Search

ART & DESIGN FASHION TRAVEL CITY GUIDE INTERVIEWS AGENDA
Ekim 03, 2019 | Filmekimi Başlıyor
ART DESIGN

Filmekimi Başlıyor

Her sene dünya festivallerinden özel bir seçkiyle karşımıza çıkan Filmekimi, bu sene de 10 güne yayılan kapsamlı programıyla sinemaseverleri şaşırtmıyor. Pedro Almodovar’ın “Dolor y Gloria”sı, Xavier Dolan’ın “Matthias et Maxime”i, Todd Phillips’in Joaquin Phoenix'in performansı sebebiyle özellikle merak edilen “Joker”i ve “Call Me by Your Name” uyarlaması ile yükselişe geçen Luca Guadagnino’nun kısası “The Staggering Girl” festivalin en çok beklenilen filmleri arasında. Film Festivali, 4-13 Ekim tarihleri arasında Rexx, Atlas 1, City's Salon 7, Beyoğlu ve Kadıköy Sineması'nda.

Filmekimi, bu saydığımız filmlerle ön plana çıksa da, aynı zamanda dünya sinemasından yeni yeni yükselen sesleri keşfetmek, sinemanın olanaklarını ve teknolojiyle değişip evrilen yeni dilinin izini sürmek için kaçırılmaz bir fırsat sunuyor. İşte bilmediğimiz coğrafyaların, kültürlerin ve dillerin hikayesini anlatan, alternatif olarak adlandırmakta sakınca görmediğimiz, Filmekimi’nde kaçırmamanız gerek 5 film:

Monos

Brezilyalı yönetmen Alejandro Landes’in ikinci uzun metrajı “Monos”, adını bilmediğimiz bir Güney Amerika ülkesinde, yabani bir ormanın ortasında yaşayan silahlı bir grup gencin alışılmadık hikayesini takip ediyor. Bir rehine ve bir süt ineğinin yanı başında silah talimi yapan, olgunlaşma sürecinde ormanla adeta bütünleşmiş bedenlerini birlikte keşfeden bu küçük topluluğun düzeni bir baskınla alt üst oluyor. 2019 Sundance Film Festivali’nden Dünya Sineması Dramatik klasmanında jüri özel ödülü ile dönen film, sadece incelediği insan ilişkilerinin karmaşık yapısıyla değil, el değmemiş doğanın özgün açılardan yansıtıldığı sinematografisi ile de dikkate değer bir izleme deneyimi sunuyor.

Parasite (Gisaengchung)

2006’da çektiği “The Host” ile uluslararası sinema izleyicisinin kadrajına giren Güney  Koreli yönetmen Bong Joon-Ho, 2019 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi kazanan “Parasite”da sınıfsal farklılardan yola çıkıyor. Kendine has mizahi üslubuyla birleştirdiği, dozu gitgide artan bir gerilim yaratma konusunda ünlü olan Joon- Ho, “Parasite”da da benzer bir yol izliyor. Her şeyin bir kandırmaca olarak başladığı, sosyal spektrumun iki ucunda bulunan iki ailenin beklenmedik bir araya gelişi bizi sürprizlerle dolu ve oldukça dinamik bir izleme deneyimine sürüklüyor.

The Painted Bird

Jerzy Kosinski’nin ünlü romanı “Boyalı Kuş”un Vaclav Marhoul tarafından yapılmış film uyarlaması olan “The Painted Bird”, İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında, Doğu Avrupa’nın bilmediğimiz bir köşesinde savrulup duran yetim bir Yahudi çocuğu anlatıyor. 35 mm sinemaskop olarak siyah- beyaz çekilen film, tekniğiyle 2018 Filmekimi’nin parlayan yıldızlarından “Cold War”ı andıran, ve filmleri sinemada izleme deneyiminin çekiciliğini bizlere bir kez daha anımsatan bir çalışma. Üç saate yakın süresi ve insanoğlunun birbirine uygulayabileceği zulmün sınırlarını yansıtan, Kosinski’nin gerçek savaş deneyiminden de izler taşıyan filmin kolay bir seyirlik sunmadığını hatırlatalım.

The Farewell

Amerikalı yönetmen Lulu Wang’ın ikinci uzun metraj filmi olan “The Farewell”, yönetmenin kendi hayat hikayesinden izler taşıyan, aile olmak ve iki farklı kültürün etkisinde yetişmekle ilgili bir film. Amerika’da doğup yetişmiş Billi, Çin’deki babaannesinin hasta olduğunu ve yakında ölebileceğini öğrenince bir aile düğününü bahane edip son kez babaannesini görmeye Çin’e gider. Ancak babaannesinin hastalığından haberi yoktur. Batı’nın bireyselliğini Doğu kültürünün aile olmak, acıyı ve mutluluğu paylaşmak düsturları ile karşı karşıya getirip Billi’yi içinden çıkması zor bir ikileme sürükleyen ancak bunu çok sıcak ve neşeli bir tonda yansıtan filmin, 2019 Sundance Londra’dan izleyici ödülüyle ayrıldığını da hatırlatalım.

And Then We Danced

Gürcü kökenli İsveçli yönetmen Levan Akin’ın ilhamını 2013 yılında Tiflis’teki onur yürüyüşüne yapılan saldırıdan aldığı “And Then We Danced”, çocukluğundan beri Gürcü devlet halk dansları ekibinde eğitim gören başarılı dansçı Merab’ın ekibe yeni katılan ve onun kadar yetenekli olan Irakli ile karşı karşıya gelişini ve cinselliğini sorgulamaya başlamasını konu ediyor. Eşcinselliğin muhafazakar kesimlerce hala tabu olarak görüldüğü Gürcistan’da karışık tepkiler alan film, Cannes’da Kuir Palmiye adayıydı. Odessa Film Festivali’nden yönetmeni de şaşırtan üç önemli ödülle dönen film, büyümek ve cinsel kimliğini keşfetmekle ilgili öngördüğü sorgulamalar ve temposu hiç düşmeyen dans koreografilerini bir araya getiren senaryosuyla Filmekimi’nin en ilginç işlerinden.

Ayrıca meraklısına öneriler:

·      Dardenne Brothers’ın yeni filmi “Young Ahmed”

·      Shahrbanoo Sadat’tan, Sovyet kontrolü altındaki Kabil’de geçen ve iki çocuğun sinema sevgisi üzerine kurgulanmış “The Orphanage”

·      Kristina Grozeva ve Petar Valchanov ikilisinden baba- oğul ilişkisine alışılmışın çok dışında bir hikaye yoluyla yaklaşan “The Father”

BY Zeynep Camuşçu