Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA

Events Selection

ALL TAGS:

212 Photography Istanbul

Cum 01 Eki - Pzt 11 Eki
4. senesinde Anadolu ve Avrupa yakasındaki yeni mekanları ve farklı disiplinleri kapsayan içeriğiyle zengin bir sanat deneyimi sunan fotoğraf etkinliği olan 212 Photography Istanbul, 1-11 Ekim tarihleri arasında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın katkılarıyla gerçekleşiyor. Şehrin farklı noktalarında keşif rotası sunan festival, Yapı Kredi Bomontiada, Akaretler Sıraevleri A 37 - 39, Zülfaris Karaköy, Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı, Yeldeğirmeni Sanat, Müze Gazhane ve Kalyon Kültür dahil olmak üzere yedi mekanda ücretsiz ziyaret edilebilecek. 212 Photography Istanbul, bu sene sergi programına paralel olarak ziyaretçilerine atölye çalışmaları, söyleşiler, sanatçı buluşmaları, film gösterimleri, performans/dans gösterileri, pop-up konserler, portfolyo değerlendirmeleri ve fotoğraf yarışması dahil olmak üzere bugüne kadarki en kapsamlı etkinlik programını sunmaya hazırlanıyor. 212 Photography Istanbul’un 4. edisyonuna katılacak fotoğrafçılar arasında Levon Biss, Tim Flach, Christian Tagliavini, Scarlett Hooft Graafland, Helena Blomqvist, Jonas Bendiksen, Esra Özdoğan, Hasan Deniz, JeeYoung Lee, Diana Artus, Rosa Muñoz, LIA, Thomas Albdorf ve Modi gibi pek çok uluslararası isim bulunuyor. Festival, yeni medya alanında dünyanın farklı coğrafyalarından yetenekli sanatçıların eserlerine yer veren video içerik platformu Nowness iş birliğiyle de özel bir video seçkisi sunacak. Platformun küratöryel uzmanlığı doğrultusunda hazırlanan sanat, tasarım, moda, müzik ve daha pek çok alanda ilham kaynağı olan videolar, 212 Photography Istanbul kapsamında İstanbullu sanatseverlerle buluşacak.
@ 212 Photography Istanbul

Artist Rooms: Louise B...

Cmt 24 Tem - Paz 16 Oca
Tate Modern, modern ve çağdaş sanatın en önemli figürlerinden Louise Bourgeois’a saygı duruşunda bulunan bir sergi gerçekleştiriyor. 20. yüzyıl Amerikan heykel sanatının öncülerinden Louise Bourgeois, çalışmalarında her zaman farklı bir dil ve malzemeler kullansa da yaratımlarını besleyen itici gücün kişisel tarihi olduğunu söylüyor. Kadınlık olgusunu sanatının belkemiği yapan, ilginç yaşam öyküsünü sanatını oluştururken ana kaynak olarak kullanan sanatçı, otuz beş yıla yakın bir süre içinden geçtiği psikanaliz seanslarının verilerini yapıtlarında işliyor. Seksen yıla yakın sanat hayatında sayısız eser üreten sanatçı, çalışmalarının ilhamını çocukluk duyguları, bellek, kimlik, beden, aidiyet, mekan, anımsama, unutuş, tekinsizlik gibi konular üzerinden besliyor. Olgunluk döneminde New York’taki stüdyosunda her ay genç sanatçılarla gerçekleştirdiği sohbetlerde benzer konuları hayatı boyunca farklı şekillerde irdelemesiyle birçok sanatçıya ilham kaynağı olan Bourgeois, New York Modern Sanatlar Müzesi’nde retrospektif sergi açan ilk kadın sanatçı. “Erken dönem işlerim düşmekten korkmakla ilgiliydi. Sonraki işlerim düşme sanatıyla ilgili oldu. Kendini incitmeden düşmek yani. Şimdi yaptığım ise hiç düşmeyip asılı kalma sanatıdır” diyen Louise Bourgeois’a övgü niteliğinde olan bu sergi, sanatçının Spider I 1995, Femme 2007 ve Cell XIV (Portrait) 2000 gibi eserleriyle birlikte, seksen yıllık kariyerinde ortaya çıkmamış çalışmaları da bir araya getiriyor. Sanatçının ürettiği baskı eserlere, büyük ölçekli heykellere ve enstalasyonlara odaklanan sergi, Bourgeois’nın sanatına dair bir kapı aralıyor.
@ Tate Modern

Paula Rego

Çar 07 Tem - Paz 24 Eki
Portekizli ressam ve desinatör Paula Rego 1950 yılından beri Birleşik Krallık'ta ve uluslararası alanda figüratif sanatın yeniden tanımlanmasında kilit bir rol oynadı. Olağanüstü hayal gücüne sahip sanatçı, kadınların temsil edilme biçiminde devrim yaratan çalışmalarıyla sanat dünyasına önemli katkılar sağladı. Bireyselliğin tüketim ve denetim biçimlerini ele alan çağdaş sanatçının resimleri genellikle genellikle çocuk, ergen kız ya da genç kadın figürlerinin travmatik görünümlerinden oluşuyor. Aile içi şiddet, kadının ötekileştirilmesi, cinsel istismar, Walt Disney filmlerinin çocukların dünyasında yarattığı korkuların yansımalarını konu alan sanatçı, yapıtlarında alışılmış ve kabul görmüş olanın yanı sıra kutsal olarak nitelendirilen aile kavramının güvenilirliğine de farklı bir ‘perspektif’ sunuyor. Tate Modern’de görülebilecek bu sergi, sanatçının olağanüstü yaşam hikayesini anlatmakla birlikte, Paula Rego’nun çizgi romanlardan tarih resimlerine kadar pek çok çalışmasını içeriyor. Sergi kapsamında yer alan eserler sanatçının; kolajlarını, tablolarını, büyük ölçekli pastellerini, mürekkep ve karakalem çizimlerini ve gravürlerini mercek altına alıyor. Rego'nun hem kişisel hem de toplumsal mücadeleyi ilk kez keşfettiği 1950'lerden erken dönem çalışmalarına, ünlü ‘Dog Women & Abortion’ serisinden tek figürlerden oluşan büyük pastellerine pek çok çalışmayı içeren kapsamlı sergi, sanatçıyı keşfetmeye davet ediyor.
@ Tate Modern

“Eileen Agar: Angel of...

Sal 25 May - Paz 29 Ağu
Hem gerçeküstü resim çalışmaları hem de fotoğrafçı kimliğiyle tanınan Eileen Agar, Arjantin doğumlu İngiliz bir sanatçı. Yeni bir sistemin yaratılması için kaosu tekrar yaratmak gerektiğini düşünen Agar, kendi döneminde yaptığı alışılmışın dışına çıkan işleriyle bunu kanıtlıyor. Gerçeküstücülük ekolünün başta gelen isimlerinden Andre Breton ve Paul Eluard ile yakın arkadaş olan Agar, erken dönem işlerinde sürrealizm akımını alaylı bir şekilde ele alan işleriyle formlara yeni boyut kazandırdı. Otomatik teknikleri yeni malzemeler kullanarak harmanlayan sanatçı, kolaj çalışmalarını fotoğraflayarak üretimini gerçekleştirdi. İngiliz sanatçı Eileen Agar'ın 1936 yılında yaptığı 'Angel of Anarchy' adlı yapıtı Tate’in koleksiyonunda yer alan önemli heykellerden. Londra’da yer alan Whitechapel Gallery’de açılan retrospektif, sanatçının 1920’lerden 1990’lara kadar süren çığır açıcı kariyerini ele alıyor. Sergide The Slade’deki öğretilerinden etkilenen ilk çalışmalardan Kübizm denemelerine kadar, 150’den fazla eser yer alıyor. Yazar Andrew Lambirth'ün: “Bu, sürrealist bilinçaltının spontane bir dışavurumu değil; oldukça bilinçli ve yapılandırılmış bir süreç. Bu Agar metodu.” sözleri sürrealizmin kilit ismi olan Eileen Agar’ı özetler nitelikte.
@ Tate Modern

“Don McCullin”

Paz 09 May - Sal 21 Eyl
21 Eylül 2021 tarihine kadar görülebilecek Don McCullin sergisi Tate Modern’de! Savaş fotoğrafları, kıtlık ve göç görüntüleri ile tanınan İngiliz foto muhabiri Don McCullin’in sergisi, 1960 ve 1970 yıllarındaki Liverpool ve diğer kuzey şehirlerindeki yaşam ve endüstriyel sahneleri betimleyen görüntülere yer veriyor. Kuzey Londra’da yoksulluk içinde büyüyen McCullin’in bakış açısını önemli ölçüde şekillendiren hayatı, fotoğrafını çektiği insanların yaşamları ile kendi çocukluğu arasında benzerlikler görmesine neden oldu. Ayrıca bu sergide yer alan her fotoğraf McCullin tarafından basılmış. Evindeki karanlık odasında çalışan ve fotoğraflarını basan fotoğrafçı; tanık olduğu vahşetleri, görüntüleri dürüst yorumuyla ortaya koyuyor. Ziyaretçiler sergide Liverpool'un 200'den fazla fotoğrafını göreceği gibi fotoğrafçının memleketi olan Somerset'in de manzaraları içinde zamanda yolculuk yapacaklar. Kendini tanımlama şekline çok dikkat eden İngiliz fotoğrafçı Don McCullin bakış açısını; “Ben sanatçı değilim. Tüm hayatım boyunca bu kelimeye karşı mücadele ediyorum. Amerikalı fotoğrafçıların hepsi sanatçı olarak adlandırılmak istiyor. Ben bir fotoğrafçıyım ve bunun yanında duruyorum.” diyerek özetliyor.
@ Tate Modern

“Makine Hatıraları: Uzay”

Cum 19 Mar - Paz 25 Nis
Los Angeles’ta bulunan Refik Anadol Studio’nun İstanbul'da bugüne kadar gerçekleşen en kapsamlı kişisel sergisi “Makine Hatıraları: Uzay”, astronomik araştırmaların insanlık tarihindeki yerini gözler önüne seren ve uzayla ilgili büyük veri kümelerine ışık tutan yeni bir kavramsal çerçeve sunuyor. Sergi, görünmez uzay verilerini, kamusal sanat sayesinde dışa vurulabilen duygularla birleştirip şiirsel metaforlar oluşturuyor. “Makine Hatıraları: Uzay”, sanatçının Pilevneli bünyesinde düzenlenen üçüncü sergisi olacak. Sergi, “Hatıralar” ve “Düşler” başlıklı, birbiriyle ilişkili iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm olan “Hatıralar”, Refik Anadol’un yapay zeka yardımıyla uzayla ilgili henüz yorumlanmamış, ham görsel verileri topladığı ve onları pigmentlere dönüştürdüğü bir dizi dinamik veri tablosu sunuyor. Eser, çeşitli gök cisimlerinin olası şekillerinin spekülasyonunu yapan bir algoritmayı eğitmek üzere ISS, Hubble, MRO Uzay Teleskopları ve diğer uydular tarafından kaydedilen ve şimdiye kadar bir sanat eserinde kullanılan en büyük uzay temalı veri kümesi olan iki milyondan fazla görüntüden yararlanıyor. Astronomide bugüne kadar kullanılan en gelişmiş teleskopların ‘hatıraları’ olarak da ele alınabilecek görsellerden oluşan bölümde, seyircinin ham verilerle etkileşime girmesine olanak tanıyan bir enstalasyon, eserleri ortaya çıkaran araçların işlevselliğini gözler önüne seriyor. Böylelikle evreni tahayyül etme hissimiz, yalnızca soyut imgelerle değil, aynı zamanda ulu bir bütünlüğün parçalanmış fakat somut delilleri aracılığıyla destekleniyor. İkinci bölüm ise, “Düşler”, üç boyutlu veri heykelleri ve 15 dakikalık, mekanla bütünleşik bir yapay zeka sineması enstalasyonundan oluşuyor. En son 3D baskı teknikleriyle oluşturulan veri heykelleri Hubble, ISS ve Mars teleskoplarının görsel hatıralarından esinlenen sentetik manzaraları temsil ediyor ve hem dünyanın hem de diğer gök cisimlerinin topolojilerinden oluşan veri noktaları arasındaki çoklu ağ akışını alternatif bir perspektiften sergiliyor. Kolektif bir bilinç dışına ulaşmak için verilerle hikaye anlatmak, Refik Anadol’un ilk sergisinden bu yana işlerinin temelini oluşturuyor. “Düşler” bölümünün sinematik kısmı olan “Makine Hatıraları v.2” başlıklı eserde bu tema, izleyiciyi 15 dakika boyunca bir makinenin zihnine adım atmaya davet eden sürükleyici bir yapay zeka hikayesi şeklinde inceleniyor.
@ Pilevneli Gallery

“Love Over Entropy”

Per 11 Mar - Per 29 Nis
Fotoğraf, enstalasyon, video, plastik sanatlar, heykel ve neon işleri dahil olmak üzere farklı tekniklerde üretilmiş, disiplinlerarası bir seçkinin yer aldığı “Love Over Entropy” Anna Laudel İstanbul’da görülecek sergilerden. Güzelliğin ve dayatılan tüketim kültürünün standart olduğu ekosistemde, aklın mercek altına alındığı karma sergi, adını “Love Over Entropy” isimli elektronik müzik parçadan alarak, bir sistemdeki rastgelelik ve düzensizlik olarak tanımlanan ‘entropi’ kelimesine vurgu yapıyor. Aynı zamanda ‘evrende var olan her şey bir gün yok olmaya mahkumdur’ önermesinden yola çıkarak; içinde bulunduğumuz dinamiklerin, geçmişten gelen kavram ve değerleri hızla değişime uğratması ya da terk etmesi ile oluşan yeni toplum tasarımları ve beraberindeki ilişkilere odaklanıyor. Günümüzde, hayatımıza farklı yollardan giren ve yeni düzenimizi oluşturan faktörler ile olan ilişkimiz, bizleri gün geçtikçe “akıllı hayat” sahibi bireyler haline getiriyor. Akıllı iletişim araçları, evler ve hatta şehirlerin beraberinde, ilişkilerimizin iklimi de değişiyor ve aklı merkeze aldığımız, ona hayranlık duyduğumuz bir modeli ortaya çıkarıyor. 21. yüzyılın öne çıkan kavramlarından olan “sapyoseksüellik” tam bu noktada serginin merkezine yerleşiyor. “Akıl” unsurunun potansiyeli ve yarattığı hazza gönderme yapan “Love Over Entropy”, kişinin bir diğerinin zekasına, entelektüel oluşuna ve aklına çekim duyması anlamına gelen sapyoseksüellik kavramına dikkat çekiyor. Yeni toplum tasarımlarının aklı ne denli etkileyici hale getirebileceğini yansıtan ve bu konuda karşımıza çıkan bir takım sorulara cevap niteliği taşıyan seçkide yer alan sanatçılar, farklı teknik ve malzeme dilinin yarattığı etkileyicilik ile hem akla hem duygulara karşı koyarken, izleyicileri aklı ne derece çekici bulduklarını sorgulamaya davet ediyor. Küratörlüğünü Ayça Okay’ın ve koordinatörlüğünü Lal Batman’ın üstlendiği sergide farklı teknik ve materyallerle üretim yapan Ahmet Sel, Aybala Yalçın, Bahadır Çolak, Büşra Çeğil, Dinçer İşgel, Zeren Göktan, Halil Vurucuoğlu, Fırat İtmeç, Elçin Acun, Fırat Engin, Hande Şekerciler, Kadriye İnal, Lal Batman, Mert Özgen, Furkan Temir, Nejat Satı, Sinan Logie, Serra Duran Paralı ve Volkan Kızıltunç dahil olmak üzere 19 sanatçının yakın dönem eserlerinin yanı sıra sergiye özel ürettikleri yeni eserleri de yer alıyor.
@ Anna Laudel

Zevk Meselesi

Sal 23 Şub - Paz 06 Haz
Zevk Meselesi, ortaya çıktığı 19. yüzyıldan bu yana anlamı değişikliğe uğrayan kitsch kavramının günümüz görsel kültürüyle kurduğu yakın ilişkiye ve beğeninin şekillenmesindeki kritik rolüne odaklanan bir grup sergisi. Günümüzde beğeni hala bir sınıfa işaret ediyor olabilir fakat bu işareti besleyen, güçlendiren mekanizmaların yapısı artık farklılaşıyor. 13 sanatçı ve kolektifin işlerini bir araya getiren Zevk Meselesi, sınıfsal bir gösterge olarak beğeni kavramını ele alıyor, estetik anlayışın Doğu ve Batı’ya atfedilen değerlerine bakıyor, yüksek sanata karşın kitle kültürünün yükselişine odaklanıyor ve nesne kültüründen dijital kültüre geçiş sürecinde şekillenen görsel dilin sanatla kurduğu ilişki üzerine, serginin sanatçılarıyla diyalog içinde kitsch kavramının bugünkü zengin kullanımlarını araştırmayı hedefliyor. Hem nesneler hem de 90’ların başından itibaren internette egemen olan görsel dil üzerinden, toplum yapısındaki sınıfsal ayrışmayı güçlendiren beğeni kavramını sorguluyor.
@ Pera Müzesi

“Ütopik Bürokratik”

Cum 05 Şub - Çar 24 Mar
Disiplinlerarası üretimi ile ortaya koyduğu resim, heykel, kaligrafi, video ve yerleştirmeleri ile, güncel Türkiye sanatının muhalif imzalarından biri olarak 20 yılı aşkın süredir üretimde bulunan sanatçı Memed Erdener’in yeni kişisel sergisi ‘Ütopik Bürokratik’ 5 Şubat - 24 Mart 2021 tarihleri arasında Zilberman Istanbul galeride görebilecek sergilerden. Her biri kavramsal ve estetik olarak birbirine temas içinde olan sosyal, dilbilgisel ve hayali kimi ‘yapı’lara yönelik yeni ‘okuma - yazma’ biçim ve önermelerini, izlenime ve etkileşime sunan sergi, gelecekte yer alan bir ülkenin kurum tabelalarını izleyiciye sunuyor. Erdener, sergisi dolayısıyla Zilberman ile sınırlı sayıda üretilmiş özel bir ‘Ütopik Bürokratik’ afişi de meraklılarıyla paylaşıyor. Sanatçı afişte tamamı yer alacak bu yapıtların vadettiği anlam ve eylem kaynaklarını çoğaltabilmek adına, izleyicilerin, gelecekteki oluşumuna katkı verebilecekleri özel bir ‘Ütopik Bürokratik’ mesaj panosunu da, galeri mekanında katılım ve etkileşime açıyor. Ütopik Bürokratik, Memed’in daha önceki ‘Cumhuriyet-i Türkiye’ (2010), 1915 - Türkiye’de Yaşayan Ermenilere Adanmıştır (2012), ‘Kölelik Müzesi’ (2015), ‘Dünyanın Toplam Borcu Olan 233 Trilyon $ Kutsal Bir Sayıdır’ (2016), ya da ‘İtaatsizlik Kaligrafileri’ (2015) gibi yapıtlarıyla da plastik üslûp ve metinsel eleştiri açısından omuz omuza tutunuyor. Memed Erdener, 'Ütopik Bürokratik' sergi projesinin yola çıkışını, şöyle dile getiriyor: "Cekti, caktı. Olacaktı ama olmadı. Geçmiş bize neler vaat edecekti, fakat gelecekte neler olacaktı? Bunları nasıl bilecektim? Elbet bir gün aklımı kurcalayan soru bu olacaktı. O halde geçmişte araştırma yapmak için, Leibniz Dedektiflik şirketi adına işe koyulacaktım. Araştırma süresince karşıma çıkacak üzeri örümcek ağı bağlamış her “şey” bir inci olacaktı. Fakat onu ummadığım bir yerde, Türkçe'nin zaman kipleri odasında bulacaktım: Gelecek zamanın hikayesi. Gelecek zamanın hikayesi sayesinde, henüz yaşanmamış, fakat yaşanmayı bekleyen hatıralar üzerinde uzun ve zahmetli tetkikler yapacaktım. Böylece Ricœur’ün bahsettiği geçmişin henüz tamamlanmamış potansiyelini öğrenecektim. Bu deneyimlenmemiş bilgi ile yaşanması dayatılan hayatı olduğu gibi değiştirecektim. Hesaplamalarım doğruysa her yerden hür irade fışkıracaktı. Ve nihayet, kötülük için çalışmayan ütopik bir bürokrasinin kurumları kurulacaktı. Ah ne güzel olacaktı. Cekti, caktı."
@ Zilberman Gallery

¨Saflık Dizlerinin Üst...

Per 14 Oca - Cmt 20 Şub
Pilevneli, kendi jenerasyonunun en etkili ve çok yönlü sanatçıları arasında sayılan Belçikalı görsel sanatçı, tiyatro sanatçısı ve yazar Jan Fabre’nin kişisel sergisine ilk kez ev sahipliği yapıyor. “Saflık Dizlerinin Üstünde” başlıklı sergide Jan Fabre’nin en önemli serilerinden “Belçika Kongosu’na Saygı”dan eserleri yer alacak. Jan Fabre, 20 yılı aşkın kariyerinde alışılmışın dışında pek çok materyal kullanarak ortaya koyduğu eserlerinin yanı sıra yaratıcı performanslarıyla da ilgi çekiyor. Mücevher böceği kınkanatlarından oluşan mozaikleri ve heykelleriyle Fabre kalıplaşmış sembolleri sorguluyor. Eserlerin arka planında bulunan hikaye örüntüsü ise, sığ yorumların aksine son derece derin bir eleştiri içeriyor.
@ Pilevneli Gallery

“Lidersiz”

Çar 06 Oca - Pzt 01 Şub
Isaac Chong Wai’nin “Lidersiz” adlı kişisel sergisi Tarabya Kültür Akademisi ve Zilberman’ın desteğiyle Bilsart’ta sergilenecek. Kişisel sergide performans, video, baskı işleri, neon ışıklar ve yerleştirmeler gibi bir dizi yeni eser ve “Sahneler” adlı bir dizi konuşma sunulacak. Serginin ilk bölümünde Evrim Altuğ, Ceren Ergenç ve Gündüz Vassaf’ın katkılarıyla bir gazete yayını gerçekleştirilecek. Geleceğin Provası: ¨Lidersiz” adlı canlı performans, Meltem Gürlevik, Su Güzey, İsmet Köroğlu, Can Özmen ve Verda Zincirkıran’ın katkılarıyla 6, 11, 13 ve 19 Ocak 2021’de Bilsart'ta sahnelenecek. Farklı disiplinlinlerden konuşmacıların yer alacağı ikinci bölüm “Sahneler” ise; 19, 20, 26 ve 27 Ocak 2021 tarihlerinde Evrim Altuğ, Pia Entenmann, Ceren Ergenç, Almanya’nın Istanbul Başkonsolosu Johannes Regenbrecht, Gündüz Vassaf gibi konuşmacıların katılımlarıyla canlı veya dijital olarak gerçekleştirilecek. Berlin’de yaşayan Hong Konglu sanatçı Isaac Chong Wai, çalışmalarında kişisel ve küresel olaylardan yola çıkarak kolektivizm ve bireycilik, jeopolitika, göç, tarihsel travma, kimlik politikaları ve kamusal alan temalarını işliyor. “Lidersiz,” iktidar temsilini bir birey üzerinden alarak dağıtmaya çalışan ve totalitarizmin şiddetine direnen sanatsal bir siyasi kampanya. Chong’un son performansı “Geleceğin Provası: Lidersiz” politikacıların iktidarı elde etmek için yaptıkları jest ve duruşları derleyen çalışma, totaliter bir liderin olmadığı bir geleceğin üzerinde duruyor. Bilsart’ın kısıtlı seyirci kapasitesi nedeniyle, canlı performansa katılım için zilberman@zilbermangallery.com adresiyle iletişime geçilmesi gerekiyor.
@ Bilsart

“Şakir Eczacıbaşı: Seç...

Cum 25 Ara - Çar 31 Mar
İstanbul Modern, “Şakir Eczacıbaşı: Seçilmiş Anlar” sergisinde, 1960’lı yıllarda fotoğrafla ilgilenmeye başlayan Şakir Eczacıbaşı’nın (1929-2010) çalışmalarından bir seçkiye ev sahipliği yapıyor. Sergi, aralarında İstanbul Modern Fotoğraf Koleksiyonu’ndan da pek çok çalışmanın yer aldığı 300’ü aşkın fotoğrafa yer veriyor. “Seçilmiş Anlar”, Eczacıbaşı’nın fotoğrafçılık kariyerine başladığı 1960'lı yıllarda çektiği, “renklerin uyarıcı ve duygusal etkisinin” peşine düşen izlenimci fotoğraflarının yanı sıra 1980’lerden itibaren fotoğraf medyumunun biçimselliğini sorgulayan ve gündelik hayatın devinimini, belirsizliklerini ve değişimlerini yansıtan üretimlerini izleyicilerle buluşturuyor. Sergi, sanatçının, kuşağında sıklıkla hissettiğimiz “evrensel bir iletişim arama” arzusunu gözler önüne seriyor. İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı fotoğraf sanatıyla 1960'larda ilgilenmeye başlayan Şakir Eczacıbaşı’nın yapıtlarıyla yurt içi ve yurt dışında büyük ilgi çekerek çağdaş fotoğraf sanatçıları arasında yerini aldığını vurgulayarak sergi ile ilgili olarak: “Aramızdan ayrılışının 10. Yıl dönümünde kültür ve sanat dünyasına sayısız katkı sağlayan Şakir Eczacıbaşı’nı onun objektifine yansıyan anlarla anmak istiyoruz. Çok yönlü kişiliğinin yanı sıra Türkiye fotoğraf tarihindeki yerini fotoğrafın biçimselliğini sorgulayarak; çalışmalarında gündelik hayatın devinimini, belirsizliklerini ve değişimlerini yansıtarak bulan Şakir Eczacıbaşı’nın seçtiği anları, İstanbul Modern’deki sergisiyle izleyiciye sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz."
@ İSTANBUL MODERN

“Sunum Odası – I”

Sal 22 Ara - Cum 19 Şub
Pilevneli Galeri, “Sunum Odası – I”e ev sahipliği yapıyor. Dolapdere’deki galerinin birinci, ikinci ve üçüncü katında yer alan “Sunum Odası– I”, 2021’e ertelenen Contemporary Istanbul fuarı için planlanan eserlerden yola çıkarak hazırlandı. Yalnızca randevu alınarak gezilebilecek sergide sanat meraklıları ve koleksiyonerler, farklı kuşaklardan sanatçıların çeşitli tekniklerle yapılmış eserlerini görebilecek. Sergi kapsamında; Erdoğan Zümrütoğlu, Ali Elmacı, Tarık Töre’nin son dönem çalışmaları ve Bora Akıncıtürk, Refik Anadol, Hans Op de Beeck, Guy Bourdin, Daniel Firman, Johan Creten, Jan Fabre, Arik Levy, Şener Özmen, Tobias Rehberger ve Tayfun Serttaş’ın eserlerinden seçkiler yer alıyor. Aynı zamanda Pilevneli’nin yeni temsil etmeye başladığı Defne Tesal’ın çalışmalarıyla birlikte Esra Gülmen, Tim Kent, Yıldız Moran ve Alp Öz’ün eserleri de ilk kez gösteriliyor.
@ Pilevneli Gallery

“Salad Cake”

Per 10 Ara - Çar 10 Şub
Sanatsal pratiğinde metin ve görseli harmanlayan İrem Günaydın, “Salad Cake” isimli kişisel sergisiyle The Pill’de sanatseverlerle buluşuyor. Salad Cake, sanatçı tarafından yazılan bir mektup etrafında sanat tarihin ana iki disiplini resim ve heykel mecralarına ondalık bir tutumla yaklaşıyor. Sergide, resim ve heykel iki buçuk boyutlu bir kurguda birbirlerine epey yaklaşıyor. Film, barölyef heykel, kabartma baskılı kumaşlar, ipek baskı ve stencil teknikleri ile oluşturulmuş resimsel yapıtlar neyin sanat eserinin yanında, dışında, ona eklenen ve ondan ayrılabilen olabileceğiyle ilgili kararları tartışmaya açıyor. Sergide bir video yerleştirmesi de mevcut. İrem’in sanat tarihini dıştan içe katlaması, merkezin dengesini bozmak için kenar boşluklarını kullanması, yüksek sanatın elitizminin yüzeylerini gündelik ve popüler püskürtülerle çizmesiyle daha açık hale geliyor. Üç kanonik figür, Poussin, Cézanne ve Magritte, Matrix’te kırmızı ya da mavi hap arasında bir seçimle yüzleşen karakterler olarak karşımıza çıkıyor. İrem’in karakterlerinin buna yanıtı ise bir seçimden ziyade, kırmızı hap ile mavi hapı birlikte almak, ikisini birbirine karıştırmak, gerçeğin çölü ile sanal dünyanın birbirine bağımlılıklarını ortaya koymak oluyor. İrem’in hayali diyaloglarında, sanat tarihi kanonunun ana akımlarını, mizah dolu bir tavırla, önde gelen sanat tarihi figürleri ve temalarını anekdotsal bilgilerle iç içe dokuma ve bunlarla 20. yüzyıl popüler kültüründen görsel referansları yan yana koyma hali var.
@ The Pill

“Dünya Diye Bir Yer”

Cmt 05 Ara - Çar 31 Mar
Selma Gürbüz’ün İstanbul Modern’de gerçekleşen “Dünya Diye Bir Yer” adlı sergisi, 31 Mart 2021 tarihine kadar görülebilecek sergilerden. Sanatçının 35 yıllık üretimine tematik duraklar çerçevesinde bakan sergi, sanatçının daha önce hiç görülmemiş eserlerini izleyiciyle buluşturuyor. Zamandan ve mekandan bağımsız; masallar, mitler, söylencelerle örülü, incelikle işlenmiş yapıtlar, sanatçının zengin hayal gücüyle birleşerek, benzersiz bir sanatsal dil doğuruyor. Kolektif hafızamızdaki ölüm, yaşam, korku ve iç yolculuklarımızı paylaşan eserler, onlarla başa çıkmamız gerektiğine dair birtakım sinyaller de veriyor. Sergi, sanatçının ilk kez gerçekleştirdiği dijital çalışmaları da dahil olmak üzere resim, yerleştirme, desen, video ve heykel gibi farklı ifade araçlarıyla ortaya çıkan yüzden fazla yapıta da yer veriyor. Sanat pratiğinde hem doğu hem de batı kültürüne ait ögeleri bir arada kullanan sanatçı, iki kültüre ait teknikleri ve renkleri yanyana getirerek kapsamlı bir bakış açısı sunuyor. Selma Gürbüz: “‘Dünya Diye Bir Yer’ üç yıl aradan sonra açılan ilk kişisel sergim. Gerek son dönem çalışmalarımın ilk kez toplu bir hâlde görülebilecek olması gerekse de sanat hayatımın farklı dönemlerinden örnekleri bir araya getirmesiyle benim için çok özel bir sergi. İstanbul Modern’in ev sahipliğinde düzenlenmesi ise ayrıca çok anlamlı. Tam olarak bir retrospektif olmasa da gerek eser sayısının çokluğu gerekse farklı dönemlerimden çalışmaları bir araya getiriyor olmasıyla retrospektife en yakın sergim denebilir. Benim için her sergi bir hesaplaşmadır, çok heyecanlanırım. Yaptıklarımı izleyiciyle paylaşmak, dünyamı korkusuzca önlerine sermek tarif edilemez duygular verir bana... Her sergi aynı zamanda yeni bir düşüncedir, yeni bir duygudur benim içim. O nedenle kendimi şanslı hissederim, çünkü kafamın içi hep doludur. Sonu gelmeyen bir doluluk... Hiçbir sergimin son nokta olmadığını bilirim bu yüzden. Her seferinde yeni bir arayışla, yeni bir yutkunmayla, yeni bir söz söyleme ihtiyacı hissederim.” Sergi, Selma Gürbüz’ün yıllar içinde gittikçe rafine hale gelen sanat üretiminden süzülerek vücut bulan görsel bir ansiklopedi. Yapıtlar, yaşadığımız dünyanın gerçekliğinden uzak gibi görünse de aslında bize hayatı, zamanın geçişini ve insanların bu döngüdeki hallerini anlatıyor. İzleyici, bu şaşırtıcı hikâyeleri taşıyan görsel ansiklopedinin tasvirleri arasında tekinsiz olduğu kadar da keyifli bir kayboluş hissi yaşıyor.
@ İSTANBUL MODERN

Voices in British Art

Pzt 23 Kas - Paz 20 Ara
Londra Corinthia'daki Kerridge's Bar & Grill, mekanın bir bölümünü sanatçıların işlerini sergilemeleri için ayırıyor. Chris Ofili, Harland Miller ve Marc Quinn, West Contemporary galeri duvarında çalışmalarını sergileyen sanatçılar arasında yer alıyor. Mekanın ziyaretçileri Kerridge's Bar & Grill'deki West Contemporary galeri duvarındaki sergiyi inceleyip, beğendikleri eseri satın alabiliyor.
@ Kerridge's Bar & Grill

Cennetten de Garip

Per 15 Eki - Cmt 21 Kas
İsmini Jim Jarmush’un 1984 yapımı “Stranger Than Paradise” filminden alan “Cennetten de Garip” başlıklı sergi, kusursuz ve dolayısıyla imkansız bir mekan arayışını, yer değiştirme, olası yeni mekanda hafızayı ve bedeni dönüştürme, yeniden kurgulama ve ikna olma süreçlerini ele alıyor. Eserlerinde farklı toplumsal deneyim ve kurgulardan sıyrılarak kendine mekan, zaman ve hafıza oluşturabilen kadınsal varoluşa odaklanan Seda Hepsev; “Cennetten de Garip” sergisinde kadın bedenlerinin kendi mekanlarını yaratma gücünden besleniyor. Sergide yer alan desenler ve resimlerde kişisel ve kolektif hikayelerden yola çıkarak kurgulanmış hayali mekanlar ve bedenler bulunuyor. Sanatçının 7. Kişisel sergisi olacak “Cennetten de Garip” 15 Ekim – 21 Kasım tarihleri arasında izleyiciyle buluşuyor.
@ x-ist

Grace Before Jones: Ca...

Cmt 26 Eyl - Paz 03 Oca
Nottingham Contemporary, Grace Jones üzerine olacak sergisini “fan-fiction, çalışma ve biyografi arasında bir geçiş” olarak tanımlıyor. Grace Before Jones: Camera, Disco, Studio yalnızca Jones’un ikonik kariyerine değil, aynı zamanda çalışmalarının diğer sanatçıları ve kültürel liderleri, meydan okuyan çalışmalarıyla nasıl etkilediği anlatılacak. Jean-Michel Basquiat ve Peter Hujar'dan Kayode Ojo ve Paul Mpagi Sepuya'ya kadar hem tarihi hem de çağdaş sanatçıların çalışmalarının yer alacağı sergi, 26 Eylül – 3 Ocak tarihleri arasında ziyarete açık olacak.
@ Nottingham Contemporary

Becoming Alluvium

Cmt 26 Eyl - Paz 06 Ara
Chisenhale Galerisi’nin yeni sergisi Becoming Alluvium, Vietnamlı sanatçı Thao Nguyen Phan’ın Birleşik Krallık’taki ilk kişisel sergisi olma özelliği taşıyor. Serginin başlık niteliğindeki video çalışması, Mekong Nehri'nin gelgitleri etrafında merkezlenmiş yıkım, reenkarnasyon ve yenilenme hikayelerini anlatırken, nehri ve sakinlerini de araştıran bir dizi resim ile birlikte sergileniyor. Phan’ın çalışmalarında, Tibet, Çin, Burma, Tayland, Laos, Kamboçya ve Vietnam’dan geçen bir nehrin karmaşık tarihini ve coğrafyasını keşfederken gerçeklik ve folklor iç içe geçiyor.
@ Chisenhale Gallery, London

Akeem Smith: No Gyal C...

Per 24 Eyl - Paz 13 Ara
Başlangıçta Nisan ayında açılması planlanan Akeem Smith'in No Gyal Can Test sergisi, pandemi nedeniyle ertelemesinin ardından bu ay açılıyor. Sergi, sanatçı, kreatif direktör ve stilistin ilk kişisel sergisini temsil ediyor ve Jamaika, Kingston'daki çocukluk mahallesindeki yıkım parçalarından eserleri içeriyor. Red Bull Arts'a göre, "Smith, ziyaretçilerin bu arşivle geçmiş bir şeyin kataloğu olarak değil, kutlamalara dayanan bir topluluğun daha büyük, hala yaşayan bir keşfinin parçası olarak karşılaşmalarını istiyor". Smith’in büyüdüğü New York ve Jamaika’da ki arşiv görüntüleri ve fotoğraflarıyla oluşturulan video enstalasyonların yer aldığı sergi, 24 Eylül – 13 Aralık tarihleri arasında New York Red Bull Arts’ta ziyaret edilebilecek.
@ New York Red Bull Arts

212 Photography Istanbul

Cum 01 Eki - Pzt 11 Eki
4. senesinde Anadolu ve Avrupa yakasındaki yeni mekanları ve farklı disiplinleri kapsayan içeriğiyle zengin bir sanat deneyimi sunan fotoğraf etkinliği olan 212 Photography Istanbul, 1-11 Ekim tarihleri arasında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın katkılarıyla gerçekleşiyor. Şehrin farklı noktaları...
@ 212 Photography Istanbul

Artist Rooms: Louise Bourgeois In Focus

Cmt 24 Tem - Paz 16 Oca
Tate Modern, modern ve çağdaş sanatın en önemli figürlerinden Louise Bourgeois’a saygı duruşunda bulunan bir sergi gerçekleştiriyor. 20. yüzyıl Amerikan heykel sanatının öncülerinden Louise Bourgeois, çalışmalarında her zaman farklı bir dil ve malzemeler kullansa da yaratımlarını besleyen itici gücün kişisel tarihi olduğunu söylüyor. Kadınlık olgus...
@ Tate Modern

Paula Rego

Çar 07 Tem - Paz 24 Eki
Portekizli ressam ve desinatör Paula Rego 1950 yılından beri Birleşik Krallık'ta ve uluslararası alanda figüratif sanatın yeniden tanımlanmasında kilit bir rol oynadı. Olağanüstü hayal gücüne sahip sanatçı, kadınların temsil edilme biçiminde devrim yaratan çalışmalarıyla sanat dünyasına önemli katkılar sağladı. Bireyselliğin tüketim ve denetim ...
@ Tate Modern

“Eileen Agar: Angel of Anarchy”

Sal 25 May - Paz 29 Ağu
Hem gerçeküstü resim çalışmaları hem de fotoğrafçı kimliğiyle tanınan Eileen Agar, Arjantin doğumlu İngiliz bir sanatçı. Yeni bir sistemin yaratılması için kaosu tekrar yaratmak gerektiğini düşünen Agar, kendi döneminde yaptığı alışılmışın dışına çıkan işleriyle bunu kanıtlıyor. Gerçeküstücülük ekolünün başta gelen isimlerinden Andre Breton ve Paul...
@ Tate Modern

“Don McCullin”

Paz 09 May - Sal 21 Eyl
21 Eylül 2021 tarihine kadar görülebilecek Don McCullin sergisi Tate Modern’de! Savaş fotoğrafları, kıtlık ve göç görüntüleri ile tanınan İngiliz foto muhabiri Don McCullin’in sergisi, 1960 ve 1970 yıllarındaki Liverpool ve diğer kuzey şehirlerindeki yaşam ve endüstriyel sahneleri betimleyen görüntülere yer veriyor. Kuzey Londra’da yoksulluk içinde...
@ Tate Modern

“Makine Hatıraları: Uzay”

Cum 19 Mar - Paz 25 Nis
Los Angeles’ta bulunan Refik Anadol Studio’nun İstanbul'da bugüne kadar gerçekleşen en kapsamlı kişisel sergisi “Makine Hatıraları: Uzay”, astronomik araştırmaların insanlık tarihindeki yerini gözler önüne seren ve uzayla ilgili büyük veri kümelerine ışık tutan yeni bir kavramsal çerçeve sunuyor. Sergi, görünmez uzay verilerini, kamusal sanat sayes...
@ Pilevneli Gallery

“Love Over Entropy”

Per 11 Mar - Per 29 Nis
Fotoğraf, enstalasyon, video, plastik sanatlar, heykel ve neon işleri dahil olmak üzere farklı tekniklerde üretilmiş, disiplinlerarası bir seçkinin yer aldığı “Love Over Entropy” Anna Laudel İstanbul’da görülecek sergilerden. Güzelliğin ve dayatılan tüketim kültürünün standart olduğu ekosistemde, aklın mercek altına alındığı karma sergi, adını “L...
@ Anna Laudel

Zevk Meselesi

Sal 23 Şub - Paz 06 Haz
Zevk Meselesi, ortaya çıktığı 19. yüzyıldan bu yana anlamı değişikliğe uğrayan kitsch kavramının günümüz görsel kültürüyle kurduğu yakın ilişkiye ve beğeninin şekillenmesindeki kritik rolüne odaklanan bir grup sergisi. Günümüzde beğeni hala bir sınıfa işaret ediyor olabilir fakat bu işareti besleyen, güçlendiren mekanizmaların yapısı artık farkl...
@ Pera Müzesi

“Ütopik Bürokratik”

Cum 05 Şub - Çar 24 Mar
Disiplinlerarası üretimi ile ortaya koyduğu resim, heykel, kaligrafi, video ve yerleştirmeleri ile, güncel Türkiye sanatının muhalif imzalarından biri olarak 20 yılı aşkın süredir üretimde bulunan sanatçı Memed Erdener’in yeni kişisel sergisi ‘Ütopik Bürokratik’ 5 Şubat - 24 Mart 2021 tarihleri arasında Zilberman Istanbul galeride görebilecek serg...
@ Zilberman Gallery

¨Saflık Dizlerinin Üstünde¨

Per 14 Oca - Cmt 20 Şub
Pilevneli, kendi jenerasyonunun en etkili ve çok yönlü sanatçıları arasında sayılan Belçikalı görsel sanatçı, tiyatro sanatçısı ve yazar Jan Fabre’nin kişisel sergisine ilk kez ev sahipliği yapıyor. “Saflık Dizlerinin Üstünde” başlıklı sergide Jan Fabre’nin en önemli serilerinden “Belçika Kongosu’na Saygı”dan eserleri yer alacak. Jan Fabre, 20 yılı...
@ Pilevneli Gallery

“Lidersiz”

Çar 06 Oca - Pzt 01 Şub
Isaac Chong Wai’nin “Lidersiz” adlı kişisel sergisi Tarabya Kültür Akademisi ve Zilberman’ın desteğiyle Bilsart’ta sergilenecek. Kişisel sergide performans, video, baskı işleri, neon ışıklar ve yerleştirmeler gibi bir dizi yeni eser ve “Sahneler” adlı bir dizi konuşma sunulacak. Serginin ilk bölümünde Evrim Altuğ, Ceren Ergenç ve Gündüz Vassaf’ın k...
@ Bilsart

“Şakir Eczacıbaşı: Seçilmiş Anlar”

Cum 25 Ara - Çar 31 Mar
İstanbul Modern, “Şakir Eczacıbaşı: Seçilmiş Anlar” sergisinde, 1960’lı yıllarda fotoğrafla ilgilenmeye başlayan Şakir Eczacıbaşı’nın (1929-2010) çalışmalarından bir seçkiye ev sahipliği yapıyor. Sergi, aralarında İstanbul Modern Fotoğraf Koleksiyonu’ndan da pek çok çalışmanın yer aldığı 300’ü aşkın fotoğrafa yer veriyor. “Seçilmiş Anlar”, Eczac...
@ İSTANBUL MODERN

“Sunum Odası – I”

Sal 22 Ara - Cum 19 Şub
Pilevneli Galeri, “Sunum Odası – I”e ev sahipliği yapıyor. Dolapdere’deki galerinin birinci, ikinci ve üçüncü katında yer alan “Sunum Odası– I”, 2021’e ertelenen Contemporary Istanbul fuarı için planlanan eserlerden yola çıkarak hazırlandı. Yalnızca randevu alınarak gezilebilecek sergide sanat meraklıları ve koleksiyonerler, farklı kuşaklardan sana...
@ Pilevneli Gallery

“Salad Cake”

Per 10 Ara - Çar 10 Şub
Sanatsal pratiğinde metin ve görseli harmanlayan İrem Günaydın, “Salad Cake” isimli kişisel sergisiyle The Pill’de sanatseverlerle buluşuyor. Salad Cake, sanatçı tarafından yazılan bir mektup etrafında sanat tarihin ana iki disiplini resim ve heykel mecralarına ondalık bir tutumla yaklaşıyor. Sergide, resim ve heykel iki buçuk boyutlu bir kurguda ...
@ The Pill

“Dünya Diye Bir Yer”

Cmt 05 Ara - Çar 31 Mar
Selma Gürbüz’ün İstanbul Modern’de gerçekleşen “Dünya Diye Bir Yer” adlı sergisi, 31 Mart 2021 tarihine kadar görülebilecek sergilerden. Sanatçının 35 yıllık üretimine tematik duraklar çerçevesinde bakan sergi, sanatçının daha önce hiç görülmemiş eserlerini izleyiciyle buluşturuyor. Zamandan ve mekandan bağımsız; masallar, mitler, söylencelerle ...
@ İSTANBUL MODERN

Voices in British Art

Pzt 23 Kas - Paz 20 Ara
Londra Corinthia'daki Kerridge's Bar & Grill, mekanın bir bölümünü sanatçıların işlerini sergilemeleri için ayırıyor. Chris Ofili, Harland Miller ve Marc Quinn, West Contemporary galeri duvarında çalışmalarını sergileyen sanatçılar arasında yer alıyor. Mekanın ziyaretçileri Kerridge's Bar & Grill'deki West Contemporary galeri duvarındaki sergiyi in...
@ Kerridge's Bar & Grill

Cennetten de Garip

Per 15 Eki - Cmt 21 Kas
İsmini Jim Jarmush’un 1984 yapımı “Stranger Than Paradise” filminden alan “Cennetten de Garip” başlıklı sergi, kusursuz ve dolayısıyla imkansız bir mekan arayışını, yer değiştirme, olası yeni mekanda hafızayı ve bedeni dönüştürme, yeniden kurgulama ve ikna olma süreçlerini ele alıyor. Eserlerinde farklı toplumsal deneyim ve kurgulardan sıyrılarak k...
@ x-ist

Grace Before Jones: Camera, Disco, Studio

Cmt 26 Eyl - Paz 03 Oca
Nottingham Contemporary, Grace Jones üzerine olacak sergisini “fan-fiction, çalışma ve biyografi arasında bir geçiş” olarak tanımlıyor. Grace Before Jones: Camera, Disco, Studio yalnızca Jones’un ikonik kariyerine değil, aynı zamanda çalışmalarının diğer sanatçıları ve kültürel liderleri, meydan okuyan çalışmalarıyla nasıl etkilediği anlatılacak. J...
@ Nottingham Contemporary

Becoming Alluvium

Cmt 26 Eyl - Paz 06 Ara
Chisenhale Galerisi’nin yeni sergisi Becoming Alluvium, Vietnamlı sanatçı Thao Nguyen Phan’ın Birleşik Krallık’taki ilk kişisel sergisi olma özelliği taşıyor. Serginin başlık niteliğindeki video çalışması, Mekong Nehri'nin gelgitleri etrafında merkezlenmiş yıkım, reenkarnasyon ve yenilenme hikayelerini anlatırken, nehri ve sakinlerini de araştıran ...
@ Chisenhale Gallery, London

Akeem Smith: No Gyal Can Test

Per 24 Eyl - Paz 13 Ara
Başlangıçta Nisan ayında açılması planlanan Akeem Smith'in No Gyal Can Test sergisi, pandemi nedeniyle ertelemesinin ardından bu ay açılıyor. Sergi, sanatçı, kreatif direktör ve stilistin ilk kişisel sergisini temsil ediyor ve Jamaika, Kingston'daki çocukluk mahallesindeki yıkım parçalarından eserleri içeriyor. Red Bull Arts'a göre, "Smith, ziyaret...
@ New York Red Bull Arts