Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Aralık 16, 2019 | Bitmeden Görmek Gerek
ART DESIGN

Bitmeden Görmek Gerek

Yeni yılın heyecanını biraz öteleyip bitmek üzere olan sergilere göz atalım!

Doug Aitken, Return to the Real

20 Aralık’a kadar

Victoria Miro Gallery, Londra

Ekran başında geçirdiğimiz zamanın fiziksel dünyadan bizi uzaklaştıran tarafını keşfetmek isteyen bir sergi var karşımızda. Sanatın bugüne dek kabul gördüğü anlamını yıkmaya gönüllü sanatçı Doug Aitken, Victoria Miro Gallery’de. Ses, ışık, form ve hareketin nazikçe harmanlandığı sergi teknolojinin yönettiği bir devirde hızla değişen çevremizi ve ilişkilerimizi keşfe çıkıyor. Zamanı bir fotoğraf karesinde dondurmuş gibi görünen heykel-vari formlarıyla farklı katlara yayılan sergi çarpıcı bir argümanı farklı sahnelerle buluşturuyor. Teras katında yer alan, rüzgarla birlikte etrafa notalar yayan ve sessizliğe gömülen, harmoninin yeniden ve yeniden oluşabildiğini gösteren serbest heykel mutlaka görülmeli.

Music Migrations

5 Ocak 2020’ye kadar

Cité nationale de l'histoire de l'immigration, Paris

Bugün dinlediğimiz birçok müzik türünün neredeyse 40 yıl önce sosyal ve politik değişimin yarattığı kızışmadan doğduğunu biliyor muydunuz? 20. yüzyılın sonlarına doğru göçmen toplumların şekillendirdiği kültürler düşünüldüğünde Paris ve Londra akla ilk gelen şehirler oluyor. Kentsel dönüşüm, politik gelişmeler ve sosyal dönüşümlerle şekillenen bir dönemde şehirler, eşi benzeri görülmemiş bir harman yaratıyor ve sokaklar onlarca farklı ritimle tanışıyor. Çoklu kültürün başkenti sayılabilecek bu şehirler, başarılı müzik akımlarının yanı sıra zengin stillerin de liderliğini üstleniyor. “Music Migrations” isimli sergi Paris ve Londra şehirleri üzerinden müziğin kronolojik keşfine çıkıyor. Müzikle birlikte var olabilmiş mutlulukları, umutları ve arzuları odağına alan sergi rock, reggae, punk, ska, raï, afrobeat ve rap gibi popüler müzik formlarını, müziğe paralel ilerleyen şehirlerin tarihlerini, gençlik kültürünü ve bireyin deneyimini keşfe çıkıyor.

Again and Against

5 Ocak 2020’ye kadar

Hamburger Kunsthalle, Hamburg

Tekrarı ve çelişkiyi sadece eserlerde değil sergi isminde de barındırmak isteyen bir etkinlik Hamburg’a konuk oluyor. Karşılaştırma yapmaya iten eserleri “Again and Against” isimli sergide bir araya getiren Hamburger Kunsthalle beklenmedik, şaşırtıcı ve yeni diyalogların peşinde. İlk başta birbirinden çok ayrı görünen iki eseri eşleyerek sunan sergi, üst üste onlarca kez “keşfetmenize” olanak sağlıyor. Üretimlerinde bambaşka pratikleri benimseyen, farklı karakterlere sahip onlarca sanatçı, eserleri önceden düşünülmemiş yönlerden ele almanızı sağlıyor; mümkün olmadığını düşündüğünüz ilişkileri açığa çıkarıyor. Aralarında sanatçı Tony Cragg, David Hockney, Gerhard Richter ve Cy Twombly’nin de bulunduğu sergi, modern sanatın önemli noktalarını alışılmamış bir üslupla ele almamıza olanak veriyor.  

Albrecht Dürer

6 Ocak 2020’ye kadar

Albertina Museum, Viyana

Alman Rönesansı’nın büyük ustası olarak adını tarihe yazdıran sanatçı Albrecht Dürer önemli eserleriyle Albertina Museum’da. Doğanın eşsiz büyüsünü dahil ettiği resimlerin, samimi otobiyografilerin sahibi olarak sanatında daima entellektüelite barındıran sanatçı Dürer aynı zamanda dönemin en etkili ressamlarından ve oyma baskı ustalarından biri olarak hatırlanıyor.  Genç yaşlarında resim ve gravürleriyle Avrupa’nın gönlüne taht kuran Dürer bugünlerde sanatseverlerle buluşan 200’den fazla eseriyle Viyana’yı heyecana boğuyor. “Hare”, “Praying Hands” ve “Large Piece of Turf” gibi dünyaca ünlü eserlerininde dahil olduğu sergi sanatçının ilk üretimlerinden son üretimlerine uzanan kapsamlı ve kişisel bir yaklaşım içeriyor. 

Simone Bossi, (in) Land

25 Ocak 2020’ye kadar

Divario, Roma 

Tüm bakışları üzerinde toplayan genç bir mimarlık fotoğrafçısından bahsedeceğiz... Richard Serra, Piero Lissoni, Herzog & de Meuron, KAAN Architecten gibi önemli isimlerin projelerini, özgün diliyle arşivleyen sanatçı Simone Bossi ilk kişisel sergisi “(in) Land” ile Divario’da. Bu sefer yapı içerisinde farklı bir şeye odaklanan sanatçı doğal ve yapay tüm mimari oluşumları kişisel bakış açısıyla birlikte bir “mağara” üzerinden kurguluyor. Antik zamanlardan bugüne farklı pek çok sembolik anlam taşımış mağara yapısını detaylarıyla inceleyen Bossi geometri, ışık, renk ve belirsizlik temaları üzerinden yeni bir bakış açısını odağına alıyor. Sergilenen eserler yeni bir alanı tanıtmaktansa, tamamlanmamışlığın yarattığı değer ve anlam duygusuna yoğunlaşmayı seçiyor.

BY Derin Övgü Öğün