğlu

Geleneksel manken ve moda defilesi normlarını hayatın içinden yüzlerle ve yenilikçi performanslarla sarsan bir tasarımcı Rick Owens. Owens’ın insan vücudundan, sokaklardan ve müzikten aldığı ilham, atletik yapısı ve eksantrik zevkiyle birleştiğinde, ismini taşıyan modaevinin defilelerinin bir podyumda değil de bir sahnede yer aldığını düşünmek şaşırtıcı değil.

Tasarımcının 2014 ilkbahar/yaz koleksiyonunu sunduğu son şov, bu anlamda yine kendi hayat tarzının hareket ve müzikle senkronize edilmiş yeni bir versiyonu. Dans etmeyi ahlaki bir zorunluluk olarak gören Owens, bir ölümsüzlük fantezisi olarak tanımladığı spor salonu estetiğini tasarımlarıyla bir araya getiriyor. Bu noktada tasarımcının "Spor yapmak modern couture’ün ta kendisi. Hiçbir giysi insanı zinde bir vücuda sahip olmak kadar iyi hissettiremez ve iyi gösteremez. Daha az giysi alın ve daha çok spor salonuna gidin." sözlerini hatırlatmak yerinde olur, zira ana fikir tamamen bunun üzerine kurulu. 

Şovun dansçı mankenleri de bu fantezinin bir uzantısı. Sokakta görsek şaşırmayacağımız bu kaslı ve kıvrımlı hatlara sahip kadınların sunduğu giysiler kadar tavırları da dikkat çekiyor. Azimli, ciddi ve disiplin sahibi kadınlar. Senkronize perküsyon eşliğinde step dansı yaparak kalplerin şevkle atmasını sağlıyorlar. Atletik yönüyle öne çıkan koleksiyon, yalnızca gotik eğilimleri olanlar için değil, samuray yelekler, mat ve parlak kumaşlarla tasarlanmış monokrom trikolar ile onları giyen dansçılar kadar amansız moda tutkunlarını da çağırıyor. 

THE PICKS-