Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Kasım 04, 2019 | Etkinlikler Bitmeden
ART DESIGN

Etkinlikler Bitmeden

Sonbahara veda ettiğimiz bu ayda kaçırılmaması gereken etkinliklere son bir kez göz atalım.

Noise İstanbul Festivali

Borusan Müzik Evi

8 Kasım

Türkiye’de ilk defa düzenlenecek uluslarası Noise İstanbul Festivali Borusan Müzik Evi’nde. Noise müzik kökeni itibariyle İtalyan fütürist sanatçı Luigi Russolo’nun 1913’te yaptığı öncü çalışmalara dayanıyor. İlk dönem elektronik müzisyenlerden günümüz ses sanatçılarına uzanan bir yelpazede tanımlanan kategori yapısı gereği elektronik, endüstriyel, deneysel, avangard, doğaçlama müziklerle performans, yerleştirme, video ve ses sanatlarıyla harmanlıyor. Müziğin İstanbul ayağı ise 1999 yılında Batur Sönmez tarafından atıldı. O günden bu yana araştırmalarını fazlasıyla geliştiren sanatçı 2001 yılında çalışmalarını “Noiseistanbul” çatısı altında birleştirdi ve Türkiye’nin noise müzikteki temsilcisi oldu. Hiroshi Hasegawa, Dominic Guerin, Francisco Meirino, ODRZ ve Batur Sönmez‘in benzersiz bir deneyimi tarihi bir ilkle buluşturacağı cuma günü kaçmamalı.

Maria Lind: Sanata niye aracılık edilsin?

9 Kasım

Arter

Arter’in Dolapdere’deki yeni binasına geçmesiyle birlikte hayata geçirdiği “Arter Öğrenme Programı” tüm heyecanıyla sürüyor. Sanat, eğitim ve aracılığın kesişiminde çalışan kişileri, deneyimlerini ve yöntemleri paylaşan program kapsamında sanat eleştirmeni Maria Lind galerinin konuğu oluyor. “Sanata niye aracılık edilsin?” başlıklı sunumu dahilinde çağdaş sanatında aracılığın işlevine dair deneyimlerini anlatacak. Stockholm Tensta konsthall’un direktörlüğü ve 11. Gwangju Bienali’nin sanat direktörlüğünü üstlenen küratör, yazar ve eğitimci Maria Lind karşılaşmalardan ve gözlemlerinden edindiklerini meraklılarıyla paylaşacak.

Hakikatten Uzaklaştıkça

Kundura Sinema

9 Kasım’a kadar

İstanbul’un en güzel manzaralarından birine hakim konumuyla Beykoz Kundura, sanata katkıda bulunmaya devam ediyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği 16. İstanbul Bienali Paralel Etkinlikleri kapsamında, Beykoz Kundura bu defa Kundura Sinema’da düzenlenecek film programıyla karşımızda. Bienalin “Yedinci Kıta” temasına göndermelerde bulunacak olan “Hakikatten Uzaklaştıkça” isimli 
film gösterimleri programında
iki ay boyunca her cumartesi bir uzun metraj film ve dört kısa filme yer verilecek. Gösterilecek işler, sanatçıların kişisel perspektiflerinden tüketimi, insan kaynaklı yok oluşları, tabiatın başından geçen onca felaketi mit ve fanteziler yardımıyla ele alacak. İzlemek istediğiniz filmler için kayıt yaptırmanız gerektiğini unutmayın.

Ansızın Bir Yabancı Belirir

Pera Müzesi

10 Kasım’a kadar

Pera Film’in 16. İstanbul Bienali temasını sürdürdüğü “Ansızın Bir Yabancı Belirir” isimli programı, içerisinde yaşadığımız dünyaya nasıl yabancılaştığımızı ve bu yabancılaşmaya ne denli katkıda bulunduğumuzu sorgulamamıza olanak sağlıyor. Gidişatı kestirmenin güçleştiği bir dünyada insanoğlunun ivmeyi hızlandıran etkilerini keşfe çıkan 17 film eylül ayından bu yana düşünmeye, anlamaya ve harekete geçirmeye devam ediyor. Sinemaseverlerin ilgiyle yaklaştığı seçkiden üç film bu hafta boyunca gösterimde olacak. Online tanışma siteleri dolandırıcılığı etrafında hikayesini kurgularken, Gana'daki faillerin bakış açısından tüm bir endüstriyi ortaya koyan belgesel “Sakawa”, münzevi bir hayatın sükunetini yerle bir eden değişimin ortaya çıkaracağı yepyeni bir dünyanın keşfini anlatan “Yuva” ve Kanada'nın Kuzey Quebec bölgesindeki yerli Inuit halkının hayatını anlatan, sinema tarihinin ilk uzun metrajlı antropolojik belgeseli sayılan “Kuzeyli Nanook” sırasıyla 3, 6 ve 10 Kasım’da Pera Müzesi’nde.  

İki Arşiv, Bir Seçki: Ara Güler’in İzinde İstanbul

İstanbul Modern

17 Kasım’a kadar

Söz konusu İstanbul, bu şehrin hüznünü ve kaosunu yakalayabilmek olduğunda akla mutlaka Ara Güler’in fotoğrafları gelir. Bazılarımızın gençliğinde, bazılarımızın bugününde ama bir şekilde bu şehre yolu düşenlerin tümünün gözlerinin gördüğü, akıllarında iz bırakan o kareler, aslında toplumu kolektif bir hafızada buluşturan bir araç halini alır. Geçtiğimiz sene ağustos ayında açılan Ara Güler Müzesi ve İstanbul Modern ortaklığında hazırlanan sergi, iki enstitünün koleksiyon ve arşivlerini bir araya getiriyor. Arşivde yer alan, Ara Güler’in 1928 yılından 2018 yılına kadar çektiği bu fotoğraflar, toplumun ortak hafızasını ne denli şekillendirdiğini ve geçen süre içinde şehrin uğradığı değişimi gözler önüne seriyor. Küratörlüğünü Demet Yıldız’ın üstlendiği “İki Arşiv, Bir Seçki: Ara Güler’in İzinde İstanbul” isimli sergide, Ara Güler tarafından imzalanmış fotoğrafların yanı sıra karanlık oda baskıları, çeşitli objeler ve efemeralar bulmak mümkün. Fotoğraf makinesiyle tarih yazabilmiş değerli fotoğrafçının 70 yıllık arşivi ile, gün be gün bizimle değişip bizimle büyüyen İstanbul’a sanatçının gözünden bir kez daha bakıyoruz.